11. Hukuk Dairesi 2011/14954 E. , 2012/469 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.12.2010 tarih ve 2008/551-2010/1086 sayılı kararı bozan Daire’nin 19/07/2011 gün ve 2011/5071-2011/9043 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya …
**11. Hukuk Dairesi 2011/14954 E. , 2012/469 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.12.2010 tarih ve 2008/551-2010/1086 sayılı kararı bozan Daire’nin 19/07/2011 gün ve 2011/5071-2011/9043 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili, tarafların dava dışı limitet şirketin ortakları olduklarını, davalının kurucu ortak ve müdür sıfatının bulunduğunu, şirkete ait parayı zimmetine geçirdiğinin sabit olduğunu, özellikle davacı eski ortak ... ile davalı arasında yapılan 05.10.2006 tarihli hisse devir sözleşmesinde açıklandığı şekilde şirkete ait vadeli ve vadesiz YTL, döviz, repo, portföy hesapları ile tahsil ve takasa verilmiş çekler toplamını adına çevirerek ve çekleri de tahsil ederek şirket hesabına yatırması gerekirken kendi hesabına aktardığının belirlendiğini ileri sürerek, şimdilik 25.000.00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iddiaların yerinde olmadığını, devir sözleşmesinde davacıların murisi ortağın yer almadığını, dava haklarının bulunmadığını, müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddialar, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların, davalı ile ortak banka hesaplarından şirkete geçen paralardan babalarının hissesine pay verilmediği iddiasının kanıtlanmadığı, davacı ...’ın da yapılan işlemlere başından beri katıldığı, davalı ile birlikte yetkili müdür sıfatının olduğu, şirketten ayrılırken cari hesabına geçen parayı şirketten aldığı ve iade etmediği, dava dışı şirketin 2004-2005 dönemlerine ait hesaplarının vergi incelemesine tabi tutulduğu ve şirketin 429.300.00 TL kardan mahrum kaldığının tespit edildiği, şirketin üç ortağı tarafından vergi cezası ve faizinin ödendiği, tutanağı müdür sıfatı olan davacı ... ile davalının imzaladığı, tarafların murisi ortağın da sağlığında cari hesabından bu ödemeye katıldığı ve bu şekildeki işlemi kabullendiği, üç ortağın birlikte hareket ettikten sonra ortaklardan birinin ölümü ile varislerinin ölen ortak adına tazminat talebinde bulunamayacağı, iddianın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/5071 E, 9043 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur. Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. .../... -2- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 43,90 KDH 38,20 KDPH 05,70 KDBH 203,00 Ceza 23/12/2012-S/E