Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1315 E. , 2024/3870 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1315 Karar No:2024/3870 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... Hayvancılık İnşaat Otomotiv Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması isten
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1315 E. , 2024/3870 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1315 Karar No:2024/3870 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... Hayvancılık İnşaat Otomotiv Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait istasyonda 29/12/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcı firmasının ürünlerini pazarladığını anlaşılacak şekilde gerekli belirtileri bulundurmadığından bahisle 80.106,00-TL; kurulu otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmadığının, bayinin yapmış olduğu bazı dolum ve satışların otomasyon sistemine yansımadığının tespit edildiğinden bahisle 80.106,00-TL olmak üzere toplam 160.212,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmadığı ve kurumsal kimlik çalışmalarının tamamlanmadığı açık bulunmakla birlikte, davalı idare tarafından idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya koyulamadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği göz önününde bulundurulduğunda, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu sayılı Kurul kararı, otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi nedeniyle 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak amacıyla yürürlüğe koyulan Kanun'un uygulanmasını sağlamakla yetkili ve görevli olan davalı idarece, akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği ve otomasyon sistemine müdahale edildiği fiilinin niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrasında belirlenen üst sınırdaki tutar üzerinden takdir yetkisinin kullanılmasında hukuka, adalete, hakkaniyete ve ölçülülük ilkesi ile 5015 sayılı Kanun amaçlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu Kurul kararı, davacı şirketin 29/05/2015 tarihinde dağıtıcı tadili yaparak yeni bayilik sözleşmesi kapsamında ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin bayisi olarak faaliyet göstermesine rağmen istasyonda eski dağıtıcısı olan ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait "BİROİL" amblem ve logalarını kullanması, yeni dağıtıcısı olan ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait herhangi bir tabela ve işaret bulundurmaması yönünden incelendiğinde, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddenin yedinci fıkrası uyarınca ceza tayinine gidilebilmesinin söz konusu maddede belirtilenler dışında kalan ancak 5015 sayılı Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uyulmaması şartına bağlı olduğu, "sözleşme yapılan yeni dağıtıcının ürünlerinin pazarlandığı anlaşılacak şekilde faaliyete devam etme yükümlülüğü"ne 7. maddenin dördüncü fıkrasında özel olarak yer verildiği, 19. maddenin yedinci fıkrasının sistematiği ile birlikte ele alındığında, kurumsal kimlik çalışmalarının tamamlanması yükümlülüğünün özel olarak düzenlendiği 7. maddenin dördüncü fıkrasına aykırılıktan dolayı 19. maddenin yedinci fıkrası uyarınca ceza tayinine gidilmesine imkan bulunmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin; “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altı yüz bin Türk Lirası idari para cezası verilir:” bölümünün, 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…bayi, sözleşme yaptığı yeni dağıtıcının ürünlerini pazarladığı anlaşılacak şekilde faaliyetine devam eder…” ibaresi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş bulunduğundan, davacıya söz konusu yükümlülüğün ihlal edildiğinden bahisle Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesine de imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli olarak reddine, kısmen kabulü ile Mahkeme kararının otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi fiili yönünden kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın bu kısım yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kurumun harçtan muaf olduğu, bayilik lisansı sahibi davacı şirketin fiilinin somut delillerle ortaya koyulduğu, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, aksi durumun fiil yönünden cezasızlık durumuna neden olacağı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, şirkete ait tüm hisselerin 02/05/2018 tarihi itibarıyla el değiştirdiği, daha önceki şirket sahibi döneminde tespit ve usulsüzlüklere ilişkin bilgilerinin bulunmadığı, önceki dönemde ticari defterlerde herhangi bir kayda rastlanmadığı, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde idari para cezasına konu eylemlerin cezalandırılacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı, verilen cezanın ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, davanın reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin "Lisans sahibinin akaryakıt istasyonunda dağıtıcı firmasının ürünlerini pazarladığını anlaşılacak şekilde gerekli belirtileri bulundurmaması" fiili yönünden iptaline ilişkin kısmının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması, "otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi" fiili yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Bayilik lisansı sahibi davacıya ait istasyonda 29/12/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcı firmasının ürünlerini pazarladığını anlaşılacak şekilde gerekli belirtileri bulundurmadığı, kurulu otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmadığı ve bayinin yapmış olduğu bazı dolum ve satışların otomasyon sistemine yansımadığı tespit edilmiştir. Anılan tespitler neticesinde davacı hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiş, bu kapsamda ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporu hazırlanmış, anılan rapor ... tarih ve E... sayılı yazılı savunma istem yazısı ile birlikte davacıya gönderilmek suretiyle yazılı savunma yapılması istenilmiştir. Davacı tarafından yapılan yazılı savunmada ileri sürülen hususlar geçerli görülmeyerek ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, dağıtıcı firmasının ürünlerini pazarladığını anlaşılacak şekilde gerekli belirtileri bulundurmaması fiili nedeniyle 80.106,00-TL, kurulu otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmaması ve bayinin yapmış olduğu bazı dolum ve satışların otomasyon sistemine yansımaması fiili nedeniyle 80.106,00-TL olmak üzere toplam 160.212,00-TL idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 19. maddesinde idari para cezaları, "İdari yaptırımlar" başlıklı 20. maddesinde ise esas olarak piyasa faaliyetinin (geçici veya süresiz) durdurulması ve lisans iptali hususları düzenlenmiştir. 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesi ile, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesi, "İdari yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idari para cezalarından oluşur. (...) Bu Kanuna göre idari yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür: a) Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanun'a, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması halinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi halinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. (...)" şeklinde değiştirilmiştir. 