İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin .. ... üreticisi olduğunu, davalının ise ... ... unvanı ile faaliyette bulunduğunu, üretici ve dağıtıcı firmaların garanti kapsamındaki motor yenileme işlemlerini komisyon karşılığında ... markası ile anlaştığı motor yenileme ve rektefiye atölyelerine…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2023/713 KARAR NO: 2026/459 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2022 NUMARASI: 2018/531 Esas - 2022/963 Karar DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Tazminat DAVA TARİHİ : 25/04/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin .. ... üreticisi olduğunu, davalının ise ... ... unvanı ile faaliyette bulunduğunu, üretici ve dağıtıcı firmaların garanti kapsamındaki motor yenileme işlemlerini komisyon karşılığında ... markası ile anlaştığı motor yenileme ve rektefiye atölyelerine yaptırdığını, davalının müvekkiline 19/09/2017 tarihinde "...yakın zamanda bayi teşkilatımıza ürünlerin (...) kullanımını durdurmaları konusunda bir duyuru yapmak zorunda kalmıştır. Gelinen noktada.... 43 üyemizin irtibatta olduğu bine yakın yedek parçacıya ... avukatlarımızın hazırladığı bilgilendirmeleri göndermeye hazırladığının bilgisini sizinle paylaşmak isterim. Aynı şekilde internet ortamında da bilgilendirmelerin düzenli olarak yayınlanması planlanmaktadır. Hukuki yollardan masraflarımızın karşılanması konusunda da ... içerisinde oluşturulan bir komisyon araştırmalarına devam etmektedir. Dilerseniz bir daha geri dönüşü olmayacak bu aksiyonlardan evvel bir araya gelerek durum değerlendirmesi gerçekleştirebiliriz..." şeklinde e-posta gönderdiğini, müvekkili tarafından yapılan araştırmada davalının internette yayınladığı .../06/2017 tarihli ... başlıklı "...Son zamanlarda ... ürettiği ... sıklıkla problemler yaşanmaktadır. Yaşanan problem ...... .... fabrikaya gönderildiğinde düzenlenen rapor yağlama ile ilgi söylenmektedir ve ... hiçbir şekilde yardımcı olmamaktadır! Bundan sonra bütün .... tipleri, ...ve önceki .... fark edilmeksizin, ....marka ...kullanımı için müşteriden imza alınacaktır! ...ve... servislerinden geleni ... marka ...içinde servisten imza Alınacaktır...” şeklinde duyuru yayınladığını, bu şekilde müvekkilinin ürünlerinin kötülenerek 60 yılda oluşturduğu ticari itibarının zedelendiğini, davalının müvekkilinin ürünlerini yedek parça satıcıları nezdinde kötülediğini, bu şekilde müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu belirterek haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet nedeniyle uğranılan şimdilik 500.000-TL maddi ve 50.000-TL manevi zararın tazminine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 18.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinde maddi tazminat talebini 1.304.574,65-TL'ye yükseltmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin ... isimli firmasını kurduğunu ve “...” markası altında, ... konusunda servis hizmeti vermek, yedek parça temin etmek ve bunların montajını yapmak için tasarlanmış bir Franchise Sistemi geliştirdiğini, kendisine ait fikri mülkiyet hakkının ve servis hizmeti sunumuna ilişkin teknik bilgi ve becerinin (.......) kullanımı alanında tam servis hizmeti verecek bir servis noktası paketini franchise alan motor yenileme firmalarına sunduğunu, müvekkilinin Franchise ilişkisi kapsamında franchise alanlara karşı ciddi bir sorumluluk ve yükümlülük altında olduğunu, anılan sözleşme uyarınca franchise alanların oluşturduğu ... Servis Sistemi dahilinde revizyon işlemi ve servis hizmeti verilecek olan her türlü motorun ... Franchise sözleşmesi kapsamında olduğunu, franchise alanların, tamiratlarda arızalı ve düşük kaliteli yedek parça kullanmayacaklarını kabul ve taahhüt ettiklerini, ayrıca madde 7.3'te franchise alanların servis hizmetini, franchise veren tarafından belirlenecek ve zaman zaman güncellenecek