T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1709 Esas KARAR NO : 2025/2109 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2025/107 Esas - 2025/504 Karar KARAR TARİHİ: 17/06/2025 EK KARAR TARİHİ : 11/08/2025 (Ek Karar) DAVA: İstirdat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1709 Esas KARAR NO : 2025/2109 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2025/107 Esas - 2025/504 Karar KARAR TARİHİ: 17/06/2025 EK KARAR TARİHİ : 11/08/2025 (Ek Karar) DAVA: İstirdat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 11.09.2018 tarihinde 300.000,00.-TL tutarlı, 29112778 müşteri ve 1421-... hesap numaralı taşıt kredi sözleşmesi akdedildiğini, kredi borcunu erken kapatmak isteyen müvekkilinin, Ankara 19. Noterliği 24.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; "1421-... numaralı hesaba ait taşıt kredisini 31.10.2019 tarihinde kapatılacağını, erken kapama tutarının yazılı şekilde bildirilmesini, ayrıca bankalardaki genel uygulamanın erken kapama cezasının %2 oranında uygulanması yönünde olduğunu ve bu oranın üzerinde yapılacak erken kapama cezası ödemelerinde bankadan talep ve dava hakkının saklı tutulduğunu, ayrıca bildirilecek tutara ilişkin yapılacak ödemenin ihtirazi kayıtla ödeneceğini" davalıya ihtaren bildirdiğini, bu ihtarnameye cevaben gönderilen 28.10.2019 tarihli yazıda; "Genel Kredi sözleşmesinin erken ödeme/kapamaya dair ilgili maddesi uyarınca 44.285,85 TL erken kapama maliyeti doğduğu, 30.10.2019 tarihi itibari ile kredi kapama tutarının toplam 272.700,81 TL olduğu..."nun beyan edildiğini, müvekkilinin, 30.10.2019 tarihinde bakiye kredi borcu ve bu borca işlemiş faiz olan 228.414,96 TL ile erken kapama maliyeti olan 44.285,85 TL'yi davalı ... Bankası Altınova Şubesi'ne ödeyerek söz konusu taşıt kredi borcunun tamamını vadesinden önce kapattığını, davalı tarafa ödenen 44.285,85.-TL'lik erken kapama maliyetinin haksız ve hukuka aykırı şekilde fazla hesaplandığını (Emsal: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.09.2019 tarih ve 2019/3148 E.- 2019/5109 K.) erken kapama maliyetinin 24.400,77 x %2 = 4.488,00 TL oması gerektiğini, davalıya fazladan ödenen tutarın 4.285,85 - 4.488,00 = 39.797,85 TL olduğunu, iadesi talep edilen tutarın bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek olması nedeni ile şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 30.10.2019 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Kredi Sözleşmesinin “X-Diğer Hükümler” başlığı altında "3.Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hukuk" kenar başlıklı maddesindeki “yetki” ile ilgili düzenleme gereğince, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, böylece tacir olan davacı ile müvekkili banka arasında yetki sözleşmesi imzalandığını, HMK.nun 17.maddesi gereğince dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, erken kapama maliyetinin davacıya yansıtılmasının mevcut yasal düzenlemelere, bankacılık ve ticari teamüllere uygun olduğunu, sözleşmesinin 11. maddesinde de erken kapama ücretinin açıkça belirtildiğini, davacıdan, merkez bankası tebliği uyarınca erken kapama ücreti tahsil edildiğini, bu durumun emsal Yargıtay kararlarına da uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/06/2025 tarih ve 2025/107 Esas - 2025/504 Karar sayılı kararında;".......Sektör araştırması yapıldığında erken kapama komisyonun; ... Bankası'nda %2, ...'ta %6, ...'ta %2, ...'ta %8, ...'ta %3, ...'ta %2, ... Bankası'nda %4, ... Bankasında %2, ...'ta %4, ...ta %5, ...ta %5, ... Bank'ta %4, ... ...'ta%5, ...'da %5 olduğu bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Bu 14 bankanın ortalaması alındığında %4,07 rakamı bulunmaktadır. Bu