T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/51 KARAR NO : 2026/277 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/10/2025 NUMARASI : 2025/925 E. - 2025/879 K. DAVANIN KONUSU: Zayi belgesi verilmesi Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi talepli davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/51 KARAR NO : 2026/277 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/10/2025 NUMARASI : 2025/925 E. - 2025/879 K. DAVANIN KONUSU: Zayi belgesi verilmesi Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi talepli davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin doğal süs taşları sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının şirket muhasebecisini değiştirdiğini, bu değişim nedeniyle şirket evraklarının yeni muhasebeci tarafından teslim alındığını, ancak, yeni yapılacak adres değişikliği ve hisse devri nedeniyle ihtiyaç hasıl olunca teslim alınan evraklar arasında aranan şirket karar ve ortaklar pay defterinin bulunmadığının görüldüğünü, bunun üzerine eski muhasebeciye müracaat edildiğinde muhasebecinin vefat ettiğinin öğrenildiğini, daha sonra, muhasebe ofisinin ailesi tarafından işçi çalıştırılmak suretiyle tadilat yapıldığını, müvekkili şirkete ait herhangi bir evrak ve defterin bulunmadığının bildirildiğini, bu sebeple genel kurul toplantı ve müzakere defteri (karar defteri) ve ortaklar pay defterinin zayi olduğunu yeni öğrendiklerini ileri sürerek, TTK'nın 82. maddesi uyarınca müvekkili şirkete ait karar defteri ve ortaklar pay defterinin zayi olduğuna dair zayi belgenin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Talep, 6102 sayılı TTK' nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin çekişmesiz yargı işidir. 6100 sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında uyuşmazlık konusu: İlgili şirketin talebinin haklı ve süresinde olup olmadığı ile zayi belgesi verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde; ilgili şirketin ... sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi'nin adresinin, "Merkez Mh.ladin Sk.kuyumcukent Sit.mağ.bloğu ...Yenibosna Bahçelievler/İSTANBUL" olduğu görülmüştür. İlgili şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 82/7. maddesi gereğince, işbu çekişmesiz yargı işine bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, talep 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla, tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibrazı hususunda zorunluluk getirilmiştir.Bu madde hükmüne göre tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve belgeler, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle kanuni saklama süresi içerisinde zayi olursa, tacir 30 günlük süre içerisinde bu hususta mahkemeye başvurarak kendisine belge verilmesini talep edebilir. Maddede yer alan “gibi” sözcüğü açıklanan olayların sınırlı sayılı olmadığını göstermektedir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği gibi, olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine mahkemenin kesin kanaat getirmesi de gerekmektedir.Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, 6100 sayılı HMK' nın 385/2. maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 19.12.2024 Tarih ve 2024/1329 E. - 2024/1922 K. sayılı ilamı). Somut olayda; Talep edenin ticari defterlerinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, basiretli bir tacir gibi gerekli güvenlik önlemlerini aldığını ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından talebe konu karar defteri ve ortaklar pay defterinin yangın, hırsızlık, yer sarsıntısı, sel vb. gibi durumlardan ötürü zayi olmadığı, talep edenin kendi kusuruyla karar defteri ve ortaklar pay defterinin kaybolduğu, bu sebeple tüm dosya kapsamı doğrultusunda yasal şartlarını taşımayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile birlikte sicil gazetesi örnekleri, hisse devirleri ve adres değişikliğinin sunulduğunu, delilleri arasında tanık beyanı ve bilirkişi incelemesinin yer aldığını, mahkemenin de bu davalarda gerekli gördüğü delillerin toplanmasını emredebileceğini, maddede yer alan "gibi" sözcüğünün açıklanan olayların sınırlı olmadığını gösterdiğini, tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, tanıkları dinlenseydi, talebe konu karar defterinin ve ortaklar pay defterinin müvekkili şirketin yetkilisinin kusuru ile kaybolmadığının sübut bulacağını, şirket yetkilisinin basiretli bir tacir gibi gerekli güvenlik önlemlerini aldığını ispat etmesine ve mahkemenin olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine kanaat getirmesine imkan tanınacağının çok açık olduğunu, müvekkilinin bu davada açıklamaya çalıştığı, karar defterlerinin ve ortaklar pay defterinin kaybına sebep olan olayın da, TTK'nın 82/7.maddesinde sayıldığı olayların "gibi" bir olay neticesinde olduğunu, şirket yetkilisinin basiretli bir tacir gibi gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, ticari defterlerini teslim ettiği muhasebecisini değiştirdiğinde yeni muhasebecisi vasıtasıyla ticari defterlerini teslim aldığını, ancak, yeni yapılacak adres değişikliği ve hisse devri nedeniyle ihtiyaç olunca muhasebeci tarafından teslim alınan evraklar arasında anılan defterlerin bulunmadığı görülünce, eski muhasebeciye müracaat edilince, muhasebecinin vefat ettiğinin, ailesinin de muhasebe ofisinde tadilat yaptığının, tadilat sırasında işçiler vasıtasıyla temizlik yapıldığından müvekkili şirkete ait bir evrak ve defterin bulunmadığı ve zayi olduğunun öğrenildiğini, bu kayıpta müvekkil şirket yetkilisinin hiç bir kusuru bulunmadığını, şirketin tüm kayıtlarının düzenli olduğunu, şüpheli bir durumun bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7.maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 dün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle, benzer olaylar kastedilmiştir.Mahkemece talebin reddine karar verilmiş ise de, eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki; Öncelikle, bir tacirin ticari defterlerini korumada dikkat ve özen göstermesi gerekli olmakla birlikte davacı şirketin ticari defterlerinin şirketin muhsebecisinde bulunması, muhasebecisinin değişmesi üzerine yeni muhasebeci tarafından defterlerin teslim alınması, yeni muhasebeci nezdinde karar ve ve pay defterinin bulunmaması, önceki muhasebecinin vefatı ile onun nezdinde kalıp kalmadığının tespit edilememesinin muhafazada gerekli özenin ve dikkatin gösterilmediği anlamına gelmemektedir.Öte yandan, yukarıda da belirtildiği üzere madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle, benzer olaylar kastedilmiş, sınırlı bir sayım yapılmamıştır.Bu durumda mahkemece; davacı şirketin ticari defterlerinden karar defteri ve pay defterinin şirketin muhasebecisinde bulunmaması, eski muhasebecinin vefatı ile onun nezdinde bulunup bulunmadığının tespit edilememesinin yasada yer verilen hâllerden olduğu, bu sebeple davacının zayi belgesi isteyebileceği, bu nedenle HMK'nın 385/2 maddesi uyarınca eldeki uyuşmazlığın resen araştırma ilkesine tabi olduğu da dikkate alınarak, duruşma açılıp dava dilekçesinde bahsi geçen ticari defterler ve resmi evrakların neler olduğunu, bunların muhasebeciye teslimine ilişkin belge ve delilleri bildirmesi için davacıya süre verilerek ve vefat eden muhasebeci hakkında diğer gerekli araştırmalar yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmadan ve deliller toplanmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan bu gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Yapılan kanun yolu giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.02.2026 KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.