bültenlerde yer aldığı şekilde verecekleri konusunda hükme bağlandığını, 2015 yılından itibaren davacının ürünleri ile ilgili şikayetler gelmeye başladığını, bu durumun davacı tarafından 2016 yılından beri bilindiğini, davalının 2017 yılında davacıya e-mail gönderdiğini, ardından bültende yayın yaptığını, yayından bir ay sonra davacının tekzip talebinde bulunduğunu ancak davacının ayıplı motor yataklarını piyasaya sunmaya devam etmesi nedeniyle motor yenileme firmalarının zarara uğradığını, ürünlerin ayıplı olduğunun ..... ASLHM'nin 2015/310 esas sayılı dosyasında ..... Kimya Metalurji Fakültesinden alınan 26.3.2018 tarihli uzman görüşü ile sabit olduğunu, yine davacının da ürünlerinin ayıplı olduğunu ikrar ettiğini, davacının tavrını değiştirmemesi nedeniyle davalının 14.06.2017 tarihinde 43 tane olan kendi franchise alanlarına... ....Problemi başlıklı e-posta gönderdiğini, 3. kişilere e-posta gönderilmediğini, davacının ürünlerine yasak konulmadığını,davacının satışlarının azalmasının nedeninin motor yenileme firmalarının davacının ürünleri nedeniyle yaşadıkları problemden kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafın ... üreticisi olduğu, davalı tarafın ise ... konusunda servis hizmeti vermek, yedek parça temin etmek ve bunların montajını yapmak için Franchise yöntemiyle danışmanlık yaptığı, bilirkişi raporlarından da sabit olduğu üzere davacı tarafın ürettiği bir kısım motor yataklarında üretim hatası olduğu ve gizli ayıplı bulunduğunun tespit edildiği, yine tanık anlatımlarıyla sabit olduğu üzere davalı taraftan franchise alanlara davacı tarafça üretilen ürünlerden kaynaklı müşterilerinden gelen şikayetler bulunduğu, davalı tarafın franchise alanlara karşı sorumluluğu bulunduğundan sadece kendi franchise alanlarına karşı uyarı mahiyetinde e-posta atmasının ve davacı ürünlerini kullanmak isteyen müşterilerden imza alınmasını içeren yazışmanın tavsiye, bilgilendirme ve tedbir mahiyetinde olduğu, davalı tarafın uyarıda bulunmasının davacının kişiliğini, emtiasını, iş mahsulünü, faaliyetini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz beyanlarla kötüleme olarak nitelendirilemeyeceği, davalının bir tür danışmanlık hizmeti veren konumu, müşteri memnuniyeti sağlamak için gerekli ihtimamı göstermekle yükümlü olması ve yaşanabilecek sorunları en aza indirebilmek için davacı ürünlerini kullanmak isteyen müşterilerden imza istenmesine yönelik iç yazışmasının haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; Müvekkili tarafından üretilen ürünlerin ayıplı olmadığının bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporla doğrulandığını, müvekkilinin bilirkişi heyetine son yıllarda ürettiği 2017 yılında en fazla satılan 6 ayrı tip.... teslim ettiğini, davalının ise yalnızca .... ve... ... motorunun orjinal yatakları ile müvekkilinin bu motorlar için 2011 ve 2012 yıllarında ürettiği ....... kodlu ....verdiğini, bilirkişi raporunda farklılıkların ürünü ayıplı kıldığına dair bir sonuca varılmadığını, her motor üreticisinin sahip olduğu teknik bilgisi ve farklı kaplama teknikleri ve karakterleri kullandığını, motor sanayinde teknolojik gelişmelere paralel olarak ürünlerin de yenilendiğini, bu durumun önceki ürünlerin ayıplı olduğu sonucuna yol açmayacağını, davalının sunduğu ... ne şekilde hasarlandığının tespitine olanak bulunmadığını, motor yataklarının ayrı bir patente dayalı olarak üretilmesi nedeniyle müvekkilinin ürettikleri .... orjinalinden farklı olması gerektiğini, bilirkişi raporlarında haksız rekabetin oluştuğunun tespit edildiğini, mahkemenin laboratuvar sonucunu değil sonucu yorumlamaktan ibaret raporu hükme esas alarak karar vermesinin doğru olmadığını, ayrıca davalının müvekkilinin ayrım yapmadan tüm ürünleri kötülediğini, 14/06/2017 tarihinde yayınladığı bültende herhangi bir ayrım yapmadan tüm ürünleri kastedecek şekilde beyanda