6. Ceza Dairesi 2023/2679 E. , 2023/13238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/776 E., 2016/223 K. SUÇLAR : Tehdit, yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade-Bozma 1. Katılan sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı il
**6. Ceza Dairesi 2023/2679 E. , 2023/13238 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/776 E., 2016/223 K. SUÇLAR : Tehdit, yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade-Bozma 1. Katılan sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Katılan sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2015 tarih, 2015/17755 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında yaralama ve tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır. 2. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/776 Esas, 2016/223 Karar sayılı kararı ile sanık Hüseyin Akkuş hakkında yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında bir yıl denetim süresi belirlenmesine ve aynı kanunun 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Kararı temyiz ettiğine, 2. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince katılan sanıkların yaklaşık 7 yıldır birlikte gayri resmi yaşadıkları, müşterek çocuklarının bulunduğu, olay günü akşam yemeğinin yenmesi sırasında tanık A.'nın da olduğu sırada tartıştıkları, tartışma sonrasında katılan sanık ...'in evden alkol alarak ayrıldığı, daha sonra katılan sanık ...'ye telefon açarak evden gitmesini istediği, telefonda katılan sanık ...'yi geldiğinde evi terk etmemişse "olacakları sen düşün" şeklindeki sözlerle tehdit ettiği, bu sırada sanık ...'nin komşusu A. ve Ş.'nin de olduğu, gece 24.00 saatinde katılan sanık ...'in eve geldiği kapıyı çaldığı ancak katılan sanık ...'nin kapıyı açmaması üzerine tanık A.'yı arayarak katılan sanık ...'nin kapıyı açmasını sağladığı, katılan sanıkların kapıda tartıştıkları, katılan sanık ...'in katılan sanık ...'yi evin içerisine iterek darp etmeye başladığı ve burnunu ısırdığı, boğazını sıkarak "seni öldüreceğim, 4 yıl daha bekleyemeyeceğim, cezam neyse çekerim" şeklinde tehdit içerikli sözler söylediği, katılan sanık ...'nin katılan sanık ...'in elinden kurtularak mutfağa kaçtığı ve mutfaktaki tezgahtan bıçağı alarak Bünyamin'in sol batın üst kısmına vurarak katılanı yaraladığı, bu itibarla sanığın yaralama ve tehdit suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Olaya ilişkin taraf ve tanık beyanları tespit edilmiştir. 3. Katılan sanıkların yaralanmalarına ilişkin adli raporlar temin edilmiştir. III. GEREKÇE 1. Tehdit Suçuna İlişkin Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında ...'nin burnunu ısırıp Basit Tıbbi Müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, darp ettiği esnada ...'yi ölümle de tehdit ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı, Mahkemece de kabul edildiği üzere sanığın katılan sanık ...'yi darp ederken ölümle tehdit ettiği bu itibarla tehdit içeren sözlerin yaralama eylemlerinin irade açıklaması niteliğinde olduğu, eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Yaralama Suçuna ilişkin 1. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasanın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Yasanın 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasanın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, aynı sayılı Yasa'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hükme bağlanmış" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 1401.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Yasa'nın 7 ve 5271 sayılı Yasa'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1. Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan sanık ... müdafii ile O yer Cumhuriyet Savcısının kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Katılan Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan 1 numaralı bentte açıklanan nedenle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2015/776 Esas, 2016/223 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 3. Katılan Sanık ... Hakkında Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2015/776 Esas, 2016/223 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünün 2 numaralı bendinde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.