çözüm yolu mahkememizce de uygun ve hakkaniyetli kabul edilerek erken kapama ücretinin bu oran üzerinden alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacı vekili % 2 oranının geçilemeyeceğini ısrarla iddia etmekte ise de alınan ek-raporda da işaret edildiği üzere dilekçesinde bahsettiği tebliğden önce kredi kapatılmış durumdadır. Diğer bir anlatımla kredinin kapatıldığı 30/10/2019 tarihinde söz konusu ve 01/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ henüz yürürlükte değildir. Ödeme tarihinde yürürlükte olmayan bir hukuk kuralı olayın çözümünde kullanılamaz. Açıklanan nedenlerle bilirkişinin kök raporuna itibar edilerek davalı bankanın talep edebileceği erken kapama ücretinin 224.400,00.-TL ana para üzerinden %4,07 oranı dikkate alındğında 9.133,08.-TL olabileceği, bu miktarın üzerinden hesaplanan gider vergisi 456,65.-TL eklendiğinde toplam 9.589,73-TL erken kapama ücreti talep edilmesi gerekirken %18.80 oranı üzerinden 42.177,00.-TL erken kapama ücreti ile 2.108,85-TL gider vergisi olmak üzere toplam 44.285,85-TL tahsil edildiği, bu nedenle davacının (dava belirsiz alacak davası olarak kabul edildiğinden) dava tarihinden (davalı temerrüde düşürülmediğinden) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 33.043,92-TL tutarında fazla ve haksız tahsil edilen erken kapama ücreti talep edebileceği kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının KABULÜNE, Dava tarihi olan 24/12/2019 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte 33.043,92.-TL fazla tahsil edilen erken (kredi) kapama ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ 11/08/2025 TARİH VE 2025/107 ESAS - 2025/504 KARAR SAYILI EK KARARI İLE;"...1-Mahkememizden verilen 2025/107 esas, 2025/504 karar sayılı, 17.06.2025 tarihli kararın kesin karar olması nedeniyle davalı vekilinin İSTİNAF TALEBİNİN REDDİNE," karar verilmiş ve ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili ek karara ilişkin istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin karar tarihi olan 17/06/2025 tarihinden evvel 04/06/2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik uyarınca istinaf kanun yoluna başvuru sırasında, karar tarihi değil, dava tarihindeki parasal sınır esas alınması gerekirken, yerel mahkeme ilamında sehven karar tarihinde parasal sınır esas alınarak hüküm kısmına kesin yazıldığını, somut olayda dava tarihinin 24/12/2019 olduğunu, dava tarihi itibari ile istinaf kanun yoluna başvuru parasal sınırının 4.400 TL olduğunu, karara konu miktar 33.043,92 TL olduğundan ve 4 Haziran 2025 tarihlinde yürülüğe giren değişiklik uyarınca, istinaf kanun yoluna başvuru bakımından parasal sınırın üzerinde olmasından hareketle anılan yerel mahkeme ilamı "kesin" değil istinafa tabi olduğunu, Yerel mahkeme ilamında, yeniden araştırma yapılmaksızın bir önceki yerel mahkeme safhasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile hüküm kurulduğunu, ancak söz konusu raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, taşıt rehin sözleşmesinin genel kredi sözleşmesine bağlı olarak kullandırılan bir sözleşme olduğunu, bilirkişinin sözleşmeyi yeteri kadar incelemeden raporunu oluşturduğunu, dosyanın heyete tevdii talep edilmişse de taleplerinin kabul edilmediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki son kararlarında merkez bankası tebliği uyarınca yapılması gereken bir ilan varsa yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bankaların bu oranlar üzerinden masraf, komisyon vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması gerektiğine hükmedildiğini, bu kapsamda inceleme yapıldığında müvekkil bankaca ilan edilen masraflar arasında ticari krediler için erken