İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/02/2026 Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ... Şirketi arasında şifa…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1347 KARAR NO:2026/289 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:31/05/2022 NUMARASI:2020/665 Esas - 2022/562 Karar DAVA:Menfi Tespit (Alım Satım) İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/02/2026 Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ... Şirketi arasında şifahi bir taksitli satış sözleşmesi yapıldığını, keşidecisinin ... olan ... bankasından alındığını, 31.07.2020 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli ve ... numaralı, 31.08.2020 keşide tarihli, 250.000,00 TL bedelli ve ... numaralı, 30.09.2020 keşide tarihli, 250.000,00 TL bedelli ve ... çek numaralı tacir çeklerinin tanzim edildiğini, ancak taraflar arasındaki borç ilişkisi, davalı ...'nin taahhüt ettiği 26.000 adet pijama ve sair ev giyim ürününü gönderme edimini ifa etmediği için sona erdiğini, sözleşmedeki taahhütlerin yerine getirileceğine ve malların teslim edileceğine olan inançla tanzim edilen işbu tacir çeklerin, davalı karşı tarafın edimini yerine getirmemesi nedeniyle artık bedelsiz hale geldiğini, nitekim 5941 sayılı Çek Kanunu'nun gerekçesine bakıldığında tacir çekinin düzenlenmesinin amacı, keşidecinin hukuka aykırılıkları, perdelemeleri, başkasının ardına gizlenmeleri ve özellikle ticaret şirketlerine ilişkin ödeme ve tahsil işlemlerinin, şirketle ilgili olan ve olmayan gerçek kişilerin hesapları üzerinden yürütülmesine engel olmak ve kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması önlemlerine katkıda bulunmak, kara paranın aklanması ile terörün finansmanı önlemek olduğu, davacı şirket de söz konusu tacir çeklerini, davalı karşı taraf ile aralarındaki ticari ilişkiden doğan güven ile ve sözleşmeye binaen malların teslim bedeli olarak keşide ettiğini, zira davalı karşı taraf da tacirdir ve söz konusu çeklere ilişkin karine ilişkinin ticari ilişki olduğunu, ayrıca davalıya aralarındaki ticari ilişki için dava konusu çekler dışında da çekler verdiğini ve davalının bu çeklere karşılık sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği için işbu çeklerin ödendiğini, taraflar arasındaki iç ilişkinin sona erdiği, karşı tarafça yollanan bir ürün bulunmadığı gibi davacıda ödenecek bir bedelin söz konusu olmadığının dikkate alınması gerektiğinix aksi halde, karşı edimin yerine getirilmemesi nedeniyle bedelsiz hale gelen işbu tacir çekleriyle ilgili hak iddiasında bulunması ihtimalinin bir sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, davalı ...'nin edimini yerine getirmemesi nedeniyle sona eren borç ilişkisinin ardından işbu tacir çeklerinin aleyhe ileri sürülmesini, davacı tarafça borçlu olmadığının tespiti davası açma zorunluluğuna sebep olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden dolayı davacı ...'nin davalı ...'ne borçlu olmadığının tespit edilmesini, tacir çeklerinin muhatap banka tarafından davalı karşı taraf ...'ne ödenmemesi hususunda mahkemenizce ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı taraf ...'nin ticari defterlerinin incelenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 26.000 adet pijama ve sair ev giyim ürününü gönderme ediminine karşılık olarak dava konusu çekleri davacıya verildiğini ve edimin ifa edilmediğinden bahisle borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunulduğunu, davacının iş bu davası borç ödememe gayesi ile yöneltilmiş bir dava olup ileri sürdüğü iddialar yerinde olmadığını, davacı "... Şti" ile davalı" ... Şti" sahipleri amca- yeğen olup yakın akraba konumda olduğunu, davacının iddia ettiği şekliyle "26.000 adet pijama ve sair ev giyim ürününü" alım satım olayın ilişkin bir ticari ilişki mevcut olmadığını, davacı ile davalı firma sahipleri yakın akraba olduklarından davacının Rusya Devletinde 280.000 $ ihtiyaç