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller için, 20'nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce lisansı sonlandırılan veya iptal edilenler hakkında düzeltme imkanı bulunan fiiller için herhangi bir idari işlem tesis edilmez." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarihli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhal uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer verilen kural kapsamında 14/03/2019 tarih ve 8487-3 sayılı Kurul kararı ile, "Lisans sahibinin akaryakıt istasyonundan sözleşmeli dağıtıcı firmasının kurumsal kimlik belirtileri dışında başka bir dağıtıcı firmaya ait kurumsal kimlik belirtilerini mevzuatta belirtilen süre içerisinde kaldırmaması" niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller arasında sayılmıştır. Dairemizce; 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 522. maddesiyle değiştirilen 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin "Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altı yüz bin Türk Lirası idari para cezası verilir." bölümünün, bendin (4) numaralı alt bendindeki "7. maddenin ihlali" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla, 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "… bayi, sözleşme yaptığı yeni dağıtıcının ürünlerini pazarladığı anlaşılacak şekilde faaliyetine devam eder…" düzenlemesi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline ve iptal hükmünün de kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Ayrıca, 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi yeniden düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Kurul kararının, "otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi" fiili nedeniyle 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, "Lisans sahibinin akaryakıt istasyonunda dağıtıcı firmasının ürünlerini pazarladığını anlaşılacak şekilde gerekli belirtileri bulundurmaması" fiili yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı incelendiğinde; Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendinin "… bayi, sözleşme yaptığı yeni dağıtıcının ürünlerini pazarladığı anlaşılacak şekilde faaliyetine devam eder…" ibaresi yönünden Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verilmiş ise de, denetim tarihi (29/12/2015) itibarıyla 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendinin yukarıda bahsedilen haliyle yürürlükte bulunmadığı, Kanun'un 19. maddesinin 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle yeniden düzenlendiği, dava konusu işlemde belirtilen söz konusu fiilin karşılığının denetim tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi olmadığı anlaşıldığından, belirtilen gerekçeyle dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, 7164 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde idari para cezaları, 20. maddesinde ise diğer yaptırımlar düzenlenmiş olup, idari para cezalarının da idari yaptırım oldukları hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, 5015 sayılı Kanun'da idari para cezaları ile diğer yaptırımlar farklı usul ve esaslara bağlanmıştır. Bu bağlamda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, 15 günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi yönünde yapılması gereken ihbar, idari para cezası verilebilmesinin ön şartı olarak belirtilmediği halde, idari para cezası dışındaki idari yaptırımları düzenleyen 20. maddesinin önceki metninde, lisans iptali için aykırılığın giderilmesi yönünde 15 günlük süre tanıyan ihbar yapılması zorunlu görülmüştür. Daha da önemlisi, ilgiliye verilen 15 günlük süre içerisinde aykırılıklar giderildiği takdirde piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla birlikte, söz konusu aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmiş olması idari para cezası verilmesine engel değildir. Başka bir anlatımla, ilgilinin mevzuata aykırı fiili hem idari yaptırım uygulanmasını hem de idari para cezası verilmesini gerektiriyorsa, aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmesi durumunda ilgilinin piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve lisans iptali gibi yaptırımlar uygulanmayacak, ancak söz konusu mevzuata aykırılık nedeniyle idari para cezası uygulanabilecektir. Değişiklikten sonra ise, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile, idari yaptırımlar sayılmış ve idari para cezalarının da 20. maddedeki hükme tabi olacağı belirtilmiştir. Bu itibarla, 19. maddede yer verilen idari para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen "niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olanlar" için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idari para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce mevzuata aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere söz konusu aykırılığın ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkan olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön şart teşkil ettiği ve anılan Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri işleyenlerin önceki kanun döneminde doğrudan idari para cezasına muhatap oldukları halde, söz konusu kanun değişikliğinden sonra aynı fiilleri işleyenlerin ihlalin ortadan kaldırılması hususunda ihtar edilmelerinin öngörülmesi, böylelikle ihtar edilen kişilerin söz konusu ihlali ortadan kaldırarak ceza almaktan kurtulabilmelerine imkan tanınması karşısında, ihtar müessesesinin maddi hukuka etkisinin bulunduğu ve lehe kanun kapsamında belirtilen fiilleri önceki kanun döneminde işleyenler yönünden de geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Diğer taraftan, 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usul izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idari para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir. Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idari para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idari para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açıktır. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılan "Lisans sahibinin akaryakıt istasyonundan sözleşmeli dağıtıcı firmasının kurumsal kimlik belirtileri dışında başka bir dağıtıcı firmaya ait kurumsal kimlik belirtilerini mevzuatta belirtilen süre içerisinde kaldırmaması" fiili nedeniyle ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunludur. Bu itibarla, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan fiile ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine; 2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının "otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi" fiili yönünden kaldırılmasına ve davanın bu kısım yönünden yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının ONANMASINA, 3. Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun "Lisans sahibinin akaryakıt istasyonunda dağıtıcı firmasının ürünlerini pazarladığını anlaşılacak şekilde gerekli belirtileri bulundurmaması" fiili yönünden gerekçeli olarak reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA; 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine, 6. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.