İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı karşı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı .... Şti.'den olan alacağını tüm şifahi taleplerine rağmen tahsil edememesi neticesinde, Bursa 15.İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı do…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1914 KARAR NO:2026/327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/09/2022 NUMARASI:2017/28 Esas - 2022/841 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı karşı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı .... Şti.'den olan alacağını tüm şifahi taleplerine rağmen tahsil edememesi neticesinde, Bursa 15.İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalı şirket tarafından sunulan "yetkiye, borca, faize ve borcun tüm fer” ilerine" ilişkin itirazları neticesinde, iş bu takibin yetki yönünden durdurulduğundan, İlgili icra takip dosyasının yetkili Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini,Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile icra takip dosyasının esas kaydı yapıldığını, davalı şirketin Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına sunmuş olduğu 06.10.2016 havale tarihli borca ve borcun fer” ilerine ilişkin itiraz dilekçesi neticesi takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı ile davalı şirket arasında, ısıl işlem uygulamalarına ilişkin 2014 yılından bu yana cari hesap şeklinde yürüyen bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, icra takip dosyasına konu cari hesap ekstresinin tarihinin 18.08.2016 olduğunu, İcra takibinden sonra 22.08.2016 tarihinde davacı şirketin hesabına havale ile 7.679,91 TL ödeme yapıldığını, Davalı şirket tarafından icra takibinden sonra yapılan ödemelerin taraflar arasındaki cari hesaptan düşüldüğü ve kalan 12.202,99 TL üzerinden dava, davalı tarafından yapılan ödemelerin düşülerek itirazın iptali davası ikame edilmesi gerektiğinin Yargıtay'ın açık kabulü ve uygulaması gereği olduğunu, Davalı şirketin, icra dosyasına sunduğu 06.10.2016 tarihli borca itiraz dilekçesinde davacı şirkete takipte belirtilen nedenle borçlarının bulunmadığını aksine Bakırköy ... Noterliği kanalıyla keşide ettikleri ... yevmiye sayılı ihtarnamede belirttikleri 19.960,00 Euro alacaklı olduklarını belirttiğini,Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki çerçevesinde 21.03.2016 tarih, ... no.lu, 28.03.2016 tarih, ... no.lu,04.04.2016 tarih, ... no.lu faturalar ile davacı şirket tarafından gerçekleştirilen ısıl işlemin ayıptan ari olduğu, bu husus bir yana davacı şirketin edimini teslim tarihine göre ayıp hususundaki davalı şirketin ihbarının, muayene ve ihbar sürelerine de uygun düşmediğini, Bursa ... Noterliğinin 31.08.2016 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarname ile davalı şirkete ihtarda bulunulduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; Madde 474- “İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.” Şeklinde olduğunu, Davalı şirketin ayıp ihbarında bulunmak için davacı şirkete Bakırköy ...Noterliği kanalıyla gönderdiği ihtarnamenin tarihinin 25 Ağustos 2016 olduğunu,Davalı şirketin ayıp ihbarında bulunduğu malların tesliminden yaklaşık olarak beş ay geçtiğini, davalı şirketin her ne kadar ayıp iddiası mesnetsiz olsa da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki süreye de riayet etmediğini, Ayrıca davalı şirketin Bakırköy ... Noterliği kanalıyla gönderdiği ihtarnamede davacı şirket tarafından ihraç ve sevk edilen paletlerin bedeli olan 11.610,00 Euro için iade faturası ve buna ilave olarak da 8.350,00 