T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/586 - 2026/897 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/586 KARAR NO : 2026/897 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2023 NUMARASI : 2022/490 E. - 2023/394 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/586 - 2026/897 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/586 KARAR NO : 2026/897 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2023 NUMARASI : 2022/490 E. - 2023/394 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2023 tarih ve 2022/490 E. - 2023/394 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1845’te İsviçre’de kurulduğunu, dünyanın ilk çikolata fabrikasının kurucusu olduğunu, "..." markasının 1899’dan beri kullanıldığını, 100’den fazla ülkede tescilli olduğunu, Türkiye’de 2001 yılında tescil edildiğini, davalının dava konusu "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazın dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa ... ibaresinin ayırt edici olmadığını, markaların ve kapsamlarının benzer bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 30. Sınıftaki, "şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, dondurmalar, yenilebilir buzlar," malları yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, taraf markaları arasında bu mallarda SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu, davalı tarafın kullanım ispatı ile ilgili YİDK nezdinde bir itirazı bulunmadığı, bunun dışında kalanlar açısından ise iltibas koşulunun oluşmadığı, diğer yönden davacı tarafın "... ..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ise kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2022-M-13673 Sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/115731 sayılı markanın kapsamında yer alan 30. Sınıftaki;"şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, dondurmalar, yenilebilir buzlar," malları yönünden kısmen iptaline, markanın kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden kısmen terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin dünya çapında tanınmış olduğunu, uzun yıllardır Türkiye'de de satıldığını ve tanındığını, markalar arası karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzerliğin yerel mahkemece de teyit edilmiş olduğunu, marka kapsamında kalan diğer benzer emtia yönünden de YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, kalan emtianın da benzer olduğunu, ayrıca SMK madde 6/5 kapsamındaki tanınmışlık değerlendirmesinin somut olay ve sektör özelinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu değerlendirme sonucunda da ... markalarının tanınmış olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, ayrıca dava konusu başvurunun kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının başvuruya konu markası ile davacı tarafın “...” ibaresini içeren markalarının benzerlik arz etmediğini, “...” ibaresinin İngilizce “mükemmel” anlamı taşımakta olup, “şef” anlamı taşıyan “...” ibaresiyle birlikte “mükemmel şef” anlamına geldiğini, “...” ve “...” ibarelerinin, davacı tarafından özgün olarak oluşturulmamış, herkesçe kullanılabilecek, kullanımı davacının inhisarında bulunmayan ibareler olduğunu, "...” ibaresinin yaygın olarak kullanılan ayırt ediciliği düşük ve koruma kapsamının dar değerlendirilmesi gereken ibare olduğu dikkate alınmaksızın hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali- hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 30. Sınıftaki, "şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, dondurmalar, yenilebilir buzlar," malları yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, zira başvuru konusu markada yer alan "..." ibaresinin markalar arasında yeterli farklılığı yaratmadığı, diğer yandan içerisinde gıda mühendisi olan bilirkişi kurulunun emtia karşılaştırmasının dosya kapsamı karşısında isabetli bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu markanın kapsamında yer alan belirtilen mallar açısından ayırdığı satın alma / yararlanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle bu mallarda her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, bu mallarda her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, bunun dışında kalanlar mallar açısından ise taraf markaları arasında iltibas koşulunun oluşmadığı, ayrıca davacı tarafın SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların somut uyuşmazlıkta oluşmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ise kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15'er-TL'nin davacı ile davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.