bulunduğunu, bilirkişiler tarafından da davalının davranışlarının haksız rekabete neden olduğunun tespit edildiğini, bahsi geçen yazıların ... organizasyonu içinde yer alan rektifiyeciler vasıtasıyla umuma açık bir şekilde paylaşıldığını, ayrıca tanık beyanlarına göre davacı ile atölyeler arasındaki ilişkinin francshing değil komisyon sözleşmesi niteliğinde olduğunu, dolayısıyla paylaşımların hizmet standartı oluşturma gayesiyle yapıldığına dair savunmanın yerinde olmadığını, müvekkilinin yıllık 11 milyondan fazla üretim yaptığını, tanıkların beyanlarında geçen şikayet sayısı kıyaslandığında, müşteri şikayetlerinin haksız rekabeti ortadan kaldırmayacağını, davalının kötülemede bulunmasını haklı kılmayacağını, davalının asıl amacının müvekkilinden haksız menfaat temin etmek olduğunu, bahsi geçen bültenin davalının beyanında belirtildiği şekilde 1000'e yakın yedek parçacıya gönderilip gönderilmediğinin irdelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabet nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması şartı aranmamıştır. Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Uyuşmazlık bakımından incelenmesi gereken TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Madde kapsamında kötülemeden bahsedilebilmesi için; ortada başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama bulunması, nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir. Yanlış açıklama, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Gereksiz yere incitici beyan ise, içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır. Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır. Olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecektir. Açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemez. Yanıltıcı açıklamadan kastedilen ise; açıklamanın takdim ediliş tarzının, seçilen sözcüklerin resimlerin veya yapılan karşılaştırmanın hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenim neticesinde açıklama konusunun olduğundan değişik ve olumsuz algılanmasıdır. Gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargılarını ifade etmektedir. Amacın aşılmasıyla birlikte, gerçek dahi olsa açıklamalar gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmektedir. Zira burada gerçek olmasına rağmen, açıklama amacını aşan bir durum ortaya çıktığından bu açıklama gereksiz yere incitici olmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında, gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırının aşılması halinde açıklama, TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir. "Bir açıklamanın yanlış olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, yanıltıcı olup olmadığı veya gereksiz yere incitici olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir" (Yargıtay HGK'nın 2017/2475 esas, 2021/246 karar sayılı, 11.3.2021 tarihli emsal ilamı).Somut olayda; davacının ... üreticisi olduğu, davalının ise “...” markası altında, ... konusunda servis hizmeti vermek, yedek parça temin etmek ve bunların montajını yapmak için tasarladığı Franchise Sistemi kapsamında servis hizmeti sunumuna ilişkin teknik bilgi ve becerinin (know-how) kullanımı alanında tam servis hizmeti verecek bir servis noktası paketini franchise alan motor yenileme firmalarına sunduğu, davalının danışmanlığını yaptığı işletmelerin motor rektefiye işlemlerinde davacı tarafından üretilen motor yataklarını kullandıkları, rektefiye işlemlerinde kullanılan davacının ürettiği bir kısım motor yataklarında sorunlar çıkması üzerine, sorunun davacıya iletildiği, ancak soruna çözüm bulunamadığı anlaşılmaktadır. Devamında ise davalının sözleşme ilişkisi içerisinde bulunduğu motor yenileme atölyelerine 14/06/2017 tarihinde "Bülten - 2017/001" başlığı ile "...son zamanlarda ... ürettiği ... sıklıkla problemler yaşanmaktadır. Yaşanan problem bildiğimiz yatak dökmesidir. Yataklar fabrikaya gönderildiğinde