Euro reklamasyon kesildiği belirtilmişse de; Davacı şirkete bu ihtarname ekinde herhangi bir fatura gönderilmediğini, davalının, iade faturalarına konu emtia ile ilgili müşterilerinden geldiğini beyan ettiği ürün iadelerini de davacıya belgelemediğini, Davalı Şirket tarafından İcra dosyasına itirazda bulunulduktan sonra davacı şirkete gönderilen numune üzerinde davacı şirket tarafından ... Vakfı'nda radyografi testi yaptırıldığını, bu raporda hata olarak davalı şirketin kendisinin ürettiği veyahut başka bir şirketten temin ettiği parçanın hatalı dökümü sonucu içinde oluşan gaz boşlukları olduğunun tespit edildiğini davacı şirketçe yapılan mikrovickers ölçümünde ise aslında parçaların sertliğinin uygun olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketçe aslında gerekli ve doğru işlem yapılmış olmasına rağmen; davalı şirketin kendisinin ürettiği veyahut başka bir şirketten temin ettiği, üzerinde ısıl işlem uygulanan parçanın hatalı dökümü sonucu içinde oluşan gaz boşlukları nedeniyle malzemenin sertliği hem ölçüm sırasında düşük geldiğini hem de hızlı aşınmaya neden olduğunu, davalı şirketin ayıp iddiasını her ne kadar davacı şirkete yöneltmiş olsa da; esas ayıp tamamen davacı şirketin ısıl işlemi uygulamadan önceki bir zaman diliminde gerçekleştiğini, davalı şirketin kendi ürettiği veya başka bir şirket vasıtası ile temin ettiği parçanın hatalı dökümü nedeniyle gerçekleştiğini, davacı şirketin kendi edimini ayıpsız bir şekilde layıkıyla yerine getirdiğini, Sonuç olarak; İzah edilen sebeplerle Davalı şirketin, Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, İtirazlında haksız olan davalının %20 oranından az olmamak üzere tazminat ödemeye mahküm edilmesine,Yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı ve Karşı Davacı Vekili Dilekçesinde Özetle; Davalı şirketin, her türlü ..., Çelik, Sfero ve Pikten Mamül döküm parçalarının alım-satımı, imalatı, ihracatı ve ithalatı, her nevi döküm kalıp modelleri, makineleri, makine yedek parçalarını imal etmek, imal ettirmek, alım-satımı, ithalat ve ihracatı ile iştigal ettiğini, davalı şirket ile davacı şirket arasında cari hesap ilişkisi içerisinde yürütülen ticari ilişkide yurtdışı firmalardan alınan siparişlere göre davalı şirket tarafından ihracatı yapılan muhtelif türbün paletlerinin istenilen teknik özelliklere göre sertleştirme ısıl işlemini yaparak sertlik raporlarını davalı şirkete teslim etmek üzere muhtelif işlemler yaptırıldığını, 21.03.2016 tarih ve ... no.lu - 28.03.2016 tarih ve ... no.lu ve 04.04.2016 tarih ...no-lu faturalar ile paletler sertleştirmeleri yapılıp davacı şirketçe teslim edilmiş olan parçalarda davalı şirketin tedarikçisi olduğu ... firmasına ihraç edildiğini, Ancak ... firması tarafından söz konusu parçaların teknik standartlara uygun olmadığı ve farklı sertliklere sahip olması nedeniyle erken aşınmaya yol açtığı, parçaların kullanıldıkları makinelerin durmasına sebebiyet verdiği, kendi müşterilerinden çok sayıda şikâyet aldıkları, bu durumun hem müşteri kaybına sebebiyet verdiği hem de ticari itibarlarını zedelediğinin belirtildiğini, Bu nedenle davacı şirketten kaynaklı ayıplı imalat nedeniyle davalı şirkete ihraç ve sevk edilen paletlerin bedeli olan 11.610,00 Euro için ödeme yapılmayarak iade faturası tanzim edildiği gibi ve buna ilave olarak da 8.350,00 Euro reklamasyon (ceza) uygulandığını, Ayrıca davalı şirketin tedarikçisi olduğu ... firmasının davalı şirkete yöneltmiş olduğu şikâyetlerden de anlaşılacağı üzere mevcut ayıp davacı şirketin gerçekleştirmiş olduğu hatalı sertleştirmeden kaynaklandığını, davacı şirketin söz konusu hatalı ısıl işlemleri nedeniyle davalı şirketin maddi zarara uğradığı gibi ticari itibarının da önemli derecede zedelendiğini, Tüm bu nedenlerle Bakırköy ...Noterliği 25.08.