duyması karşısında davalı firma sahipleri tarafından davacı firma sahibine 280.000 $ borç verdiğini ve bunun karşılığında 20.08.2019 tarihli protokol yapıldığını, iş bu protokolü de ... Tekstil'in ortağı olan... imzaladığını, protokol kapsamında borca karşılık olarak 70.000 $ elden verilecek kalan bakiyeye ilişkin olarak da ... Tekstil 210.000 $ karşılığı borca ilişkin olarak protokolde bahsi geçen çekleri davacının davalı firmaya verdiğini, ayrıca protokolde çeklerin vade tarihindeki dolar kuru ile tahsil edilecek hükmü de mevcut olduğunu, 20.08.2019 tarihindeki dolar kuru TCMB göre 5.7234 TL üzerinden 210.000 x 5.7234 1.201.914,00 TL etmekte olup serbest piyasadaki döviz kuru kapsamında davacı tarafından toplamda 31/01/2020 keşide tarihli 155.000,00 TL, 28/02/2020 keşide tarihli 200.000,00 TL, 31/03/2020 tarihli 200.000,00 TL ve 250.000,00 TL, 30/04/2020 tarihli 200.000,00 TL ve 31/05/2020 tarihli 200.000,00 TL olmak üzere toplam 1.205.000,00 TL miktarlı çekler davalı tarafa verildiğini, davacının elden ödemesi gereken 70.000 $' yi ödemediği gibi çeklerin ödeme günü gelmesine karşı davacı tarafından ödenmemesini ve tarafların akraba olmaları karşısında davacı tarafından günü gelen çekler iadesi istediğini ve yeni bir vade ile ödenmesi için borç yenilendiğini, yenileme kapsamında davacı tarafça davalı firmaya dava konusu olan 31.07.2020 tarih 200.000,00 TL miktar ... çek seri nolu, 31.08.2020 tarih 250.000,00 TL miktar ... çek seri nolu, 30.09.2020 tarih 250.000,00 TL çek seri nolu ile birlikte davacıların diğer firması olan ... Şti firması tarafından 22.07.2020 tarihinde tanzim edildiğini, 05.03.2021 vade tarihinden başlamak üzere ve devam eden aylara ilişkin olarak 10 adet 85.000.00 TL miktarlı bono vererek toplam 1.550.000,00 TL miktarlı evrak ile borcu yenilendiğini, bu borç yenileme ile birlikte protokol kapsamında ve ödenmeyen çekler davacı tarafından iade alındığını ve davalı alacaklıya dava konusu 700.000,00 TL miktarlı 3 adet çek ile birlikte 10 adet 850.000,00 TL miktarlı bonolar verildiğini, davacı ile davalı arasında hiç bir ticari ilişki mevcut olmadığını, iş bu alacak konusu tamamıyla borç verme ilişkisinden doğduğu, davacı taraf iş bu borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip iken kötü niyetli bir şekilde dolardaki yüksek artıştan kaynaklı kur farkını ödememek için sırf bu gaye ile hareket ettiğini ve yazılı delil olmadan "borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası" ikame etmiş ve tedbir her hangi bir talebinde bulunulduğunu, davacı tarafından davalı firmaya verilen borca karşılık çekler davalı firma tarafından tedavüle sokulduğunu ve 3. kişilerin elinde olduğunu, davacının borcu ödememesi iş bu dava ve tedbir ile davalı firmayı zarara soktuğu gibi 3. kişileri de zarara soktuğunu, zira dava konusu 3 adet çek ile bonolar davalının ticari ilişkileri kapsamında üçüncü kişilere verildiğini , davacı tarafından ikame edilen dava soyut ve farazi açıklamalar ile menfi tespit talebinde bulunulduğunu, davacı davasında haksız ve kötü niyetli olduğu gibi dava öncesi Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/254 D. İş dosyası ile tedbir talepli olarak mahkemeye başvurduğunu ve tedbir talebi çekler bir ödeme aracı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, davacı taraf tedbir talebi reddedilmişken müracaat etmiş ve mahkemeyi yanıltarak tedbir talebinde bulunulduğunu, davacının iş bu tedbir talebi de Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/254 D. İş sayılı dosyası kapsamında kaldırılması icap ettiğini, zira tayin edilen teminat ve alacaklı davalının işlem yapmaması nedeniyle büyük zarara uğrayacağını somut olarak ortada olup mağduriyete sebebiyet vereceğini, bu nedenle verilen tedbir kararına itiraz ettiklerini, itirazları kapsamında tedbirin kaldırılmasını talep ettiklerini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde borcu ve kötü niyeti tazminatını karşılayacak şekilde %15 teminat karşılığında tedbir kararı verilmesi lüzum icap ettiğini, haksız hukuksuz ve kötü niyetle ikame edilmiş bulunan menfi tespit davasının reddi ile davacı taraf kötü niyetle hareket ettiğinden %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,", ...Dava konusu çeklerin davacı tarafından keşide edilerek davalıya verilmesi, davacı ile davalı firma sahipleri arasında, davalının davacı firma sahibine 280.000 USD borç verdiğine ilişkin 20.08.2019 tarihli protokol yapılması, bu protokolde davacı firmanın ortağı olan ...'un imzasının yer alması, protokolde çeklerin vade tarihindeki dolar kuru ile tahsil edilecek hükmüne yer verilmesi, protokol tarihi itibariyle TCMB dolar kurulu ile uyumlu 280.000 USD karşılığı toplam 1.205.000,00 TL miktarlı çeklerin davalıya verilmesi, aynı taraflarca borcun yenilenmesi, yenileme ile birlikte protokol kapsamında ödenmeyen çeklerin iade alınarak dava konusu 700.000,00 TL miktarlı 3 adet çek ile birlikte 10 adet 850.000,00 TL miktarlı bonolar verilmesi, tarafların ticari defterlerinden taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin (malı alım satımı ve buna ilişkin faturalaşma) mevcut olmadığının tespit edilmesi, 20.08.2019 tarihli protokol ve borç yenileme protokolü kapsamında verilen kambiyo senetlerinin bir kısmının davacı tarafından ödenmiş olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çekin taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ve bu sözleşmeden kaynaklanan borç para verme ilişkisine karşılık davalıya verilmiş olduğu, dolayısıyla, davacının dava konusu çekler nedeniyle borçlu olunmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde “davalıya aralarındaki ticari ilişki için dava konusu çekler dışında da çekler vermiş ve davalının bu çeklere karşılık sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği için işbu çekler ödendiği” hususunu iddia etmiş ise de, taraflar arsında davacının iddia ettiği gibi bir ticari ilişki bulunduğuna dair bu yönde herhangi bir somut delil sunmadığı gibi, davacının ticari defterlerinde dahi taraflar arasında bir mal alış verişi olduğuna ve bu mal alışverişinden kaynaklanan borçların bir kısmının davacı tarafından ödendiğine ilişkin herhangi bir kayıt da bulunmamaktadır. Ticari defterlerdeki kayıtların sahibi aleyhine delil olabileceğine ilişkin HMK. m. 222 hükmü de dikkate alındığında, davacının “dava konusu üç adet çekin 26.000 adet pijama ve sair ev giyim ürününün gönderilmesi karşılığında verildiği, ürünlerin ifa edilmediği, bu bakımdan çeklerin karşılıksız kaldıkları” yönündeki iddialarının kabulüne olanak bulunmamaktadır. Davalı taraf bilirkişi raporuna itirazlarında, taraflar arsındaki ticari ilişkinin ispatı yönünde WhatsApp yazışması ve bu yazışma ekinde excel döküm cari hesap ekstresi ve gönderilecek ürününü cins ebat ve listesi sunmuşsa da; bu kayıtlar tarafların ticari defter ve kayıtlarına dayanan kayıtlar olmadığı gibi, söz konusu kayıtlar incelendiğinde, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu, daha da ötesinde dava konusu çeklerin bu ticari ilişki kapsamında verildikten sonra ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı hususunda ispata yarar nitelikte bulunmadığı anlaşılmış, davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasında ticari bir borç ilişkisi bulunduğunu, davaya konu çeklerin, tacir çekleri olduğunu, davalı iddiasınca borç ilişkisi 'zor durumda kalınması nedeniyle verilen borç nedeniyle olmasının asılsız iddialar olduğunu, hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davadaki iddiayı ortaya koyacak ses kayıtları ve mahkeme yazışmalarının dosyaya sunulduğunu, ilk derece mahkemesince yeterli inceleme yapılmadığını, karşılıklı borç ilişkisinde davalının, edimini yerine getirmediğinden davacı tarafça verilen senetlerin bedelsiz kaldığını, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, davalı şirket yetkilisinin; davacı