11. Hukuk Dairesi 2013/4547 E. , 2013/20993 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2012 tarih ve 2010/534-2012/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2013/4547 E. , 2013/20993 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2012 tarih ve 2010/534-2012/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı taraf arasında imzalanan Sözleşmelere istinaden. 0795-0002135 sayılı hesabına ilişkin olarak müvekkiline POS cihazının teslim edildiğini, müvekkilinin 20.04.2009 tarihinde Melih Aylan isimli müşteriye satış yaptığını ve toplam 10.450 TL tık ödemenin kredi kartı ile yapıldığını, müvekkilinin kredi kartı ile işlem yaparken, sözleşmede belirtildiği üzere gerekli kimlik kontrolünü gerçekleştirdiğini, müvekkilinin kart numaralarının da birbiri ile aynı olduğunu kontrol ettikten sonra işlemi yaptığını, kart hamilinin imzasını aldığını ve yapılan işlemlerin davalı banka tarafından onaylandığını, nitekim müvekkilinin söz konusu işleme ait aynı tarih C997519 seri numaralı faturayı ve 000166 numaralı tahsilat makbuzunu düzenlediğini, ayrıca söz konusu POS cihazından gün sonunu aldığını, toplam 10.450 TL'lık satış bedelinden, komisyon bedeli mahsup edildikten sonra 10.279,34 TL'sinin müvekkilinin hesabına alacak olarak kaydedildiğini, müvekkiline Akbank T.A.Ş. Kart Operasyonları Grubunun 01.05.2009 düzenleme tarihli Nisan 2009 Akpos Üye İşyeri Hesap Bildirim Cetvelinde hesap mutabakatı olarak söz konusu meblağın belirtilmiş olmasına karşın, müvekkilinin hesabındaki bu alacağını kullanmak istediğinde davalı tarafça hesabında bu miktara ilişkin bloke olduğunu, kullanılan kredi kartlarının sahte olması nedeniyle zarara uğradığını, söz konusu alacağının da bu zarara karşılık mahsup edildiğinin belirtildiğini, halen de söz konusu meblağın üzerinde bloke olduğunu ve davalı bankaca ödeme yapılmadığını iddia ederek davanın kabulü ile, davalı tarafça bloke konulan 10.279,34 TL'lik alışveriş bedelinin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, söz konusu işyerinde dava konusu olan işlemin yapıldığı kredi kartının, kart sahibi İş Bankası tarafından BKM'ye 21.04.2009 tarihinde göndermiş olduğu iletide bu kart ile yapılan sahte işlemlerin bildirildiğini, bu bildirimde yer alan işlemlerden birinin de davacı şirketin üye işyeri numarasının olduğunun görüldüğünü, davacı işyerinde 19.04.2009 ve 20.04.2009 tarihlerinde bazı işlemlerin denendiğini, bu işlemlerde ilgili kredi kartlarının çipli olmasına karşın, çipi okutmadan yapılmaya çalışılması ve ard arda yapılan işlemlerden bir tanesi için sahte bilgisinin alınmış olduğunu, diğer birinin de son kullanma tarihi geçmiş kart ile denendiğini, bu işlemlerin yüksek tutarlı olduğunun dikkat çektiğini, ayrıca aynı gün ve aynı saatlerde iki adet yurtdışı bankaya ait kredi kartı ile de yüksek tutarlı denemelerin yapılmasının üye işyeri üzerindeki şüpheyi artırdığını, bu sebeple üye işyeri ile çalışılmaya devam edilmesi durumunda doğabilecek müvekkil banka zararının önlenmesi amacıyla sözleşmenin feshedildiğini, davacının 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nım 17. maddesine uygun davranmadığını, olayda davacı üye işyerinin kanunda açıkça belirtilen imza incelemesini yapmadığı gibi, tüm kredi kartlarında kullanılan şifre ile de işlem yapmadığını, bu sebeple doğan zarardan üye işyeri olan davacının sorumlu olduğunu, mezkur olayda müvekkili banka tarafından konulan bloke işleminin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,karta ilişkin üye iş yeri hesabından iade yapılmadığı, teknik donanımlara sahip ve güven kuruluşu olan bankaların bu işlemlere uygun olmayan işlemin gerçekleştirilmek istenmesi halinde engel olabilecek onay vermemesi gereken sistemleri ile engel olabileceği, banka tarafından bu durumun gerçekleştirilmediği, müterafik kusurunun açıklanan nedenlerle değerlendirilmesine gerek görülmediği, ceza dosyasının daimi aramada olması nedeniyle sonucunun davaya yarar sağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelenmesinde davalı işyeri ve davalı bankanın müterafik kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ancak mahkeme kararında özen kurumu olan bankanın kusurlu olması sebebiyle müterafik kusur değerlendirmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; mahkemece teknik bir iş olarak görülüp bir inceleme yaptırıldıktan sonra bilirkişi raporuna yönelik itirazlar değerlendirilip, ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, somut olayın meydana gelişi ve davalı bankanın savunmaları gözetildiğinde cipli ve şifreli kredi kartıyla sliple işlem yapılmasında kimlik ve imza kontrolü yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulü yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.