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek davalı şirketin uğratıldığı zararın ödenmesi talep edilmişse de davacının söz konusu bedeli ödemekten imtina ettiğini, davalı şirketin, davacı şirkete söz konusu hatalı ürünler dışındaki borcunu tamamen ödediğini, haklı olarak talep edilen bedelin cari hesaptan mahsubu ile bakiye alacağın davalı şirkete ödenmesi gerekirken davacı şirket tarafından Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasından 18.08.2016 tarihinde haksız ve mesnetsiz olarak ilamsız takip yapıldığını ve davalı tarafından da borca, faize ve her türlü ferilerine itirazda bulunulduğu ve takibin durdurulduğunu, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiş, Karsı Dava Hakkında; Yukarıda da arz edildiği gibi 21.03.2016 tarih ve ... no.lu - 28.03.2016 tarih ve ... no.lu ve 04.04.2016 tarih ...no-lu faturalar ile paletler sertleştirmeleri yapılıp davacı şirketçe teslim edilmiş olup parçalarda davalı şirketin tedarikçisi olduğu ... firmasına ihraç, Ancak ... firması tarafından söz konusu parçaların teknik standartlara uygun olmadığı ve farklı sertliklere sahip olması nedeniyle erken aşınmaya yol açtığı, parçaların kullanıldıkları makinelerin durmasına sebebiyet verdiği, kendi müşterilerinden çok sayıda şikâyet aldıkları, bu durumun hem müşteri kaybına sebebiyet verdiği hem de ticari itibarlarını zedelediğinin belirtildiğini, bu nedenle davacı şirketten kaynaklı ayıplı imalat nedeniyle davalı şirkete ihraç ve sevk edilen paletlerin bedeli olan 11.610,00 Euro için ödeme yapılmayarak iade faturası tanzim edildiği gibi, buna ilave olarak da 8.350,00 Euro reklamasyon(ceza) uygulandığını, bu nedenlerle; davacının davasının reddine, talep edilen alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karşı davası olan ve fazlaya ilişkin hakları saklı bulunduğu 19.960,00 Euro'nun yasal faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti ile tahsiline karar verilmesine, takas ve mahsup definin nazara alınmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Asıl dava yönünden;Davacı (karşı davalı) şirket ile davalı (karşı davacı) şirket arasında cari hesap ilişkisi içerisinde yürütülen ticari ilişkide yurtdışı firmalardan alınan siparişlere göre davalı (karşı davacı) firmaca ihracatı yapılan paletlerin istenilen teknik özelliklere göre sertleştirilmesi için davacı (karşı davalı) firmaya ısıl işlem yaptırılarak, davalı (karşı davacı) şirketin tedarikçisi oldugu firmasına ihraç edilmesine dair ticari ilişki bulunduğu, mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde incelemesine karar verilmiş olup yapılan inceleme sonucu alınan ve mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporunda, tarafların usulüne uygun olarak tutulan defterlerine göre davacının (karşı davalı), davalıdan (karşı davacı) 12.202,99-TL alacaklı olduğu, davalı (karşı davacı) tarafça da bu miktarın kabul edildiği, bu haliyle davacının (karşı davalı) talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca faturaya dayalı alacağın likit olması karşısında davacı (karşı davalı) lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi uygun görülmüş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Karşı dava yönünden;Davacı (karşı davalı) tarafından düzenlenen 21.06.2016 tarih ... nolu, 28.03.2016 tarih ... nolu, 04.04.2016 tarih ...nolu