11. Hukuk Dairesi 2011/13267 E. , 2013/5932 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 tarih ve 2010/142-2011/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....03.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin in
**11. Hukuk Dairesi 2011/13267 E. , 2013/5932 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 tarih ve 2010/142-2011/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....03.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalının zorunlu koltuk ferdi sigortacısı bulunduğu araçta yolculuk yaptığını, başka bir aracın taş fırlatması sonucu araç sürücülerinin tartışmaya başladığını, yolcuların kavgaya müdahale ettiğini, bu esnada başka bir aracın yayalara çarpması sonucu müvekkillerinin murisi dahil üç kişinin öldüğünü, iki kişinin yaralandığını, başvuruya rağmen davalının tazminat ödemediğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, toplam 150.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıların murisinin yolcu olduğu aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, kusur oranı ve gerçek zarar kapsamında sorumluluğunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya davacının murisinin yolculuk yaptığı otobüsün zorunlu koltuk sigortacısı sıfatıyla dava açıldığı, oysa aracın bu tür sigortasının olmadığı, davalının ise zorunlu kara yolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu, davacılar vekilinin her iki tür sigorta poliçesi genel şartlarının aynı olduğunu ve davalının koltuk sigorta poliçesinden de sorumlu bulunduğunu ileri sürdüğü, aynı tür sigortalar olmadığı, davalı tarafından düzenlenen koltuk sigorta poliçesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Davacıların murisinin davalı ... şirketinin sigortacı olduğu, haklarındaki dava tefrik edilen davalıların işleten ve sürücü bulunduğu araçta yolcuyken meydana gelen kaza sonrasında öldüğü, işbu davanın önce tüm davalılar bakımından destekten yoksun kalma tazminatı ile davalı ... şirketi dışındaki davalılar yönüyle ayrıca manevi tazminatın tahsili amaçlı olarak açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacılar vekili, taşımayı yapan aracın davalı ... şirketi tarafından 23705 acente koduyla 109 poliçe numarasıyla sigorta örtüsüne alındığını ileri sürmüş, bu poliçenin zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi olduğunu açıklamıştır. Davalı vekili, anılan poliçenin acente kodu ve poliçe numarasının doğru olduğunu, ancak iddia edildiği gibi poliçenin zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi olmadığını, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu, anılan poliçe uyarınca sorumluluğunun olabileceğini savunmuştur. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacılar vekili anılan sigorta poliçesinin zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi olduğunu ileri sürmüş ise de hukuk yargılamasında olayları açıklamak taraflara, hukuki değerlendirme yargıca aittir. Mevcut poliçenin niteliğinin davacılar vekilince farklı değerlendirilmesi sonuca etkili değildir. Bu durum karşısında, davacılar vekilinin dava dilekçesinde özellikle acente kodunu ve numarasını da açıkladığı poliçe uyarınca davalının sorumluluğuna karar verilmesini istediği, bu poliçenin davacıların murisinin taşındığı aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası niteliğinde bulunduğu, davacılar vekilinin anılan poliçeyi zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi olarak nitelemesinin sonuca etkili olmadığı dikkate alınarak, anılan poliçe uyarınca davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 29.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi