2. Ceza Dairesi 2019/3989 E. , 2019/14832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'
**2. Ceza Dairesi 2019/3989 E. , 2019/14832 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; a-İddianamede hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçları kapsamında uygulanması gereken kanun maddesi olarak sadece 5237 sayılı TCK’nın 116/1. ve 142/1-b maddeleri gösterildiği halde, aynı Kanun’un 143. ve 116/4 maddesinin uygulanması ihtimaline binaen suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması, b-5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinde yazılı olan “Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar” göz önünde bulundurularak lehe kanun talebi olan suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirime ilişkin TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden “ suça sürüklenen çocuk yararına, tayin edilen cezayı hafifletecek herhangi bir neden bulunmadığından takdiren hakkında TCK nun 62 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” şeklindeki gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması, c- Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar varsa da, atılı suçun 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinde belirtilen “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” nesnel koşulunun bulunmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen şekilde “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdiri gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğun hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olduğu görülmekle, CMK 231/8 maddesi uyarınca 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebepten kısmen istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.