Hukuk Genel Kurulu 2015/3942 E. , 2019/641 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Sakarya 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 26.03.2015 tarihli ve 2015/567 E., 2015/112 K. sayılı kararın davacı ... vekili ile davalı ... vekilince temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.06.2015 tarihli ve 2015/10039 E., 2015/11265 K. sayılı kararı ile; “...Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme…
**Hukuk Genel Kurulu 2015/3942 E. , 2019/641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Sakarya 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 26.03.2015 tarihli ve 2015/567 E., 2015/112 K. sayılı kararın davacı ... vekili ile davalı ... vekilince temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.06.2015 tarihli ve 2015/10039 E., 2015/11265 K. sayılı kararı ile; “...Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilâmına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesi olup, davalıların sorumluluğu kusur sorumluluğu ilkesine dayanmaktadır. 506 sayılı Yasa'nın 26/1. maddesinde, kastı, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi ya da suç sayılabilir bir eyleminin varlığı halinde işverenin rücû alacağından sorumluluğu olanağı tanınmıştır. Aynı Yasa'nın 26/2. maddesinde ise, 3. kişinin rücû alacağından sorumluluğu için, kasıt veya kusuruyla iş kazasının oluşumuna etkide bulunma koşulu öngörülmüştür. İşveren veya üçüncü kişiler ile üçüncü kişileri çalıştıranlara rücû olanağı anılan maddede öngörülen sayılı ve sınırlı durumların gerçekleşmesi hâlinde mümkün olup, 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesine dayalı dava kapsamında, maddedeki sorumluluk hallerinin genişletilmesi veya genel hükümler uyarınca kusursuz sorumluluk yoluna gidilmesine olanak bulunmamakta olduğundan davalıların rücû alacağından sorumluluğu ancak, maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Anılan Yasal düzenleme çerçevesinde kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda alınacak raporda tartışılmalıdır. İşveren yada işverenlerin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için ise, anılan madde gereğince, işyerindeki işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri alması, uygun çalışma ortamı hazırlaması, araçları noksansız bulundurması, işçileri etkin bir biçimde denetlemesi, gözetlemesi, bütün yükümlülüklerini özenle yerine getirmesi gerekir. Hâl böyle olunca, Kurumun açtığı iş bu rücu davasında; İşçi sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatı ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden asıl işveren sıfatına sahip olan Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığının kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınıp irdelenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.