faturalar içeriği yapılan ısıl işlem sebebi ile 01.12.2015, 22.01.2016, 16.02.2016 ve 30.03.2016 tarihlerinde yapılan ihracatlardaki ürünlerin ayıplı olduğu iddiasında, fatura tarihleri sonra olsa taraflar arasında 2014 yılından itibaren cari hesap şeklinde yürüyen ticari bir ilişki bulunduğu, taraflarca farklı tarih ve miktarlar için fatura düzenlendiği, tarafların arasındaki ticari ilişkiye konu ürünlerin standart ürün olduğu, ürünlerin birbirinden ayırıcı özellikleri olmadığı ve rapor içeriğinden tespit edilen ürünlerdeki sertleşmenin yeteri kadar olmadığının fiziki muayene ile tespit edilemeyeceği, her iki tarafın ve bilirkişilerin bu hususu laboratuvar incelemesi ile tespit edebildiğinden bahsi geçen ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp olduğu ve ayıp ihbarının 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde yapıldığı, döküm safhasında oluşan gaz boşluklarının ürünlerin sağlamlığını etkilemediği, ışıl işlemin yeterince uygulanmamasından yeterli sertliğin oluşmadığı, davalı (karşı davacı) tarafından yurtdışına ihraç edilen palet sertleşmelerinin ayıplı olması sebebi ile ihraç edilen mallar için 11.610,00 Euro iade bedeli ve 8.350,00 Euro reklamasyon bedeli olmak üzere 19.960,00 Euro bedel zarara uğradığını bu bedele hükmedilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından, karşı davanın kabulüne dair verilen karar hatalı tespit ve değerlendirmeler neticesinde verildiğini, ispat yükü üzerinde olan karşı davacı tarafın, davasını ispat edemediğini, karşı davacı tarafça süresi içerisinde ayıp ihbarı yapılmadığını, bir ürünün teslim dahi edilmeden ve hatta tesliminden 2 ay önce üründeki ayıp sebebiyle iade fatura kesilebilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece, uyuşmazlığa konu ürün olup olmadığı belli olmayan bir ürün üzerinde yapılan inceleme ile sonuca gidildiğini, karşı davacının, ayıp iddiasını davacı şirkete yönelttiğini, ancak asıl ayıp sebebinin ısıl işlem uygulaması yapılmadan önce gerçekleşmiş olduğunu ve ürüne ilişkin hatalı şekilde yapılan döküm olduğunun sabit olduğunu, davacı şirket tarafından düzenlenen fatura ve sevk irsaliyeleri ile karşı davacı müşterisi tarafından düzenlenen iade faturası tarihleri karşılaştırıldığında karşı davacı tarafça, karşı davada ihraç edildiği ve iade edildiği ileri sürülen ürünlerin davacı şirket tarafından işleme tabi tutulan ürünler olmasının zaten mümkün olmadığını, 21/03/2016 tarihinde teslim edilen ürün iadesinin 28/01/2016 tarihinde gerçekleşmesinin mümkün olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince karşı dava yönünden verilen kararın kaldırılmasını ve karşı davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Asıl dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ayıplı teslim edilen eserin satışı yapılan 3. Kişi tarafından iadesi nedeniyle 3. Kişiden tahsil edilemeyen satış bedeli ile 3. kişinin eser sahibinden talep ettiği ceza (reklamasyon) bedelinin yükleniciden tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiş, davacı/karşı davalı vekili tarafından karşı davanın kabulüne ilişkin hüküm yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; eserin ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı, davanın ispat edilip edilmediği noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile " cari hesap ekstresi" borcun sebebi gösterilerek 19.882,90 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça takipten sonra davadan önce 7.679,91 TL tahsilat yapıldığı beyan edilerek 12.202,99 TL dava değeri üzerinden itirazın iptaline ilişkin