7. Hukuk Dairesi 2010/4234 E. , 2011/3677 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı mirasçılarından ... ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 453 ada 1, 452 ada 14, 15 ve 16 parsel sayılı sırasıyla 4844.38 m2, 1825.50 m2, 4989.17 m2, 5280.65 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına, miras hakkına ve …
**7. Hukuk Dairesi 2010/4234 E. , 2011/3677 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı mirasçılarından ... ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 453 ada 1, 452 ada 14, 15 ve 16 parsel sayılı sırasıyla 4844.38 m2, 1825.50 m2, 4989.17 m2, 5280.65 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına, miras hakkına ve satın almaya dayanarak İsmail evlatları davacılar, davalıların miras bırakanı ... ... ile dava dışı ... ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ... tapu dışı satın almaya dayanarak davalı adına tapuda oluşan 1/4 pay dışındaki kalan paylarının iptali ile adlarına tescili, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan bina, inşaat, yapı ile ağaçların kendilerine ait olduğunun tespiti talebiyle dava açmıştır. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 453 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 16.11.2009 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 184.20 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacılar adına tapuya tesciline, taşınmazlar üzerinde bulunan uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 16.11.2009 tarihli rapor ve haritada (B) ve (F) harfleri ile gösterilen binalar ile (D) harfi ile gösterilen binanın ikinci katının davacı ... adına, (C)harfi ile gösterilen bina ve (E) harfi ile gösterilen binanın 2. katının davacı ...'ya taşınmazlar üzerinde bulunan 13-25 yaş arasında olan meyve ağaçlarının davacılara ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı mirasçılarından ... ... ve paydaşları tarafından tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacılar 453 ada 1 ve 452 ada 16 parsel sayılı taşınmazların gerçekte kendileri, davalı ve dava dışı kardeşleri Uğur ... tarafından parasının ödenerek satın alındığı, ancak çeşitli sebeplerle anneleri Makbule adına tapuya tescil edildiği, annelerinin kendilerine taşınmazı devredemeden öldüğünü öne sürerek dava açmışlar ise de, bu iddianın İnanç Sözleşmesi gereğince yazılı belge ile ispatlanması gerektiği halde, davacıların yazılı bir belge sunmadıkları, kadastro tespiti öncesi meydana getirilen binaların az yukarıda açıklandığı üzere davacılar tarafından meydana getirildiği, (G) harfi ile gösterilen binanın ise kadastro tespitinden sonra meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Tarafların dava konusu 453 ada 1, 452 ada 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçlar ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, kadastro tespitinin yapıldığı 1993 tarihi, keşfin yapıldığı 2006 tarihi ve taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı olan anneleri ...'den kaldığı, annelerinin ölüm tarihi olan 1968 tarihi dikkate alınarak 13 – 25 yaşları arasında bulunan meyve ağaçlarının davacılar tarafından dikilip büyütüldüğü kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesi hükmüne göre kadastro tespitinden önce meydana getirilen muhdesatların tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterileceği kuşkusuzdur. Keşif tarihinden tarafların ortak miras bırakanı ...'nin ölüm tarihi çıkartılarak murisin ölüm gününden sonra tespit gününe kadar dikilip yetiştirilen kavak ağaçları dışındaki diğer ağaçların beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken murisin ölüm gününden tespit tarihinin çıkartılarak bulunan yaşa göre hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava dilekçesinde 10.000 TL değer gösterildiği ve harç tamamlanmadığı halde keşifte belirlenen değer üzerinden vekalet ücreti tayin edilmesi dahi isabetsiz olup tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine ayrı ayrı iadesine, 01.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.