İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/12/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:26/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muh…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/12/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:26/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/03/2020 tarihinde davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araca, davalının trafik sigortacısı olduğu dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davacının hiçbir kusuru ya da kural ihlali bulunmadığını, davacının kaza sonrasında sol el bileğinde kırık olduğunu, vücudunun çeşitli yerlerinde ezik ve sıyrıklarının olduğunun saptandığını, davadan önce arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL geçici, 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 10,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06/10/2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 13.950,80 TL'ye ve tedavi gideri taleplerini 1.015,40 TL'ye yükseltmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; usule uygun yapılmış bir başvuru olmadığı için kanunda aranan dava şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, hesaplanın TRH 2010 tablosuna göre yapılmasını talep ettiklerini, bakıcı gideri, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle bakıcı gideri, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, maluliyetin Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davacıların söz konusu olaydan dolayı SGK kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Aktüerya bilirkişi raporu, trafik kusur raporu, Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davaya konu olayda davacının yaralanması nedeniyle, bu tedavi sürecinde yapılan tüm giderlerin belgeye bağlanması mümkün olmadığı gibi, hayatın olağan akışına göre de davacı taraftan bu yönde bir belgelemenin beklenmesi hakkaniyetle bağdaşmayacağını, tedavi sürecinde yapılması muhtemel yol ve ulaşım giderleri, belgeye bağlanamamış tıbbi malzeme, ilaç vs. giderleri olmasının kaçınılmaz olduğunu beyanla, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 13.950,80 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 11/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.015,40 TL tedavi giderinin temerrüt tarihi olan 11/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sağlık giderleri teminatı ile geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle tedavi ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Yargıtay'ın 14/01/2021 tarihli kararında da belirtmiş olduğu üzere; kabul anlamına gelmemek kaydı ile aleyhe hüküm kurulması halinde aktüerya hesaplamasında TRH 2010 Kadın-Erkek Yaşam Tablosunun esas alınması ve %1.8 teknik faiz üzerinden hesaplama yaptırılması gerekirken progresif rant yöntemine göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu aracın özel araç olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulması halinde yasal faiz üzerinden hüküm kurulması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay ve İtiraz Hakem Heyeti Kararları’nda istikrar kazanan ve içtihat haline gelen görüşe göre, Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesinde, “sağlık hizmet bedelleri” denilmesiyle geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olduğu sonucunun çıkarılmaması gerektiğini, zira, kanunda yer almayan bir düzenlemenin genel şartlarda düzenlenmesinin bu sonucu değiştirmeyeceği, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabı’nın geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunun kabul edildiğinin görüldüğünü, Yargıtay'ın emsal kararlarında da trafik kazası sonucu uğranılan maddi zarar sebebiyle, kişinin işinden ve gücünden kaldığı süre içinde oluşan gelir kaybından zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, sürücü ve işletenin de sorumlu olduğunu, ilk derece mahkemenin avans faizi uygulamasının yerinde olduğunu, Hazine Müsteşarlığı tarafından çıkarılan genelgenin yargıyı ve yargıcı bağlaması mümkün olmadığı gibi mahkemenin hesaplamada kullanacağı yöntem açısından da serbestisi bulunduğunu, bu bakımdan davalı vekilinin bu iddiasının da mesnetsiz olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalının trafik sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacıya ait aracın 08/03/2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yaralanmış ve bu yaralanmasından dolayı uğradığı maddi zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Somut dosyada, davacı tarafından tedavi giderlerinin tahsilinin talep edildiği, alınan aktüer bilirkişi raporunda da dosya arasına sunulan belgeler dikkate alınarak davacının talep edebileceği tedavi giderlerinin hesaplanarak raporda gösterildiği anlaşılmış ise de; davacının SGK tarafından karşılanmayan ve davacı tarafça tamamı belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin davalılardan tahsilini talep edebileceği, belgelendirilen tedavi giderlerinden ise SGK'nın sorumlu olduğu gözetilerek, davacının sunduğu belgelere göre bu tedavi giderlerinden davalının sorumlu olup olmadığının tespiti amacıyla sosyal güvenlik hukukundan anlayan uzman bir doktor bilirkişiden rapor alınarak raporun sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, tedavi giderlerinden sorumluluğun kapsamı yönünden yeterli uzmanlığı bulunmayan bilirkişiden rapor alınmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalının istinaf talebinin kabulü ile bu eksiklerin giderilerek yeniden hüküm tesisi için kararın kaldırılması gerekir. 2-Trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kayıtlı maliki ve işleteni dava dışı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. olup, araç ticari amaçla işletilmektedir. Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/05/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu, bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği, eldeki davada kazaya karışan davalı aracın ticari amaçla kullanıldığının açık olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesiyle avans faiz talep ettiğinden, ilk derece mahkemesince avans faizine hükmedilmesinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin faiz türüne ilişkin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Hükme esas alınan aktüerya raporunda maluliyet zararları TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle hesaplanmıştır. Bu şekilde zarar belirlenmesi Yargıtay uygulamalarına uygun olup, davalı sigorta şirketi vekilinin teknik faiz yöntemi uygulanması gerektiğine yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı vekilinin uygulanan faizin türüne ve maluliyet hesaplamasında kullanılan yönteme yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin tedavi giderlerine yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin uygulanan faizin türüne ve maluliyet hesaplamasında kullanılan yönteme yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin tedavi gideri hesaplanmasına ilişkin istinaf isteminin KABULÜNE, 3-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 16/12/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 4-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 5-Davalı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, (179,90 TL + 75,69 TL) 255,59 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, 6-Davalı tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Denizli 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın İİK. 36 madde uyarınca bu davalıya iadesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 24/03/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. ...