7. Hukuk Dairesi 2011/885 E. , 2011/7864 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 131 ada 6 ve 134 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 10264,26 m2 ve 4735,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tes…
**7. Hukuk Dairesi 2011/885 E. , 2011/7864 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 131 ada 6 ve 134 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 10264,26 m2 ve 4735,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce davacı ... tarafından satın almaya, vergi kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece 131 ada 6 ve 134 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalının miras bırakanı ... ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 131 ada 6 ve 134 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olduğu belirtilen 1928 tarihli satış senedinin geçerli olamayacağı, dayanak vergi kayıtlarının sınırları itibari ile uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı gibi asli zilyetlikle de birleşmediği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece dava konusu taşınmazların malik hanelerinin açık bırakıldığı, somut olayda 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi gereğince resen araştırma ilkesinin uygulanacağı gözetilmeksizin taşınmazlar başında keşif yapılmamış, Asliye Hukuk mahkemesinde yapılan keşif ile yetinilerek tanzim edilen uzman fen bilirkişi krokisi taşınmazlara uygulanıp dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiş, hükme dayanak yapılan Asliye Hukuk mahkemesinde yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık sözleri soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibaret ve birbiri ile çelişik iken beyanlar arasındaki çelişki giderilmemiştir. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir.