6. Ceza Dairesi 2023/15845 E. , 2024/592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/242 Esas ve 2020/291 Karar SUÇ : Tehdit KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2018/242 Esas, 2020/291 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci
**6. Ceza Dairesi 2023/15845 E. , 2024/592 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/242 Esas ve 2020/291 Karar SUÇ : Tehdit KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2018/242 Esas, 2020/291 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 19.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 08.02.2023 tarihli ve 94660652-105-04-26976-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 tarihli ve 2023/21341 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/21341 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 01/06/2021 tarihli ve 2021/1945 esas, 2021/11056 karar sayılı ilâmında yer alan, "Dosya kapsamına göre; sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın hırsızlık suçundan beraatine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile TCK’nun 116/4. maddesindeki konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun da uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı Yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden.." şeklinde yer alan açıklamalar kapsamında, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tâbi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği; Somut olayda, sanık hakkında nitelikli hırsızlık, hakaret ve tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın nitelikli hırsızlık suçundan beraatine, hakaret suçundan kamu davasının düşmesine, tehdit suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan beraat, hakaret suçundan düşme kararı verilmesi sebebiyle, tehdit suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile tehdit suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi; "... Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. ..." Şeklinde düzenleme içermektedir. 2. Hükümlü hakkında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında olmayan nitelikli hırsızlık suçundan beraat, aynı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan düşme, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında olan tehdit suçundan da mahkûmiyet kararı verilmiştir. Hükümlü hakkında nitelikli hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, tehdit suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin somut olayda uygulama olanağı kalmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesindeki esas ve usullere göre hükümlü ile müşteki arasında uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2018/242 Esas, 2020/291 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.