T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/431 Esas KARAR NO: 2026/639 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2013/300 Esas- 2025/634 Karar TARİH: 02/10/2025 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucund…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/431 Esas KARAR NO: 2026/639 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2013/300 Esas- 2025/634 Karar TARİH: 02/10/2025 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... vekili, davalı ...'ın dava konusu haksız ödemelerin yapıldığı tarihte ... 1.Tahsilat Dairesi Başkan Yardımcısı olduğunu, haksız ödemelerin yapıldığı ... A.Ş ile ... arasında, borçlu grupların deniz araçları ile ilgili Hizmet Sözleşmesi imzalanmış ise de, usulsüz olarak yapılan avans ve komisyon ödemelerine ilişkin belgelerin ekinde, bu firmadan sağlanan hizmetlere ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, konuyla ilgili yapılan araştırmalara rağmen, verilmiş hizmete ilişkin somut bir bilgi veya belgeye ulaşılamadığı , bunun yanı sıra sözleşmede açıkça, deniz araçları alıcılarından tahsil edilecek % 7 komisyonun ödeneceği belirtilmesine rağmen, komisyon bedellerinin alıcılardan tahsil edildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı-nı, 137.130.USD ve 3.222,80.TL 'nin davalı tarafından usulsüz olarak ödenmesi sağlanarak ...'nin zarara uğratıldığını, ayrıca yine davalının sözleşmeye aykırı olarak 500.000.USD avans ödemesi yaptırdığını, avansın kapatılma tarihine kadar geçen sürede 16.560,79.USD zarara sebebiyet verdiğini öne sürerek, öncelikle bu alacakları karşılayacak miktarda davalı malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz karar verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda zarar tutarlarını yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 1- Dava konusu yatların baslangıçtaki hukuki statüsü ve fiili durumu ile ... A.Ş. ile Danışmanlık Sözleşmesi yapılıncaya kadar olan aşamada neler yapıldığını belirlemekte fayda bulunmadığını, fon kurulunun çeşitli kararlarıyla banka hakim ortak ve yöneticileri ile doğrudan veya dolaylı olarak bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen kişiler hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Hükümlerine göre takip ve tahsili işlemi yapılmasına karar verildiğini, 4969 sayılı Kanun'un Geçici 2'nci maddesi hükümleri çerçevesinde söz konusu alacağın tahsilini teminen gerçek ve tüzel kişiler hakkında ihtiyati tedbir kararları alınarak uygulandığını, suç duyurularında bulunulduğunu, akabinde 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14 ve 15'inci maddeleri ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un hükümleri uyarınca söz konusu alacağın takip ve tahsili işlemleri başlatıldığını, banka hakim ortaklarının yatların tespiti ve yakalanması için gerekli çalışma-lara başlanmış, ancak yat yakalama işi uzmanlık alanı gerektirdiğinde hiçbir. yat fiili olarak taraflarınca bulunamadığını, ve yakalandı-ğını, fonda çalışmaya başladığı tarih olan 16.07.2004 tarihinden önce ... A.Ş. ile çalışılmaya başlandığını, şirket yetkilisine fon danış-manı ile yazılar yazıldığını, kendisinin fonda çalışmaya başlamadan önceki dönemde 28.5.2004 tarihinde ... A.Ş.'nin Fonu temsilen ve Fon Başkan Danışmanı sıfatıyla çalışmaya başladığını, tarafların kabulünde olduğunu, kendisinden önceki dönemde sözleşme imzalanmadan önce verilen şifahi yetki ve yazılar çerçevesinde birçok yat yakalanmış ve muhafaza altına alındığını, birçok yatın sicili-nin yurtdışında bulunduğundan dolayı Yatların yalnızca ülkenin mevzuatı çerçevesinde satışının mümkün olmaması, yatların satılmış olsa dahi yurtdışı sicilinden terkin ve Gemi Sicilinden yatlara ilişkin sicillerin fek edilememesi nedenleriyle profesyonel yardım alınmasına 2004 yılında karar verildiğini, kurum tarafından yatların yakalanması, yat tescil belgelerinin çıkarılması, bakımı, muhafa-zası, müşteri bulunması, en önemlisi sicilden “....” belgesinin alınarak, ipoteklerin fek edilmesi ve yeni alıcı adına gemi siçiline kayıt yapılması konusunda kimden profesyonel yardım alınılabileceği araştırıldığını, yapılan araştırmada kurumla, ... döneminde 2002 — 2003 yıllarında, ....grubuna ait mülkiyet ve sair konularda hukuki hiçbir ihtilafı bulunmayan ...... ve ....... ile Fransa'da inşası tamamlat-tırılan ....... adlı yatların yakalanması ve satışa hazırlık işlemleri ile ilgili olarak ... A.