kapama komisyonu konusunda sabit bir oran ilan edilmediğinin görüleceğini, emsal banka uygulama araştırmasının ancak masrafların belirtilen yasal düzenleme uyarınca ilan edilmemiş ise söz konusu olabileceğini, müvekkil bankaca söz konusu yasal düzenleme uyarınca gerekli ilanın yapıldığını, söz konusu ilanlarda ticari kredi nedeniyle erken kapama komisyonu oranı konusunda sabit bir oran belirtilmediğini, müvekkil bankanın kredinin kapatıldığı tarihteki duruma göre yapmış olduğu hesaplamaya göre davacıdan tahsil etmiş olduğu erken kapama komisyonunun tahsilatında hukuka aykırı bir yön bulunmadığının sabit olduğunu, bilirkişilerin dosyada müvekkil banka tarafından TCMB'na yapılan bildirim ile ilgili bir belge olmadığını belirttiklerinden dosyaya ibraz edildiğini, yerel mahkemeden bu konuda TCMB'na müzekkere yazılmasının talep edildiğini, ancak bu taleplerinin dikkate alınmadığını,Müvekkil bankanın erken kapatılan kredi nedeni ile faiz kaybı / maliyetinin diğer banka ortalamaları ile belirlenen "sabit bir oran" ile değerlendirilemeyeceğini, bilirkişi raporunda açıkça müvekkil bankanın davacı ile imzalanan sözleşmenin 15.6. maddesi gereğince davacıdan erken kapanan kredi nedeni ile maliyetini tahsil edebileceğinin isabetli olarak tespit edildiğini, ayrıca sözleşmenin 15.6 maddesinde müvekkil Bankanın erken kapanan kredi nedeniyle uğradığı faiz kaybı ve maliyetinin de davacı tahsil edilebileceğinin düzenlendiğini, kredi kullandırımı ve kapama sonrası kalan vade açısından maliyetler bulunduğu gerçeği karşısında somut olayda olduğu gibi bir erken kapama durumunda beklenen getiriden mahrum kalmanın gerçek maliyet yansımasının tespiti için objektif parametreler ile kalan ortalama vadeye göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkil bankaca da erken kapama maliyeti hesabı, erken kapatılan kredinin vadesi, miktarı, müşteri segmenti, kapanma tarihi, kapama bakiyesi ve kapandığı tarihte geçerli kredi faiz oranları gibi değişkenlik gösteren parametreler esas alınmak sureti ile hesaplandığını, dolayısıyla niteliği itibariyle konut veya tüketici olmayan ticari kredilerde sabit bir oranın esas alınmasının açıkça hatalı olduğunu, raporu bu yönüyle de itiraz ettiklerini, Müvekkil bankanın esasen BK md.80 ve yine davacı ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 15.6. maddesi gereğince kredinin erken ödenmesi nedeniyle herhangi bir indirim yapma zorunluluğu dahi yok iken faiz kaybı olmasına rağmen davacı talebi doğrultusunda işlem yaptığını, bu noktada müvekkil bankanın davacıdan tahsil ettiği tutarın fahiş olmadığını ve kredinin erken kapatılması nedeniyle uğranılan faiz kaybının çok çok altında bir tutar olduğunu, bilirkişiler tarafından tüm bu hususlar değerlendirilmeksizin ve hatalı bir hesaplama ile sabit bir oran belirlenmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişiler ve Yargıtay tarafından erken kapama ücreti tahsil edilmesinin hukuka uygun olduğu tespit edildiğinden davacının dava konusu tutarı geri istemesi mümkün olmadığı gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; yerel mahkemenin karar tarihi olan 17/06/2025 tarihinden evvel 04/06/2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik uyarınca istinaf kanun yoluna başvuru sırasında, karar tarihi değil, dava tarihindeki parasal sınır esas alınması gerekirken, yerel mahkeme ilamında sehven karar tarihinde parasal sınır esas alınarak hüküm kısmına kesin yazıldığını, somut olayda dava tarihinin 24/12/2019 olduğunu, dava tarihi itibari ile istinaf kanun yoluna başvuru parasal sınırının 4.400 TL olduğunu, karara konu miktar 33.043,92 TL olduğundan ve 4 Haziran 2025 tarihlinde yürülüğe giren değişiklik