T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/324 KARAR NO:2026/371 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/937 ARA KARAR TARİHİ:22/01/2026 TALEP:Konkordato KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Konkordato talep edenler vekili 07.01.2026 tarihli talep dilekçesinde; konkordat…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/324 KARAR NO:2026/371 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/937 ARA KARAR TARİHİ:22/01/2026 TALEP:Konkordato KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Konkordato talep edenler vekili 07.01.2026 tarihli talep dilekçesinde; konkordato başvurusundan sonra başlatılan İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... ve ... sayılı takiplerin iptaline ve takipler kapsamında uygulanan hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2026 tarihli ara kararı ile, geçici mühlet kararının verildiği tarihten önce başlatılıp uygulanmış olması gerekçesiyle İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... ve İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı takipleri kapsamında uygulanan hacizlerin kaldırılması ve takiplerin iptal edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde; konkordato talep tarihinin 17.10.2025 olduğunu mahkemece verilen yetkisizlik kararı ile bu yetkisizlik kararına karşı yetkisizlik kararı verilmiş olması ve nihayetinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 10.11.2025 tarihli kararı ile mahkemenin yargı yeri olarak belirlenmesi ile yetkisiz Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi ile yapılan yazışmalar nedeniyle nihayetinde tedbir kararına 16.12.2025 tarihinde ulaşılabildiğini, talep tarihinden itibaren ihtiyati tedbir kararına ancak 2 ay sonra ulaşılabilmesinde müvekkiline atfedilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, bu aradaki sürede iki banka tarafından kötü niyetli olarak muaccel olmayan alacaklar ile ilgili ihtiyati haciz kararı alınarak takip başlatıldığını, ilk derece mahkemesi geçici mühlet karar tarihi esas alınacağını ifade etmek suretiyle talebimizin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasını ve ek tedbir taleplerinin kabulünü talep etmiştir.Talep, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordato istemine ilişkindir.Konkordato talep eden şirket tarafından bankalara teminat amacıyla verilen çekler yönünden ihtiyati tedbir talep edilmekle, İlk Derece Mahkemesince istem reddedilmiş ve konkordato talep edenler tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/1 maddesinde; "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir. Yine İİK'nın 7101 sayılı kanun ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287/1 maddesi; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır." 287/son maddesinde; "Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." şeklinde düzenlenmiş,İİK'nın 293. maddesinin gerekçesi ise; "Konkordato hakkındaki kapsamlı kanun yolu denetimi konkordatonun tasdiki aşamasında kabul edilmekte; mühlet aşamasında kanun yolu denetimi sınırlandırılmaktadır. 287 nci maddenin son fıkrası hükmüne göre geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi, 293 üncü maddeye göre de kesin mühlet talebinin kabulü ile kesin mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı da kanun yoluna başvurulamayacaktır. Kesin mühlet talebinin reddi kararlarına karşı ise kural olarak sadece istinaf yolu öngörülmüştür. İstisna olarak mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verdiği hallerde bu kararlara karşı hem istinaf hem de temyiz kanun yollarına başvurulabilmesini öngören 164 üncü madde hükmü uygulanacaktır." şeklinde açıklanmıştır. Bu durumda aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerinden olup 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu, ayrıca 6100 sayılı HMK hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenleme olduğu, gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmaktadır (Aynı yönde Yargıtay 6. HD. 2024/3146 Esas - 2024/4044 Karar, 2024/2558 Esas - 2024/3133 Karar sayılı ilamları). Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.Açıklanan nedenlerle; konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Konkordato talep edenler tarafından yatırılan başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde tarafa iadesine, 3-İstinaf yargılaması için konkordato talep edenler tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın konkordato talep edenler ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince konkordato talep edenler vekiline tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/03/2026