Ş. ile sözleşme imzalandığı ve başarılı bir şekilde yatların (4 10 komisyon karşılığında ) satışının gerçekleştiği tesbitinden yola çıkılarak, ... A.Ş.'nden hizmet alınılmasının düşünüldüğü nü, bu hususun, Fon Kurulu'na önerge olarak sunulduğunu, tüm süreçler hakkında bilgi verildiğini, fon Kuruluna sunuları önerge”de “ Sözleşme gereği Firma tarafından, ......, ......., ........, ........, ........, ........, ........, ........., ......, ......, ......adlı yatların en yüksek fiyattan satışı için gerekli tanıtım ve organizasyonlar yapılması, uzun süredir limanlarda kalan bu yatların bakım ve onarımları yapılarak, ana maki-na ve jeneratörlerin çalışır hale getirilmesi, dimandan sefer evrakı tanzim edilmesi için karaya alınması, gereken bakım ve onarım-ların yapılması neticesinde Denizcilik Müsteşarlığı'nın öngördüğü Denize elverişlilik vs. belgelerin tanzim edilmesi. yatın ebatlarına uygun personel ile donatılarak İstanbul'a getirilmesinin sağlanması için gerekli vakıt, kumanya, su alınarak İstanbul ...... ve .......... emniyetli olarak getirilmesi, satışa arz edilmesi için gerekli baya ve pasta cila işleri yapılması eksiksiz olarak yerine getirildiğini, ... satış mahallini, yatların tanıtımı için bir show room haline getirmiş olup, masrafları kendisi karşılamıştır. Görüldüğü üzere yapılan işlemlerden Fon Kurulu'na an be an bilgilendirilmiştir. Bunun yanında ... A.Ş. yetkilisinin Fon Kuruluna bizzat yaptığı sunumların da bulunduğunu, 11.1.2005 tarihli avans verilmesine ilişkin yazıda açıkça ... A.Ş.'nin dava konusu yatların yerlerinin bulunması, tamir bakımlarının ilgili şirket tarafından karşılandığı ve yapılacak sözleşme gereği doğacak hak edişlerinden mahsup edilmek üzere ilgili şirkete 500.000. -USD tutarında avansın yatırılması istendiğini, 28.2.2005 tarihli Hukuk Daire Başkanlığı tarafından firmanın kendi imkanlarını kullanarak yaptığı hizmetler için ileride Fondan bir talepte bulunmayacağına dair sözleşmeye hüküm konulması istenmiş ise de bu talep ilğili firma tarafından kabul edilmediğinden bu hüküm çıkarıldığın, geçmiş dönemler içinde bir ücret isteyebileceği zimmen kabul edildiğini, dava konusu komisyonun büyük kısmını teşkil eden .........'tan nasıl ve hangi koşullarda yakalanıp getirildiği ... Kaptanı .........nun yazısında açıkça belli olduğunu, gerek avansın ödenmesi ve gerekse geçmiş dönemde hizmetin karşılığı bir ödeme yapılması tamamen yasal olup davacının davası haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşme imzalanmadan önce ...'a yetki verilmemiş olsaydı devlet milyonlarca dolar malvarlığından bir bedel tahsil edemeyeceği izahtan vareste olduğunu, M1-M2 mütalanın 16 sayfasında açıkça " İncelemeye yönelik bir kısım evrakın denetim süreci içerisinde fon denetçilerine ulaştırılmamış olması nedeni ile bu evraklarında dikkate alınarak alacak tutarının yeniden tespitine" şeklinde karar verildiğini, 19 sayfasında " ... A.ş.'nin fiilen bazı hizmetlerin sağlandığına ilişkin kimi emarelerin mevcut bulunduğu "nun belirtildiğini, hizmet alındığı hususunun tartışmasız olduğu-nu, şirketlerin vermiş olduğu hizmet karşılığı bir ücret istemek hakkının ise yasa gereği olduğunu, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/231 E. sayılı dosya ile işbu davanın konusu ve talebi Sözleşme imzalanmadan önceki yatlara ilişkin yapıları ödemeler olduğundan birleştirilmesi gerektiğini, her iki davanın davacı vekili de dosyaların birleştirilmesi talep edeceğini İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin son duruşmasında beyan ettiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur . İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/10/2025 tarih ve 2013/300 Esas- 2025/634 Karar sayılı