uyarınca, istinaf kanun yoluna başvuru bakımından parasal sınırın üzerinde olmasından hareketle anılan yerel mahkeme ilamı "kesin" değil istinafa tabi olduğunu, Yerel mahkeme ilamında, yeniden araştırma yapılmaksızın bir önceki yerel mahkeme safhasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile hüküm kurulduğunu, ancak söz konusu raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, taşıt rehin sözleşmesinin genel kredi sözleşmesine bağlı olarak kullandırılan bir sözleşme olduğunu, bilirkişinin sözleşmeyi yeteri kadar incelemeden raporunu oluşturduğunu, dosyanın heyete tevdii talep edilmişse de taleplerinin kabul edilmediğini, Hem ek hem de kök bilirkişinin erken kapamaya ilişkin banka oranlarını bankaların web sitelerinden alarak tespit ettiğini belirttiğini, bankalara ticari kredi erken kapama maliyeti konusunda müzekkere yazılmadan, resmi kanaldan elde edilmeyen verilerle rapor hazırlandığını, bu hususa itiraz ettiklerini ancak itirazlarının ilk derece mahkemesince kabul edilmediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki son kararlarında merkez bankası tebliği uyarınca yapılması gereken bir ilan varsa yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bankaların bu oranlar üzerinden masraf, komisyon vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması gerektiğine hükmedildiğini, bu kapsamda inceleme yapıldığında müvekkil bankaca ilan edilen masraflar arasında ticari krediler için erken kapama komisyonu konusunda sabit bir oran ilan edilmediğinin görüleceğini, emsal banka uygulama araştırmasının ancak masrafların belirtilen yasal düzenleme uyarınca ilan edilmemiş ise söz konusu olabileceğini, müvekkil bankaca söz konusu yasal düzenleme uyarınca gerekli ilanın yapıldığını, söz konusu ilanlarda ticari kredi nedeniyle erken kapama komisyonu oranı konusunda sabit bir oran belirtilmediğini, müvekkil bankanın kredinin kapatıldığı tarihteki duruma göre yapmış olduğu hesaplamaya göre davacıdan tahsil etmiş olduğu erken kapama komisyonunun tahsilatında hukuka aykırı bir yön bulunmadığının sabit olduğunu, bilirkişilerin dosyada müvekkil banka tarafından TCMB'na yapılan bildirim ile ilgili bir belge olmadığını belirttiklerinden dosyaya ibraz edildiğini, yerel mahkemeden bu konuda TCMB'na müzekkere yazılmasının talep edildiğini, ancak bu taleplerinin dikkate alınmadığını,Müvekkil bankanın erken kapatılan kredi nedeni ile faiz kaybı / maliyetinin diğer banka ortalamaları ile belirlenen "sabit bir oran" ile değerlendirilemeyeceğini, bilirkişi raporunda açıkça müvekkil bankanın davacı ile imzalanan sözleşmenin 15.6. maddesi gereğince davacıdan erken kapanan kredi nedeni ile maliyetini tahsil edebileceğinin isabetli olarak tespit edildiğini, ayrıca sözleşmenin 15.6 maddesinde müvekkil Bankanın erken kapanan kredi nedeniyle uğradığı faiz kaybı ve maliyetinin de davacı tahsil edilebileceğinin düzenlendiğini, kredi kullandırımı ve kapama sonrası kalan vade açısından maliyetler bulunduğu gerçeği karşısında somut olayda olduğu gibi bir erken kapama durumunda beklenen getiriden mahrum kalmanın gerçek maliyet yansımasının tespiti için objektif parametreler ile kalan ortalama vadeye göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkil bankaca da erken kapama maliyeti hesabı, erken kapatılan kredinin vadesi, miktarı, müşteri segmenti, kapanma tarihi, kapama bakiyesi ve kapandığı tarihte geçerli kredi faiz oranları gibi değişkenlik gösteren parametreler esas alınmak sureti ile hesaplandığını, dolayısıyla niteliği itibariyle konut veya tüketici olmayan ticari kredilerde sabit bir oranın esas alınmasının açıkça hatalı olduğunu, raporu bu yönüyle de itiraz ettiklerini, Müvekkil