İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün tevdi mahalli tayini talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Tevdi Mahalli tayini talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilmiş, geniş yetkili bir aracı kurum olduğu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/438 KARAR NO:2026/469 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/01/2026 NUMARASI:2025/4242 Esas - 2026/41 Karar DAVA:Tevdi Mahalli Tayini İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün tevdi mahalli tayini talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Tevdi Mahalli tayini talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilmiş, geniş yetkili bir aracı kurum olduğunu , SPK’nın 55’inci maddesinde ve III-55.1 sayılı Portföy Yönetim Şirketleri ve Bu Şirketlerin Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Tebliği (“III-55.1 sayılı Tebliğ”) ve III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (“III-37.1 sayılı Tebliğ”)lerde saklama hizmetine ilişkin hükümler düzenlendiğini, mevzuat hükümleri gereği saklayıcı kuruluş (müvekkil şirket) ile portföy yönetim şirketi (...) arasında tarafların yetki ve sorumluluklarını içeren ve asgari unsurları Portföy Saklama Tebliği ekinde yer alan bir sözleşme imzalanması zorunludur. Bu kapsamda diğer taraf ... ve saklayıcı müvekkil şirket arasında; -22.12.2020 tarihli “Portföy Saklama Hizmetleri Sözleşmesi (Yatırım Fonları)” -22.07.2020 tarihli “Portföy Saklama Hizmetleri Sözleşmesi (Gayrimenkul Yatırım Fonları)” -14.07.2020 tarihli “Portföy Saklama Hizmetleri Sözleşmesi (Girişim Sermayesi Yatırım Fonları)”, -22.12.2020 tarihli “Portföy Saklama Hizmetleri Sözleşmesi (Yatırım Fonları)”, -07.01.2020 tarihli Girişim Sermayesi Portföy Yönetim Şirketlerinin Kurucusu ve/veya Yöneticisi Olduğu Girişim Sermayesi Yatırım Fonları Kapsamında İşlem Yapılan Bireysel Portföylerin Saklanmasına İlişkin Hizmet Sözleşmesi", -30.01.2018 tarihli "Gayrimenkul Portföy Yönetim Şirketlerinin Kurucusu ve/veya Yöneticisi Olduğu Gayrimenkul Yatırım Fonları Kapsamında İşlem Yapılan Bireysel Portföylerin Saklanmasına İlişkin Hizmet Sözleşmesi" akdedildiğini, Sözleşmeler; 22.12.2020 tarihli Portföy Saklama Hizmetleri Sözleşmesi'nin (Yatırım Fonları) ilgili 12. maddesi, 22.07.2025 tarihli Portföy Saklama Hizmetleri Sözleşmesi’nin (Gayrimenkul Yatırım Fonları) ilgili 13. maddesi, 14.07.2020 tarihli Portföy Saklama Hizmetleri Sözleşmesi’nin (Girişim Sermayesi Yatırım Fonları) ilgili 13. maddesi, 22.12.2020 tarihli “Portföy Saklama Hizmetleri Sözleşmesi (Yatırım Fonları)”nin ilgili 12. maddesi, 22.12.2020 tarihli "Bireysel Portföylerin Saklanmasına İlişkin Hizmet Sözleşmesi"nin 16. Maddesi, 07.01.2020 tarihli "Girişim Sermayesi Portföy Yönetim Şirketlerinin Kurucusu ve/veya Yöneticisi Olduğu Girişim Sermayesi Yatırım Fonları Kapsamında İşlem Yapılan Bireysel Portföylerin Saklanmasına İlişkin Hizmet Sözleşmesi"nin 16. maddesi uyarınca müvekkil şirketçe feshedildiğini, feshe ilişkin olarak Beşiktaş ... Noterliği aracılığıyla 24.04.2023 tarihli, ... yevmiye nolu ihtar ...'ye gönderilmiş ve Sözleşmelerde bahsi geçen maddeler uyarınca 3 ay veya 90 günlük sürenin sonunda Sözleşmelerin feshedilmiş olacağı, müvekkil şirketçe fesih hakkının kullanılmış olduğu bildirildiğini, bu ihtar diğer tarafa 26.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Akabinde SPK'ya da sözleşmenin feshedildiği müvekkil şirketçe bildirildiğini, sözleşmelerin ilgili 9.14. ve 13.5. maddelerinde; sözleşmenin sona ermesi halinde saklayıcı müvekkili şirket tarafından belirtilen sürede, ...'nin yeni bir saklayıcı ile anlaşamaması ve virman yapmaması halinde saklayıcının (müvekkili şirketin) tevdi mahalli tayini isteyebileceğinin yazılı olduğunu, müvekkili şirketçe fesih hakkı kullanıldığını, bu madde uyarınca artık karşı tarafın başka bir saklayıcı kurum ile sözleşme imzalaması ve ilgili hesapları taşıması gerektiğini, ancak karşı tarafın bu gerekliliği yerine getirilmediğini belirterek diğer tarafın kurucusu olduğu yatırım fonlarının saklanmasına yönelik olarak müvekkili şirkette açılmış ve ekteki dökümü sunulu 326 adet saklama hesabı için SPK tarafından yetkilendirilmiş bir yatırım kuruluşunun tevdi mahalli olarak tayin edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Somut uyuşmazlıkta davalının 3. Kişilere ait portföylerin davacı tarafça SPK mevzuatı gereği saklandığı, davacı ile 3. Kişiler arasındaki ilişkinin davalının yönlendirmesi ile gerçekleştiği belirtilmiş olmakla 3. Kişilerin haklarını etkiler şekilde tevdi mahalline karar verilmesinin mümkün olmadığı, davalının TBK 107 kapsamında temerrüdünün oluşup oluşmadığı konusunun ihtilaflı olup tespite muhtaç olduğu anlaşılmakla talep edenin tevdi mahalli isteminin reddine", karar verilmiştir.Bu karara karşı tevdi mahalli tayini talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Tevdi Mahalli tayini talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; üçünçü kişilerin haklarını etkiler şekilde tevdi mahalli tayinine karar verilemeyeceğine ilişkin gerekçe ile temerrüt konusunun ihtilaflı olduğu ve temerrüdün oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiği gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini ancak fesih sonucunda hesapların devrinin yapılmadığını, karşı tarafın bu konuda gereğini yapmadığını, ... ile aralarında tespit gerektiren farklı bir konu/ihtilaf bulunmadığını, mahkemece müvekkil şirketin mağduriyeti dikkate alınmayarak hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede tevdi mahalli isteme yolunun açıkça düzenlendiğini, sözleşmeye uygun talebin reddedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının kendisine sözleşme ile verilen hakkı kullandığını, mahkemenin dava dışı kişilerin hak ve yetkilerinden bahsederken davada talepte bulunan davacı şirketin mağduriyetini ve taşıdığı riskleri göz ardı ettiğini, mağdur edilen tarafın fesih hakkı ve tevdi mahalli tayini talep hakkı görmezden gelinen davacı şirket olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davacı şirket nezdinde bulunan ve dosyada detaylı dökümü bulunan saklama hesapları bakımından, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş bir portföy saklama kuruluşunun tevdi mahalli olarak tayinine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep, tevdi mahalli tayinine ilişkindir.TBK nun 90.maddesi uyarınca ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muaccel olur.TBK 'nın 106 maddesinde yapma veya verme borcu kendisine önerilen alacaklı ,haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden kaçınırsa, temerrüde düşmüş olacağı ve yine TBK 117.Maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun ,alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı ve alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabileceği düzenlenmiş olup, buna göre borçlunun tevdi mahalli tayinini talep edebilmesi için öncelikle alacaklının temerrüde düşmesi gerekir. TBK 111. Maddesinde;" borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrütünde olduğu gibi, tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir"TBK 187. maddesi ise "Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur. Borçlu, alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunursa, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise, taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir." hükmünü haizdir.Tevdi mahalli tayinine karar verilebilmesi için TBK'nın 107.maddesi gereğince, karşı tarafın temerrüt halinin gerçekleşmesi veya 187. maddesinde belirtildiği üzere çekişmeli bir alacağın bulunması gerekir.Somut uyuşmazlıkta davalının 3. Kişilere ait portföylerin davacı tarafça SPK mevzuatı gereği saklandığı, davacı ile 3. Kişiler arasında ve davalının belirtilmiş olmakla 3. Kişilerin haklarını etkiler şekilde tevdi mahalline karar verilmesinin mümkün olmadığı gibi karşı tarafın haklı bir sebep olmaksızın portföyleri başka bir saklama şirketine taşımaktan kaçırdığı ve TBK 107 kapsamında temerrüdünün oluşup oluşmadığı konusunun ihtilaflı olup tespite muhtaç olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi tevdi mahalli tayini isteminde bulunan talep eden vekilinin istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Tevdii mahali talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı tevdii mahali talep eden tarafından başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Tevdii mahali talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-ç. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/03/2026