İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı arasında ticari …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1378 KARAR NO:2026/360 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/06/2022 NUMARASI:2021/563 Esas - 2022/577 Karar DAVA:İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisi başladığını ve müvekkilinin vermiş olduğu ... hizmetine karşılık icra dosyasına konu faturayı düzenlediğini, davalı tarafından söz konusu borcun ödenmemiş olduğundan müvekkili şirket lehine bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü’ nün .... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığından bahisle borca, ferilerine ve faize itiraz ettiğini, müvekkilinin muaccel olan alacağı rehinle temin edilmemiş olduğu gibi takibe haksız şekilde itiraz eden davalının niyetinin mallarını kaçırmak olduğunu belirterek davalının gerek yedindeki; gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmazlarıyla birlikte hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının teminat karşılığı ihtiyaten haczine, Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü’ nün .... sayılı dosyası üzerindeki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine haksız itirazlarından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, müvekkilinin davalıdan olan alacağının haksız ve hukuka aykırı olarak ödenmemesi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile asıl alacak kalemine takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın yurt dışından ithal ettiği eşyaya ... tarafından 17.10.2018 tarih ... sayılı ihtiyati haciz kararı alındığından davacının antreposunda bulunan 2 adet beyanname muhteviyatı eşyayı teslim alamadığını, idareye karşı açılan davaların kazanıldıktan sonra müvekkilinin eşyasını teslim aldığını ve bu süre içerisinde oluşan ardiye ücretini fazlasıyla davacıya ödediğini, davacı tarafın başka şirkete ait malların ardiye ücretini de müvekkili şirkete fatura ettiğini, ..., ..., ... ve ... sayılı ... beyannamelerine ait ardiye ücretinin müvekkiline fatura edildiğini oysa ki sadece ... ve ... sayılı ... beyannamelerinin müvekkili firmaya ait olup diğer iki beyannamenin (..., ...) müvekkiline ait olmadığını, ... isimli firmaya ait olduğunu,20 adet faturanın toplam bedelinin 294.000,00-TL olup, müvekkili tarafından davacıya yapılan ödemenin ise 167.840,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin sadece 2 adet beyannameden kaynaklı ardiye ücretinden sorumlu olduğundan, borcunun üstünde bir ödeme yaptığını, müvekkilinin 123.000,00-TL'yi kendi banka hesabından geriye kalan 44.840,00-TL'yi ise banka hesaplarında ihtiyati haciz kararından ötürü ... tarafından ... firması adına davacıya yaptığını, davacı tarafın kendisine yapılan ödemelere rağmen kötüniyetli olarak icra takibini başlattığını belirterek haksız davanın reddi ile takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".. davanın mahiyeti gereği olarak tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş olup, davacının beyannameleri ile davacının davalıya ait olduğunu iddia ettiği 4 adet ... beyannamesinin yalnızca ... ve ... numaralı beyannamlerin davalı tarafa ait olduğu, diğer ... ve ...numaralı beyannamelerin ise davalıya ait olmadığından dolayı ... hizmet bedellerinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı, davalı tarafın bu beyannamelerden sorumlu tutulabilmesi için, başkasının adına da olsa eşyaların antrepoya konulmasına müteakip Gümrük Yönetmeliğinin 330/1 maddesi gereğince devir alması halinde ancak davalının sorumlu tutulabileceği ve ardiye ödemesinden sorumlu olabileceği, ancak dosyada bu yönde bir belgenin ve delilin bulunmadığı anlaşılmakla söz konusu davalıya ait olduğu tespit edilen beyannamelere ilişkin hizmeti gereğince kesilen fatura bedelleri tarafların ticari defteri kapsamında toplamda 104.106,160 TL olarak hesap edilmiş olup davanın bu bedel yönüyle kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın ispat edilememiş olması sebebiyle reddine karar vermek gerekerek, ve yine davanın İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olduğu, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacağın bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğu hususları gözetilerek kabul edilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;... ve ... sayılı beyannamelerin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ve davacı arasında mevcut ticari ilişkiden kaynaklanan ... hizmetine ilişkin borcun müvekkili tarafından ödendiğini, söz konusu hizmete ilişkin ... beyannamelerinni dört adet olup, bunların ..., ..., ... ile ... şeklinde olduğunu, anılan beyannamelerin ilk ikisinin