bankanın esasen BK md.80 ve yine davacı ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 15.6. maddesi gereğince kredinin erken ödenmesi nedeniyle herhangi bir indirim yapma zorunluluğu dahi yok iken faiz kaybı olmasına rağmen davacı talebi doğrultusunda işlem yaptığını, bu noktada müvekkil bankanın davacıdan tahsil ettiği tutarın fahiş olmadığını ve kredinin erken kapatılması nedeniyle uğranılan faiz kaybının çok çok altında bir tutar olduğunu, bilirkişiler tarafından tüm bu hususlar değerlendirilmeksizin ve hatalı bir hesaplama ile sabit bir oran belirlenmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişiler ve Yargıtay tarafından erken kapama ücreti tahsil edilmesinin hukuka uygun olduğu tespit edildiğinden davacının dava konusu tutarı geri istemesi mümkün olmadığı gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle alınan ücretin haksız ve fazla tahsil edildiği iddiasına dayanan istirdat davasıdır. Mahkemece 17/06/2025 tarihli karar ile, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk derece mahkemesi 11/08/2025 tarih ve 2025/107 Esas - 2025/504 Karar sayılı ek kararı ile;"......Mahkemece verilen 2025/107 Esas - 2025/504 Karar sayılı 17.06.2025 tarihli kararın kesin karar olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine," karar verilmiş ve ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 04/06/2025 tarih ve 32920 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren ve " 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. “(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” hükmünü içeren 20. madde uyarınca; 04/06/2025 günü ve sonrasında verilen kararlarda geçerli olmak üzere, davanın açıldığı tarihteki kesinlik/ temyiz sınırı esas alınarak kabul veya ret edilen miktar yönünden kararın kesin olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; işbu davada Mahkemece verilen karar tarihinin 17/06/2025 olduğu, bu nedenle dava tarihindeki istinaf sınırı göz önüne alınarak kesinlik sınırının belirlenmesi gerektiği, dava tarihi olan 24/12/2019 tarihinde istinaf sınırının 4.400,00 TL olduğu ve ıslah ile dava değerinin 33.043,92 TL. 'ye çıkartıldığı, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, kabul edilen miktarın ( 4.400,00-TL' nin) istinaf sınırı üzerinde olduğu ve mahkemece verilen kararın istinafa tabi olduğu anlaşılmakla; Davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk derece mahkemesince verilen 11/08/2025 tarih ve 2025/107 Esas - 2025/504 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince verilen 11/08/2025 tarihli ek karar dairemizce kaldırıldığından davalı vekilinin 17/06/2025 tarihli gerekçeli karara yönelik istinaf sebepleri incelenmiştir.Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 11.09.2018 tarihli Taşıt Rehin Sözleşmesine dayalı olarak 1421-... numaralı 300.000,00 TL limitli 36 ay vadeli, yıllık %32,28 akdi faiz oranıyla davacıya kredi kullandırıldığı, ilk 13 taksiti ödeme planına uygun olarak ödendikten sonra, davacı şirket davalı bankaya Antalya 19. Noterliğinden gönderdiği 24.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile; ''.. krediyi 31.10.2019 tarihinde erken kapatmak istediklerini ve erken kapama cezasının yazılı olarak kendilerine bildirilmesini, erken kapama tutarının %2’nin üzerinde olması halinde talep ve dava hakları saklı tutularak ihtirazı kayıtla ödeyeceklerini belirterek, erken kapama tutarının ayrıntılı bir şekilde, erken kapama cezasının net olarak belirtilmek suretiyle yazılı olarak tarafına bildirilmesini,'' ihtaren talep etmiştir.Davalı banka tarafından ihtarnameye verilen 28/10/2019 tarihli cevabi yazıda;'' 11.09.2018 tarihinde Bankamız ile imzalamış olduğunuz Genel Kredi Sözleşmesi tahtında kullanmış olduğunuz 1.09.2018 tarihli 1421-... kredisinden doğan bakiye borcun kapatılmasını talep etmiş bulunmaktasınız. Söz konusu Genel Kredi Sözleşmesinin erken ödeme / kapamaya dair ilgili maddesi uyarınca 44.285,85 TL erken kapama maliyeti doğmuştur. 