düzenlenen rapor yağlama ile ilgi söylenmektedir ve ... hiçbir şekilde yardımcı olmamaktadır! Bundan sonra bütün motor tipleri, ...ve önceki motorlar fark edilmeksizin, Şahin marka ...kullanımı için müşteriden imza alınacaktır! ...ve... servislerinden geleni ... marka ...içinde servisten imza alınacaktır...” şeklinde yazı göndermiştir. Bunun dışında davalının davacıya gönderdiği e-postada davacı firmadan kaynaklandığı düşünülen arızalara ilişkin durumun düzeltilmemesi halinde 43 üyenin irtibata olduğu yedek parçacılara ve sektörün diğer elemanlarına konu ile ilgili bilgilendirmelerin yapılacağı ifade edilmiştir. Davacı, davalının bu eyleminin kendisi ve ürünleri hakkında kötüleme suretiyle haksız teşkil ettiğini ileri sürmektedir. Uyuşmazlık, davalı tarafından danışmanlığını yaptığı atölyelere gönderilen yazıda, davacının ürettiği motor kol yataklarının motora takılırken müşteriden onay alınması yönündeki talimatından kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için davacının ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespitinden ziyade ürünlerle ilgili teknik sorunların yaşanıp yaşanmadığının, davalının aldığı tedbirin dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Davalı taraf, ... markası altında anlaşma yaptığı motor yenileme atölyelerine, rehberlik ve danışmanlık hizmeti vermekte, karşılığında da yıllık bir ücret almaktadır. Franchising sözleşmesi kapsamında faaliyet gösteren franchise alan firmaların davacı tarafından üretimi yapılan ..... ortaya çıkan sorunları davalıya ilettikleri e-posta içerikleri ile sabittir. Bilirkişi raporlarında davacının ürettiği bir kısım ürünlerde sorun bulunduğu tespit edilmiştir. Yine, .... AŞ'den gelen yazı cevabında davacı firmadan alındığı belirtilen .......) kodlu ürünün, şirket tarafından temin edilen ve doğrudan motor üzerinde gelen orjinal parça ile uyuşmadığının tespit edildiğini, orijinal parçaya göre farklılıkları ve olumsuzlukları fizik laboratuvarında davacı tarafın kullandığı kaplama yatak kalınlığının ve kaplama tipinin farklı olmasından dolayı performansının düşük olduğunun değerlendirildiği bildirilmiştir. Bahsi geçen ürünlerde bir ayıp ya da üretimden kaynaklanan bir hata bulunup bulunmamasından ziyade rektefiye işi yapan servisler nezdinde davacının ürettiği bir kısım ürünler yönünden memnuniyetsizlik bilirkişi raporları ve dosyaya sunulan e-posta ve müzekkere cevapları ile sabittir. Davalının sözleşme ilişkisi çerçevesinde kendi danışmanlık sistemi içerisinde yer alan motor atölyelerine konu ile ilgili yazı göndermesi sözleşmesel yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır. Aracın motor aksamında yer alan parçadaki sorunun çözülmesi, bu hususta gerekli tedbirleri alması danışmanlık hizmeti verdiği sözleşme gereğidir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kol yataklarındaki dökülmenin erken teşhis edilmemesi durumunda daha yüksek maliyetli onarımlara yol açacağı dikkate alındığında davalının sırf davacıya zarar vermek amacıyla hareket ettiğinden söz edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki davalı, bu firmalara gönderdiği yazıda, davacıya ait ürünlerin hiç kullanılmaması yönünde değil, müşterilerin onayı alınarak kullanılması yönünde talimat vermiştir. Bu yönüyle mevcut durumdan yola çıkılarak ne şekilde hareket edileceğine yönelik iç yazışma niteliğindeki beyanların yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici olduğunun kabulü mümkün değildir. Bahsi geçen yazının 43 üye dışında başka atölyelere ya da yedek parça firmalarına gönderildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı da dikkate alındığında, davalının haksız rekabete neden olan bir eylemi bulunmadığından mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 359,80-TL harcın mahsubu ile kalan 372,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.12/03/2026