işbu davanın açıldığı görülmektedir.Davacı; davalının gönderdiği malzeme üzerinde kendilerince "ısıl işlem" yapılarak sertleştirme işleminden kaynaklı açık hesap alacağı bulunduğu ve ödenmediği iddiasındadır. Davalı-karşı davacı; kendisi tarafından temin edilen malzeme üzerinde davacının ısıl işlem yaparak sertleştirme işlemi yaptığını, davacının takibine konu ettiği 3 adet faturasına dayanak yaptığı işlemlerin bedeli dışında açık hesabın tamamen ödendiğini, bu üç faturaya konu malzemenin kendilerine teslim edildikten sonra Almanya'da yerleşik .... Firmasına satışını yaptıklarını, ... firmasınca malzemelerin ayıplı olduğu, teknik şartları sağlamadığı gerekçesiyle iade faturası düzenlendiğini, ... firmasınca kendilerine 8.350,00 EUR ceza uygulandığını, ayrıca satış bedeli olan 11.610,00 Euronun ödenmediğini savunarak, kendilerine toplam 19.960,00 Euro zararlarının ödenmesi gerektiğini, haklı olarak talep ettikleri bu bedelin cari hesaptan mahsubu ile bakiye alacağın davalı şirkete ödenmesi gerektiğini belirterek asıl davanın reddini karşı davanın kabulüne talep etmiştir. Davacı karşı davalı; ayıbın kendi işlemlerinden değil kendilerine teslim edilen malzemeden kaynaklı olabileceğini, kendilerinin hatasız olarak " soğuk iş sertleşmesi" işlemini yaptıklarını, ayıplı olduğu iddia edilen malzemenin davalı tarafa 21/03/2016, 28/03/2016 ve 04/04/2016 tarihinde teslim edildiğini, davalının 5 ay sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, ayıp ihbarının TTK 23 ve TBK 223 gereği süresinde yapılmadığını savunmuştur. Asıl dava yönünden verilen hükme karşı bir istinaf talebi bulunmadığından istinaf incelemesi karşı davaya yönelik sebeplere hasren yapılmıştır.6098 sayılı TBK'nun 474. Maddesi İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.Madde 475- Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.Madde 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.Madde 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar' düzenlemelerini içermektedir. Eser sözleşmeleri yönünden yasada ayıbın tanımına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Öğretide; Eserin, sözleşme gereği sahip olması gereken niteliklere haiz olmaması veya önceden kararlaştırılmamış olsa dahi dürüstlük kuralına uygun olarak kendisinden beklenen faydayı kısmen de olsa gerçekleştirmeye elverişsiz olması halinde eser, ayıplı kabul edilir. ( Öz, Dönme, s. 92. Eren, Borçlar Özel, s. 634; Fahrettin Aral, Türk Borçlar Hukukunda Kötü İfa,Ankara, Yetkin Yayınları, 2011, s. 112;) Yargıtay’ın Eser sözleşmelerinin temyizen incelemesini yapan 15. Hukuk Dairesince; “Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile işsahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır.” şeklinde tanımlamıştır (Yargıtay 15. HD, T. 20.12.2017, E. 2016/2999, K. 2017/4504.Davalı şirket tarafından ihracatı yapılan muhtelif türbün paletlerinin istenilen teknik özelliklere göre sertleştirme ısıl işleminin davacı tarafından yapıldığı, bunun karşılığı davacı tarafından davalıya dava konusu 3 adet fatura tanzim edildiği uyuşmazlık konusu değildir.Karşı davanın konusu sadece davalı karşı davacının teslim alıp yurt dışına gönderdiğini ve kendisine ayıp nedeniyle iade edildiğini iddia ettiği bu 3 adet fatura konusu ürünlere ilişkindir.Taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu ürünler üzerinde herhangi ayırıcı bir işaret, numara bulunmamaktadır.Davalı karşı davacının 07/04/2017 tarihli cevaba cevap dilekçesinde" Almanya'daki alıcı firmasının 21/04/2016 tarihinde kendilerine gönderdiği email ile; satıma