30.10.2019 tarihi itibarıyla kredi kapama tutarınız toplamda 272.700,81 TL "dir. Kredi kapama tutarı ve erken kapama maliyeti 30/10/2019 tarihi itibariyle hesaplandığı..., '' bildirilmiştir.Yetkisizlik kararı verilen Antalya 2 ATM. Tarafından alınan bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde bankanın katlanacağı maliyetler çerçevesinde belirleyeceği bir miktarda erken kapatma ücreti alınacağı yazılı olup, bu belirlemenin hangi yöntemle yapılacağı açıklanmadığını, davalı bankanın cevap dilekçesinde, sözleşme uyarınca bankanın dava konusu krediden erken kapatma ücreti tahsil etmesinin yasal düzenlemeye ve ticari teamüllere uygun olduğu belirtilirken davacı şirketten tahsil edilen tutarın ne şekilde tespit edildiği hususunda açıklama yapılmadığını, Bankanın web sitesinde nakit kredilere yapılacak erken kapamalarda %1-%3 arasında erken kapama ücreti alınacağı, duyurulmuştur. Bankanın web sitesinde geçmişe yönelik yaptığı arşiv çalışmasında 2019 yılında “Taksitli ticari kredinin kapanacak olan anapara tutarını, kalan ortalama vadesini, kullandırım faizini, kapanacak olan krediden gelen bakiyenin Bankaca yeninden değerlendirme faizini ve varsa ürünün içerdiği opsiyonu dikkate alarak; kredi erken kapama ücreti hesaplanır.” Yazılı bulunduğunu, sözleşme ile bir oran belirtilerek somutlaştırılmayan, ancak bankanın vade kayıplarının telafisi dolayısıyla tahsil etmesi gereken erken ödeme komisyonunun, diğer banka ortalamalarının üzerinde kaldığını, 224.400,00 TL anaparaya karşılık %18,80 erken kapama oranıyla tahsil edilen 42.177,00 TL ve 2.108,85 TL gider vergisi toplamı 44.285,85 TL yerine, 224.400,00 TL anaparaya diğer banka ortalamaları olan %4,07 erken kapama oranıyla hesaplanan 9.133,08 TL ve 456,65 TL gider vergisi toplamı 9.589,73 TL alınması gerektiği, (42.177,00 TL - 9.133,08 TL = ) 33.043,92 TL fazla alınan tutarın iadesinin gerektiği, kanaat ve sonucuna varıldığı belirtilmiştir.Mahkemece, yetkisizlik kararı verilen mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.Davalı banka vekili kök rapora karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde; Bilirkişi, erken kapamaya ilişkin banka oranlarını bankaların web sitelerinden alarak tespit ettiğini belirttiğini, bankalara ticari kredi erken kapama maliyeti konusunda müzekkere yazılmadan, resmi kanaldan elde edilmeyen verilerle rapor hazırlandığını, bu hususa itiraz ettiğini, tüm bankalara müzekkere yazılarak dosyaya celbedilecek cevaplar akabinde dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini talep ettiğini belirttiği halde mahkemece, davalı vekilinin talebi doğrultusunda diğer bankalara müzekkere yazılmadan önceki bilirkişiden ek rapor alındığı, davalı banka vekili kök rapora karşı yaptığı itirazları ek rapora karşı da ileri sürdüğü, yetkisizlik kararı veren mahkemece, davalı vekilinin ek rapora karşı yaptığı itirazların reddine karar verildiği, yetkili mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen gerekçeli kararda bu itirazların tartışılıp değerlendirilmediği ve davalı banka tarafından aynı itirazları istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 20. maddesi uyarınca, tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir ... veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir. Tacir olan bankalar da temel iştigal konuları olan kredi işlemleri dolayısıyla şartların mevcut olması halinde ücret isteyebilirler. 