T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/15 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/377 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 ESAS NO : 2023/83 E 2023/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/15 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/377 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 ESAS NO : 2023/83 E 2023/1024 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tekel dükkanı işlettiğini, şirketin müdürünün ve tek yetkilisinin ... olduğunu, bunun dışında davacı şirket tarafından bir başka kişiye verilen herhangi bir yetkinin bulunmadığını, ...'in 11/01/2023 tarihinde muhatabının ... Şubesi olduğu çek karnesinden bilgisi dışında çek kesildiğini öğrendiğini, bunun üzerine müvekkil şirket yetkilisinin Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/2966 Soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunu, devam eden süreçte bahsi geçen çeklerin davacı şirketin bilgisi dışında dava dışı ... tarafından kesildiğinin öğrenildiğini, ismi geçen kişinin müvekkil şirkette bir ortaklığının, yetkisinin ve payının olmadığını, ayrıca çekler üzerinde keşidecinin adının, soyadının veya kaşesinin bulunmadığını, bu nedenle davacı şirketin davalı şirkete ve üçüncü kişilere karşı borçlu sıfatına haiz tutulamayacağını, bununla birlikte davalı şirket ile söz konusu çeklere yönelik bir ilişki yaşanmadığını belirterek, çekler yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 08/06/2023 tarihinde Uyap sistemi üzerinden mahkemeye gönderdiği ıslah dilekçesiyle, dava açıldıktan sonra çek bedellerinin ödendiği beyan edilmek suretiyle, davanın istirdat davasına dönüştürülmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekili ön inceleme duruşmasında, ise, davanın yalnızca 115.000,00 TL toplam bedelli dört (4) adet çeke ilişkin olduğunu, 50.000,00TL bedelli çekin yetkili hamil tarafından bankaya iade edildiğini, bu sebeple bu çek yönünden bir davanın olmadığını belirtmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yetkili ...'in 04/07/2022 tarihinde Ankara 80. Noterliği'nin 09412 yevmiye numaralı belgesi ile dava dışı ...'e genel vekaletname verdiğini, bu vekaletnameye istinaden ve taraflar arasındaki güven ilişkisi çerçevesinde müvekkil şirket tarafından çeklerin kabul gördüğünü, devam eden süreçte davalı şirketçe, 20220000000060 numaralı fatura doğrultusunda çeklerin dava dışı ...'ın sahibi olduğu firmaya ciro edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükünün belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısı üzerinde bulunduğu, somut olayda davacı şirketin uyuşmazlık konusu çeklerdeki keşideci adına atılı imzaları inkar ettiği, bu durum karşısında imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu hususunu davalı şirketin ispat etmesi gerektiği, yargılama aşamasında çekler üzerinde davacı şirket adına atılı imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının tespiti için rapor aldırıldığı, bu kapsamda hazırlanan 28/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda çeklerde bulunan imzaların davacı şirket yetkilisi ...'e ait olmadığının belirlendiği, diğer yandan, Ankara 80. Noterliği'nin 04/07/2022 tarih ve 9412 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile çek keşide etme yetkisi hariç olmak üzere ...'in yetkili kılındığı, bu hali ile davacı şirketin imzalanan çekler yönünden bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... tarafından Ankara 80. Noterliği'nin 04/07/2022 tarih ve 09412 yevmiye numaralı belgesi ile dava dışı ... lehine vekaletname verildiğini, duyulan güven ilişkisi çerçevesinde müvekkil şirketçe çeklerin kabul gördüğünü, bankalara müzekkere yazılarak önceki seride yer alan çeklerin akibetinin ve bu çekler nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının öğrenilmesinde zorunluluk bulunduğunu, ayrıca o çeklerin altındaki imzaların davacı şirket yetkilisi ...'e ait olup olmadığının araştırılması gerektiğini, TBK'nın 449. maddesi uyarınca davada taraf olmayan ...'in, verilen vekaletnamede tanımlanan yetkiler çerçevesinde ...'in ticari mümessili olduğunu, eldeki davada davacı şirketin avans faizine yönelik bir isteminin bulunmadığını, dolayısıyla davacı şirket lehine avans faizi verilemeyeceğini, bunun yanı sıra müvekkil şirket için %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, çekler altına davacı şirket adına atılan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, bu kapsamda davacı şirket yetkilisi tarafından dava dışı ... adına düzenlenen genel vekaletnamenin, davacı şirket adına çek keşide etme yetkisini içerip içermediği, buna göre davacı şirketin, imzalanan çekler nedeniyle borçlu olup olmadığı ve ödenen paranın istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı şirket yetkilisi ... tarafından Ankara 80. Noterliği'nin 04/07/2022 tarih ve 09412 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile, dava dışı ... lehine "çek keşidesi hariç olmak üzere" açıklamasını içerir nitelikte ve yazılı diğer hususları kapsar mahiyette yetki verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda, çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edilmesine, ayrıca Ankara 80. Noterliği'nin 04/07/2022 tarih ve 09412 yevmiye numaralı vekaletnamesinde yer alan "çek keşidesi hariç olmak üzere" şeklindeki açıklamaya göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26/1. maddesinde, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 26. maddesi hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural, sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır. Eldeki davada davacı şirket tarafından ibraz edilen 23/01/2023 tarihli dava dilekçesi ile, borçlu olunmadığının tespiti istemi ile dava açıldığı, 08/06/2023 tarihinde Uyap sistemi üzerinden mahkemeye gönderilen ıslah dilekçesi ile ise, yargılama sırasında çek bedellerinin ödendiği beyan edilmek suretiyle, davanın istirdat davasına dönüştürülmesinin talep edildiği, buna karşın söz konusu iki dilekçe içeriğinde avans faizi istemine ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde ise mahkemece, "...Borçlu olunmadığı halde ödenen ... avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. Buna göre, HMK'nın 26/1. maddesi kapsamında menfi tespit istemiyle açılan, sonrasında ise istirdata dönüşen davada, davacının dava dilekçesiyle ve ıslah dilekçesiyle açıkça "avans faizi" istemediği gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak "...Borçlu olunmadığı halde ödenen ... davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,..." şeklinde hüküm fıkrası oluşturulması gerekirken, talep aşılmak suretiyle ödenen bedelin "avans faiziyle birlikte" tahsiline karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle mahkemece avans faizi yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılmasına ve mahkeme kararının HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/83 Esas, 2023/1024 Karar sayılı ve 05/10/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a-Davanın KABULÜ İLE, Davacının, ... Şubesi'ne ait 0020918 numaralı, 25.000,00 TL bedelli, 0020919 numaralı 20.000,00 TL bedelli, 0020920 numaralı 35.000,00 TL bedelli, 0020921 numaralı 35.000,00TL bedelli çekler sebebiyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b-Borçlu olunmadığı halde ödenen; 0020918 numaralı, 25.000,00TL tutarlı çek bedelinin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, 0020919 numaralı, 20.000,00TL tutarlı çek bedelinin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, 0020920 numaralı, 35.000,00TL tutarlı çek bedelinin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, 0020921 numaralı, 35.000,00TL bedelli çek bedelinin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, c-Alınması gereken 7.855,65TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.963,92TL harcın mahsubu ile bakiye 5.891,73 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, ç-Davacı tarafından yatırılan 1.963,92TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.169,42 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, d-Davacı tarafından sarf edilen 437,56TL tebligat ve posta gideri ile 1.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.937,56TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, e-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 215,00TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 27/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."