şirket yetkilisi ile ticari ilişkiden bağımsız, soyut iddialarla davadan kurtulmaya çalıştığını, davalının iddiasını ispatlayamadığını ve sunulan hukuka uygun delillerin de mahkemece dikkate alınmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, kambiyo senedi(çek) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında ticari alış verişin olup olmadığı, söz konusu çeklerin ticari ilişki kapsamında verilip verilmediği, bedelsiz kalıp kalmadıkları noktalarındadır.Davacı tarafından, davalı lehine, ...Bankasına ait, 31.07.2020 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli, ... numaralı, 31.08.2020 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli ... numaralı ve 30.09.2020 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli ... numaralı çekler keşide edilmiş, 31.08.2020 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli ... numaralı ve 30.09.2020 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli ... numaralı çekler bankaya ibraz edilmiş ve bu çekler muhatap bankaya ibrazında karşılıksız işlemi yapılmıştır.Davacı tarafça, davalının 26.000 adet pijama ve sair ev ürünü gönderme edimini yerine getirmemesi nedeniyle avans olarak verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmış, davalı ise söz konusu çeklerin taraflar arasındaki 20.08.2019 tarihli protokole göre davalıya 280.000,00 dolar borca ilişkin olarak çeklerin verildiğini iddia etmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının defterlerine göre, davalıya tanzim edilen, 31.07.2020 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli, ... numaralı çek, 31.08.2020 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli ... numaralı çek, 30.09.2020 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli ... numaralı çeklerin verilen sipariş avanslarında kayıtlı olduğu, davacının incelenen ticari kayıtlarında davalıya ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı, davalının ticari kayıtlarında davacı adına herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6]. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 370 ilâ 372). Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek ödeme aracı olup, çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın, bu iddiasını kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli değildir. Davalının dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim edildiğini ya da başka bir ticari ilişki kapsamında çekin alındığını savunması da ispat yükünü değiştirir nitelikte değildir.Somut olayda, davacı taraf çeklerin davalıya mal teslimi karşılığında avans olarak verildiği ancak mal tesliminin yapılmadığı bu suretle çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmektedir. Davalı ise, çekin avans olarak verildiğini kabul etmemiş, davalıya verilen para nedeniyle çeklerin verildiğini savunmuştur. Bu kapsamda çek hamili olan davalının savunması ispat yükünü değiştirecek nitelikte değildir. Ayrıca ispat yükü kendisinde olmayan tarafın ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Bu halde karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Davalının beyanında dava konusu çeklerin borç para karşılığında alındığını, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını beyan ettiği, davacının incelenen ticari defterlerinde dava konusu çeklerin mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının defterlerine göre, dava konusu çeklerin verilen sipariş avanslarında kayıtlı olduğu, davacının incelenen ticari kayıtlarında davalıya ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı, davalının ticari kayıtlarında davacı adına herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava konusu çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğini ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacı taraf davaya konu çeklerin avans olarak verildiğini ispat edememiş olması karşısında Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2026