kararında; "....Davalı ... ın sanık olarak yargılandığı ve bekletici mesele yapılan İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/125 Esas 2023/242 Karar sayılı kararında sanık ... hakkında dava tarihi dikkate alınarak TCK 66/1 maddesi gereğince 8 yıllık ve uzayan zamanaşımı olan 12 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolma-sı nedeniyle atılı suçtan kamu davasının CMK 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiği görülmüştür. Her ne kadar sanık hakkında ceza davası var ise de söz konusu bu ceza davası zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğünden bu kararın kesinleşme-sinin beklenilmesine gerek yoktur. Mahkememizce gerek ceza dosyasındaki tanık beyanları ve rapora ilişkin gerekçeli kararda geçen deliller ve özellikle hükme esas alınan yukarıda özeti geçilen heyet halinde alınan bilirkişi raporu göz önüne alındığında davalı ...'ın davacının kurum zararından dolayı kusurlu ve sorumlu olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu esas alınarak ve taleple bağlılık ilkesi de göz önüne alınarak 137.130,00-USD'nin 27/07/2005 tarihinden itibaren, 16.561,79-USD'nin dava tarihinden itibaren 3.222,80-TL' nin 27/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte (taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek) davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki hüküm ve karar verilmiştir. Dava haksız fiile dayandığından dolayı faiz için temerrüt tarihi (haksız fiil tarihi) 27/07/2005 olarak belirlenirken bir kısım tazminatın ise taleple bağlılık ilkesi gereğince TL olarak hüküm altına alınmıştır. .."gerekçesi ile, ''1-Davacı tarafın davasının KABULÜ ile; a)137.130,00-USD nin 27/07/2005 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte, b)16.561,79-USDnin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte, c)3.222,80-TL 27/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Davalı ... tan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili tarafından karara karşı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulduğu, ancak istinaf karar harcının eksik yatırıldığının anlaşılması üzerine Dairemizin 18/12/2025 tarih, 2025/2217 esas ve 2025/2195 karar sayılı ilamı ile eksik nispi karar harcının yatırılması ve sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine geri çevrildiği, Mahkemece eksik harcın tamam-lanası amacıyla davalı vekili adına düzenlenen ihtaratlı muhtıranın 23/01/2026 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 1 haftalık yasal süre içerisinde eksik harcın tamamlanmaması sebebiyle Mahkemece 03/02/2016 tarihli ek karar ile davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, ek kararın davalı vekiline 08/02/2026 tarihinde tebliğ edilme-sine rağmen ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvuruda bulunmadığı ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusu inceleme konusu yapılmamıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yabancı para alacaklarına ilişkin yasal faiz talep edilmesine rağmen Mahkemece 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın faiz türü yönünden kaldırılmasına ve düzeltilme-sine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; dava konusu dönemde davacı kurumda ... .Tahsilat Dairesinde başkan yardımcısı olarak çalışan davalının ... ile hizmet sözleşmesi akdeden ... A.Ş 'ye haksız komisyon ödemesi adı altında usulsüz ödemeler yaptığı iddiasıyla uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili dava konusu uğranılan zararın yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edilmesine rağmen Mahkemece yabancı para alacaklarına 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, dava konusu edilen alacak USD cinsinden olup, 3095 sayılı Kanun' un 4/a maddesi uyarınca, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekmekte olup, dava konusu zararın tazminine ilişkin taraflar arasında aksi yönde bir anlaşma da yapılmadığından Mahkemece 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesi isabetli olup, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.