09/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesinde reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, TCMB'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi tahsis ve erken kapama komisyonlarının hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyona ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen komisyonların emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Banka, kredi kullanımı sırasında sarf ettiği makul ve belgeli masrafları kredi kullanandan tahsil edebilir. (Bkz. Yargıtay 11. HD; 11/10/2018 Tarih, 2016/12666 E-2018/6233K.,Yargıtay 11. HD; 25/09/2018 Tarih, 2017/276 E-2018/5662 Karar sayılı ilamları) Somut olaya döndüğümüzde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı Bankaca dosyaya yalnızca Taşıt Rehin Sözleşmesi sunulmuş olup, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi bulunmadığını belirttiği halde, davalı bankadan taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin getirtilmediği ve Mahkemece alınan bilirkişi raporunda başka bankalara ait uygulamalarda değerlendirilmiş ise de mahkemece diğer bankalardan uygulamalarının ne olduğunun sorulmadığı, bilirkişi tarafından internetten alınan kayıtlara göre değerlendirme yapılmış ise de bu kayıtlar resmi banka kayıtları olmayıp denetime ve karar vermeye elverişli olmayıp, davalının alınan ücretlerin sözleşme ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğunu savunması karşısında Mahkemece;taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin getirtilip kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyona ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise diğer bankalardan sözleşme tarihine göre benzer türdeki kredi sözleşmelerinde erken kapama ücreti adı altında ücret alınıp alınmadığı, alınıyorsa sözleşme tarihlerine göre oranlarının sorulup, karşılaştırılarak, tahsil edilen ücretin fahiş olup olmadığının belirlenerek, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bankacılık alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınıp, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği halde davanın esasına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilmeden yetersiz inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinafı yerinde görülmüştür.Mahkemece yapılacak ...; taraflar arasında imzalanan Taşıt Rehin Sözleşmesi, Genel Kredi Sözleşmesinin aslı veya onaylı suretinin dosyaya ibrazının sağlanması, kredi sözleşmesinin erken kapatılması halinde belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden erken kapama ücreti tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın erken kapama ücretininin tahsil edildiği tarihte belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığının araştırılması, bu konuda açıklama yapmak üzere davalı bankaya sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, oran mevcut ise yapılan kesintilerin bu oranlara uygun olup olmadığının tespiti, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde, ilgili yıllara ait emsal banka uygulamaları celbedilerek, tahsil edilen erken kapama ücretinin emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığının tespiti için mahkeme ve kanun yolu denetimine açık bankacı bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İlk derece mahkemesince verilen 11/08/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin 17/06/2025 tarihli gerekçeli karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının ek karara ve asıl karara yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/08/2025 tarihli Ek Kararı ile 17/06/2025 Tarih ve 2025/107 Esas - 2025/504 karar sayılı gerekçeli Kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.