konu paletlerde ayıp olduğu hususunu bildirildiğini, kendilerinin de davacaya telefon ile aynı gün durumu bildirdiklerini ve email ile gelen ayıplı ürüne ilişkin fotoğraflardan 3 tanesini davacı-karşı davalıya bildirdiklerini beyan etmiş, dilekçesine 21/04/2016 tarihli email çıktısını eklemiştir. Ayrıca bu sorun ortaya çıktığında müvekkilinin stoklarında 2000 adet civarında palet bulunduğunu, 25/05/2016 tarihinde bir adet sertlik ölçme cihazı alınarak stoklardaki tüm paletlerin sertliklerin kontrolünün yapıldığını, paletlerin %8-10'unda sertliklerin düşük olduğunu saptadıklarını beyan etmiştir.Dosyaya kazandırılan Metalurji Yüksek Mühendisi Prof Dr. ... ve Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından hazırlanan raporda " Dava konusu paletlerin kimyasal açıdan yüksek kromlu beyaz dökme ... oldukları, döküm sonrası malzemede normal seviyelerde gaz boşlukları olduğu ancak bunun malzemeden beklenen özellikleri etkilemediği, davaci/karşi davalı .... A.Ş. firmasının ... merkezine yaptırdığı ve dava dosyasında kopyası olan 25.10.2015 tarihli raporda gaz boşluğu seviyenin (level 1) olarak bulunmasının da bu tespiti doğruladığı, (seviyeler level 1 den 5'e kadardır) İlk ısıl işlemde paletlerin 50+/-5 ve 60+/-5 HRC sertlik aralığında su aldığı, 50 +/-5 HRC sertlik aralığındaki numunelerde sertliği (mukavemeti) sağlayan rozetsi yapıdaki sementit fazının tam oluşmadığı, 50 +/-5 HRC sertlik aralığındaki numunelere yeniden ısıl işlem yapıldığında mukavemeti sağlayan rozetsi yapıdaki sementit fazının tam oluşarak uniform olarak dağıldığı ve malzemenin yeniden sertlik kazandığı saptanmıştır. Dava konusu paletlerin döküm yolu ile imalinde ayıplı bir duruma rastlanmamıştır.Görülen gaz boşlukları (pin hole) her normal dökümde rastlanacak ve mekanik performansı etkilemeyecek seviyelerdedir. ... firması tarafından refüze edilen emtiadaki düşük sertlik ilk ısıl işlemdeki özensizlikten kaynaklanmaktadır. Nitekim 53 HCR sertlikteki örneğin ikinci ısıl işlemde 64 HRC ye kadar su alması ve mikro yapısının istenen özelliklere gelmesi ulaşılan tespitlerin ve kanaatin ispatı" olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.Dosyaya kazandırılan SMMM ..., Seramik Mühendisi ..., Nitelikli hesaplama uzmanı ... tarafından sunulan 13/06/2022 tarihli raporunda; 'Dosya üzerinde yapılan inceleme üzerine; dava konusu imalat ürünlerinin standart ürünler olduğu, ürünlerin bir birinden ayırıcı özellikleri olmadığı,davalı- karşı davacı beyanına göre bu ürünlere uygulanan ısıl işlem hizmetinin davacı karşı davalıdan aldığı, başka firmadan bu hizmetin alınmadığı, yapılan testlerde döküm safhasında oluşan gaz boşluklarının ürünlerin sağlamlığını etkilemediği, ısıl işlemin yeterince uygulanmasından yeterli sertliğin oluşmadığı kanaatine varılmıştır.' görüşü bildirilerek raporun sonuç kısmında;Davalı-karşı davacının dilekçesinde belirttiği davacı-karşı davalının düzenlediği 21.06.2016 tarih ... nolu, 28.03.2016 tarih ... nolu, 04.04.2016 tarih ...nolu faturalar içeriği yapılan ısıl işlem sebebi ile 01.12.2015 , 22.01.2016, 16.02.2016 ve 30.03.2016 tarihlerinde yapılan ihracatlardaki ürünlerin ayıplı olduğu iddiasında fatura tarihlerinin sonra olması sebebi ile maddi imkansızlık olduğu, bahsi geçen ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp olduğu ve ayıp ihbarının 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde yapıldığı, Davalı karşı davacının ısıl işlem sertleştirme hizmetini sadece davacı-karşı davalıdan aldığı beyanına göre ve rapor içeriğinden tespit edildi ürünlerdeki sertleşmenin