müvekkiline ait olduğunu ancak diğer ikisi yani ... ile ..., dava dışı ... firmasına ait olduğunu, müvekkilinin borçlandığı miktarı ödediğini, kök raporda 16 ve 17'nci sayfalarda faturaların tek tek incelenmesi neticesinde müvekkiline ait borcun 105.000,00-TL tutarında olduğunun, 2 adet faturada ise ... beyanname numarası yazılmadığından ardiye ücreti olup olmadığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğinin, müvekkili tarafından toplamda 172.840,00-TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, bu halde, müvekkilin almadığı ... hizmetinin bedelinden sorumlu tutulmasının hukuka uyarlığı bulunmadığını, tarafların defter durumlarının, davacının iddialarına yeterli kanıt teşkil edemeyeceğini, huzurdaki davada ... hizmetinin verilip verilmemesi değil, faturalarda dava dışı kişilere ait bedellerin de müvekkile yansıtılmasının ihtilaf konusu olduğunu ancak bu husus gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verildiğini beyanla istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve yasaya aykırı Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/563 esas ve 2022/577 karar sayılı kararın kaldırılmasına, haksız davanın reddine, davacı tarafa takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile tüm yargılama giderlerinin yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava,... hizmet bedeline ilişkin cari (açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir .İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasında "bakiye kalan cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 132.000 TL alacağın tahsili istemiyle 12.02.2021 tarihinde ilamsız takip başlatılmış , itiraz üzerine takip durmuştur Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosyaya sunulan ... beyannamelerinin incelenmesinde; 02.10.2018 tarih ve ... no.lu ... beyannamesi ve 02.10.2018 tarih ve ... no.lu ... beyannamesi içeriğine göre ilgili eşyaların alıcısının davalı şirket olduğu, eşyaların limana indirilmesine müteakip davacıya ait antrepoya konulduğu anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında ihtilafsızdır.Dosya kapsamına alınan gümrük-... uzmanı ve mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi heyeti raporunda; tarafların 2018-2020 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defter ve kayıtlarında, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 132.000 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacıya 95.000 TL borçlu olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarında davalı lehine 9.160 TL tutarlı kayda ilişkin dayanak belge bulunmadığı, buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 104.160 TL alacaklı olduğu, 02.10.2018 tarih ve ... no.lu ... beyannamesi ve 02.10.2018 tarih ve ... no.lu ... beyannamesine istinaden düzenlenen faturalara yönelik ardiye masraflarından davalının sorumlu olduğu, 02.10.2018 tarihli ve ... tescil no.lu beyanname ile 02.10.2018 tarih ve ... tescil no.lu beyannamede eşyanın alıcısı dava dışı ... olduğundan Gümrük Yönetmeliğinin 333/1.maddesinde göre davalının sorumlu tutulabilmesi için bu eşyalar adına gelmemiş olsa bile madde gereğince antrepoda davalı tarafından devir alınması gerektiği ancak dosyada böyle bir durumun söz konusu olmadığı, bu nedenle dava dışı ... adına tescil edilen ... beyannamelerinden dolayı davalının, ...'e ait ardiye ücretlerinden sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 574. maddesinde "..., kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebilir." hükmü yer almaktadır.Somut olayda, davacının, davalıya .../ardiye hizmeti verildiği açık olup, TBK 574. maddesi uyarınca davacının, ... hizmet bedelini, malların ithalatçısı olduğu anlaşılan davalıdan talep etmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tarafça, ticari defter kayıtlarında davacıya borçlu olduğu tutarın ödendiği savunulmuş ise de bu savunma, davalı tarafından usulüne uygun belgelerle kanıtlanmadığı gibi davalı, kendi ticari defter kayıtlarında da davacıya borçlu durumdadır. Dava dışı ... adına tescil edilen ... beyannamelerine ilişkin ... hizmet bedelleri ve ardiye ücretine ilişkin fatura bedelleri hariç tutularak, davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldüğünde ve davalı ticari defterlerinde dayanak belgesi bulunmayan 9.160 TL tutarlı hesap kapama kaydına ilişkin bedel, davalı borcuna eklendiğinde, davacı alacağının 104.160 TL olduğu anlaşılmakla mahkemece bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.778,79 TL harcın, alınması gerekli olan 7.115,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.336,37 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026