İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/04/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekili vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından tesis edilen ihtiyati tedbir kararının tamamlayıcı işlemi olara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/731 KARAR NO:2026/845 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/12/2025 Tarihli Ek Karar NUMARASI:2024/31 D.İş - 2024/37 Karar TALEP:İhtiyati Tedbire İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/04/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekili vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından tesis edilen ihtiyati tedbir kararının tamamlayıcı işlemi olarak ikame edilen Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Mahkemesi nezdinde görülen ... numaralı tahkim yargılaması kapsamında kesin ve bağlayıcı şekilde tesis edilen 03.11.2025 tarihli nihai karar uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden tarafların sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiği ve müvekkili şirkete; 27.095.913,86 Avro ana para, 2.754.782,67 Avro işlemiş faiz, 232.524,00 Avro masraf, 233.347,27 Avro masraf ve 61.097,21 Avro masraf ödenmesine karar verildiğini, hakem kararının kesin olduğunu ve iptal davası açılmadığını, iptal davası açılsa dahi kararın infazını durdurmayacağını, buna istinaden, mahkeme tarafından tesis edilen 29.01.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına dayanak teşkil eden uyuşmazlığın nihai olarak çözüme kavuşturulmuş olması sebebiyle anılan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu 25/12/2025 tarihli ek kararı veren ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda,"İhtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen taraf vekilince de, 03/11/2025 tarihli tahkim kararı sunulmuş ise de, kararın kesinleştiğine ilişkin herhangi bir belge/evrak sunulmamıştır, ayrıca hakem kararının 03/11/2025 tarihinde verilmesi nedeniyle talep tarihi olan 18/11/2025 tarihi itibari ile hakem kararının kesinleşmesinin söz konusu olmayacağı anlaşılmaktadır. 4686 sayılı kanunun 6/5.maddesine göre " Tahkim yargılaması öncesi veya tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin istemi üzerine mahkemece verilen ihtiyatî tedbir ya da ihtiyatî haciz kararı, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hale gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde kendiliğinden ortadan kalkar." denildiğinden,hakem kararı henüz kesinleşmediği gibi MÖHUK 60.maddesine göre de, kesinleşen tahkim kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için tanıma ve tenfiz ile ilgili mahkemelerce verilecek ve kesinleşecek bir kararın bulunması gerektiği, dolayısıyla 4686 sayılı kanunun 6/5.maddesine göre hakem kararının, henüz icra edilebilir hale gelmediğinin anlaşılması nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekili 22/01/2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı'nda hakem heyeti tarafından tesis edilen karar bakımından, henüz iptal davası açma süresinin dolmamış olduğu yönündeki gerekçe, tahkim usulü ve tahkim kararına karşı başvuru yolları bakımından uygulanacak olan, tahkim yeri hukuku'nun göz ardı edilmesi anlamına geldiğini, yerel mahkeme kararında, hakem heyeti tarafından tesis edilen karara karşı iptal davası açma süresi geçse veya açılan iptal davasının reddine karar verilse dâhi, karar tenfiz edilmediği için tedbir kararının yine de kaldırılamayacağı yönündeki gerekçe, usul kurallarına aykırı olup, hukuk güvenliğini tehlikeye attığını, mahkeme kararının tenfiz edilmeden ihtiyati tedbir kararının kaldırılamayacağına ilişkin gerekçesinin düzeltilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep,değişen durum ve koşullar karşısında ihtiyati tedbir kararının kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, değişen durum ve koşullar karşısında ihtiyati tedbir kararının kaldırılması şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.İlk derece mahkemesi tarafından 29/01/2024 tarihli karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine karar verilmiş, bu karara itiraz edilmesi üzerine de 07/03/20241 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire yapılan itirazların reddine karar verilmiştir. Bu kararın istinafı üzerine Dairemizin 16/05/2024 Tarih ve 2024/703 E. - 2024/730 K. Sayılı kararı ile ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.Bu karardan sonra uyuşmazlık hakkında Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Mahkemesi nezdinde esas davanın görüldüğü ... numaralı tahkim yargılamasında karar verilmiştir. Anılan hakem kararı üzerine ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edilmiştir. Ancak söz konusu talep ihtiyati tedbire itiraz niteliğinde olmayıp değişen durum ve koşullar karşısında tedbirin yeniden değerlendirilmesi kapsamındadır.HMK'nın 396/1. Maddesinde, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceği düzenlenmiştir. Ancak, HMK'nın 396/1.Maddesinde itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmadığından, durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı olarak verilen ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına ya da talebin reddine ilişkin kararlara karşı istinaf yolu açık değildir.Her ne kadar ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebin reddine dair kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de; mahkemenin istinafa konu kararı, HMK'nın 396/1. maddesi gereğince durum ve koşulların değişmesi nedenine dayalı talep üzerine verilmiş olup, söz konusu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün olmadığından ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 342. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-İstinaf yoluna başvuru sırasında alınan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde davalıya iadesine, 3-İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/04/2026