yeteri kadar olmadığının fiziki muayene ile tespit edilemeyeceği, her iki tarafın ve bilirkişilerin bu hususu laboratuvar incelemesi ile tespit edebildiği, bu itibarla ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı-karşı davalının talep ettiği 12.202,99 TL'nin kabul edilebileceği, davalı- karşı davacının talep ettiği iade ve reklamasyon bedeli 19.960,00 EURO nun dava konusu ürünlerdeki yetersiz sertleşmeden kaynaklandığı, davacı alacağı olarak kabul edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı"bildirilmiştir.Her ne kadar bu raporda ayıbın ihbarı konusu Eser sözleşmesi düzenlemelerine göre değil satım sözleşmesi düzenlemelerine göre değerlendirilmiş ise de hukuki vasıflandırma hakime ait olup ürünün ayıplı olduğu ve ayıbın gizli nitelikte olduğu yönündeki bahsi geçen iki raporun birbirini doğrular mahiyette olduğu anlaşılmaktadır.Dosyaya kazandırılan Metalurji Yüksek Mühendisi Prof Dr. ... ve Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından sunulan raporun bilimsel verilere dayandığı, denetime elverişli olduğu, incelemeye sunulan numune üzerinde yapılan incelemede sonucu ürünlerin labaratuvar ortamında yapılan teknik inceleme ile belirlenebilen gizli ayıplı olduğu her iki rapor verileri ile sabittir.Bu durumda davalı karşı davacının ürünleri gizli ayıbının kendisine müşterisi tarafından haber verildiği 21/04/2016 tarihi itibarıyla öğrendiği, aynı gün davacı karşı davalıya email yolu ile durumu ihbar ettiği, bilahare taraflar arasında ayıplı ürünler konusunda işlemler yapıldığı anlaşılmakla ayıbın TBK 474 ve 477 hükümlerince uygun bir süre içinde ve gecikmeksizin yükleniciye bildirdiğinin kabulü gerekir.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.Davacı-karşı davalı inceleme yapılan ürünlerin davalı-karşı davacıya kendilerince işlem yapılan ürünler olduğunun ispatı gerektiğini, bu ürünlerde ayırıcı bir işaret bulunmadığnın kendi yaptıkları işlemlerde ayıp bulunmadığını savunmaktadır.Mahkemece taraflara ayıplı olduğu iddia edilen ürünler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi için numuneler hakkında beyanda bulunulması için verilen süre içinde davalı karşı davacı tarafça 19/11/2018 tarihli beyan dilekçesinde " dilekçesi ekinde 2 ayrı liste sunularak 2. Liste deki ayıplı malların yurt dışına ihraç edilen ayıplı mallar olduğunu, bu mallar hakkında Almanya'daki müşterisince iade faturası düzenlendiğini, ancak bu mallar yeniden yapılması mümkün olmadığından gümrük ve nakliye ödememek için bulunduğu yerde hurdaya verildiğini beyan etmiş listede belirttiği malların toplam bedelini 11.610 Eruo olduğu ve ... tarafından firmamıza kesilen rerklamayon bedeli 8.350 Euro toplam 19.960,00 euro oluğu" şeklinde beyanda bulunmuştur. Aynı dilekçe ekinde sunulan ek 1 de ise " sayın ...bey, aşağıda miktarları yazılı Istaş bodyicote tarafındın sertleştirilen fakat sertlikleri uygun olmadığı için stoklarımızda bulunan palet listesi bilgilerinize sunulur.Girişinden sonra 3 ayrı cinste toplam 116 adet palet bulunduğu beyan edilmiştir.Bu durumda davalı-karşı davacının dava konusu ettiği ve yurt dışına satışını yaptığı ürünlerin elinde bulunmadığı, bu ürünlerin yurt dışından kendisine iade edildiğine dair taşıma senedi, gümrük belgesi gibi bir belgenin sunulmadığı anlaşılmaktadır. Kendi beyanı ile gümrük ve nakliye masrafından kaçınmak için yurt dışında hurdaya ayrıldığı beyan edilen ürünlerin incelemeye sunulduğunu ispat yükü davalı-karşı davacıdadır. Bu hususta sunulan bir belge olmadığına göre bilirkişi incelemesine sunulan ürünlerin davalı-karşı davacı elinde olduğu beyan edilen ve uyuşmazlık konusu olmayan ancak taraflar arasındaki ticari ilişki süresince ve davacı-karşı davalı tarafından işlem yapılıp davalı-karşı davacıya teslim edilen benzer başka ürünler olduğu, ayıplı olduğu iddia edilen dava konusu ürünler üzerinde ise herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı bayanı ile kendi storlarında bulunan 2.000 adet üründen %8-10'unda ayıp olduğunu tespit ettikleri beyanının kabul edilmesi halinde dahi yurt dışına satışı yapılan ürünlerin %8-10'unda ayıp bulunduğu ihtimalinden bahsedilebilir. Almanya'da bulunan davalının müşterisi... firmanın ürünlerin ayıplı olduğuna ve hurdaya verildiğine dair davalı karşı davacıya gönderdiği iade faturaları, ayıplı ürünlere ait olduğu iddia edilen email yolu ile gönderilen fotoğraflar ve beyanları dışında herhangi bir teknik inceleme, belge ve delil dosyaya ibraz edilmiş değildir. Yine iade faturaları dışında 8.350, 00 Euro tutarındaki ceza (reklamasyon) talebine dayanak hiçbir belge de sunulmuş değildir. Ayrıca İade faturalar 28/01/2016, 26/02/2016, 04/04/2016, 21/04/2016 tarihlerini taşımaktadır.Buna karşılık uyuşmazlık konusu mallar ise davalı-karşı davacıya iade fatura tarihlerinden sonra 21/03/2016, 26/03/2016 ve 04/04/2016 tarihli faturalar ile teslim edildiği anlaşılmakla ayıplı oluğu iddia edilen mala ilişkin faturalar ile iade faturalarının uyuşmadığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda eser sözleşmesinde ayıplı imalat yapıldığı ispatlanmış olmadığından karşı davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne dair verilen karar isabetli görülmemiştir.Karşı dava tarihi 17/02/2017 olup talep edilen 19.960 Euro'nun dava tarihindeki TCMB döviz satış kuru 3.9178 TL olup dava değeri 78.199,28 TL dir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece karşı davanın kabulüne dair karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle karşı davanın reddine, hükümlerin bir bütün olması infazda tereddüt yaratmamak için asıl dava yönünden ilk derece mahkemesince verilen hüküm tekrarı yapılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Asıl Dava Yönünden 1-Davanın KABULÜ İLE; Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 12.202,99 TL asıl alacak bakımından aynı faiz koşulları ile devamına, 2-Asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Asıl davaya yönünden alınması gerekli 840,21 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 208,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 631,81 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 840,21 TL peşin harç olmak üzere toplam 239,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.058,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacının diğer davalı yönünden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-AAÜT gereğince hesap edilen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karşı Dava Yönünden 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 1.361,00 TL harcın mahsubu ile fazlaya dair 629,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı karşı davacıya iadesine, 3-Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı karşı davalı tarafından yapılan bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine, 7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı karşı davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı karşı davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 150,50 TL olmak üzere toplam 371,20 TL yargılama masrafının davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/02/2026