T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1019 - 2025/1311 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1019 KARAR NO : 2025/1311 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :29/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : 2023/6…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1019 - 2025/1311 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1019 KARAR NO : 2025/1311 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :29/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : 2023/662 Esas - 2025/321 Karar DAVACI :...... VEKİLİ :...... DAVALI :...... VEKİLİ :...... DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı ayıp nedeniyle tazminat ve ödenen iş bedelinin iadesi istemi HÜKÜM :Kararın kaldırılması- gönderme İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı ayıp nedeniyle tazminat ve ödenen iş bedelinin iadesi istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle özetle; Vekil eden şirket ile davalı ... şirketi arasında V362 Front Bumper Kamera Kontrol Ekipmanın vekil eden şirket için üretilmesi ve müvekkili şirkete satışı/tedariği için anlaşmaya varıldığını, V362 Front Bumper Kamera Kontrol Ekipmanının üretiliş amacının, müvekkili şirket tarafından üretilen araç ön tamponlarının kalite kontrol işlevini sağlaması olduğunu, tarafların, ... tarafından üretilen ve tedarik edilecek ekipmanın işlevi ile sahip olması gereken teknik özellikler ve ekipmanın sağlayacağı kontrol parametreleri hususunda mutabık kaldıklarını ve 24.10.2019 tarihinde ekipmanın tedariği için 57.500 Euro tutarındaki teklifin ... tarafından Magnaya iletildiğini ve Magna tarafından 23.12.2019 tarihli ... sipariş numaralı sipariş formu ile ekipmanın ... tarafından üretim ve tedariğine onay verildiğini, vekil eden şirket ile ... arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470. maddesi ve devamında tanımlanan söz konusu ekipmanın üretimi konulu eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu, Magna ile ... arasında üretilecek olan ekipmanın gerçekleştirmesi gereken kalite kontrol işlevine dair belirlenecek parametrelere yönelik olarak yapılan toplantılar ve ilgili hususa ilişkin alınmış olan kararlar ve 24/10/2019 tarihli teklif formunda belirtilen teknik açıklamalar neticesinde, vekil eden şirketin, üretilecek olan ekipmanın, müzakere edilen ve üzerinde anlaşılan işlev ve parametrelere uygun olacağı inancı ile, ilgili eserin bedeli olan 57.500 Euro'yu, 11/03/2020 ve 13/ 05/2020 tarihlerindeki döviz kuru üzerinden 11/03/2020 tarihinde 114.722,85.-TL ve 13/05/2020 tarihinde 267.686,65.-TL olarak ...'e ödediğini, ekipmanın tesliminden itibaren 3 ay sonra ekipmanda arızalar yaşanmaya başlandığını ve ekipmanın taraflar arasındaki anlaşmaya göre yerine getirmesi gereken fonksiyonlarını tam ve gereği gibi yapamadığını, vekil eden şirketin ayıplı mal bildirimi ve uyarısı üzerine, ... tarafından Magna fabrikası ziyaretleri ve uzaktan bağlantı yöntemi ile söz konusu teknik arızaların giderilmeye çalışıldığını ancak ekipmandaki ayıbın bir türlü giderilemediğini, vekil eden şirketin tüm bu zamanda ...'e birçok uyarı yazısı ve bildirimde bulunduğunu, ... tarafından yaşanan arıza ve sorunlara dair kesin ve kalıcı olarak çözüm bulunamadığını ancak son olarak ekipmanda meydana gelen problem ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından ...'e 07/02/2022 tarihli e-posta iletildiğini ve onarım talebinde bulunulmasına rağmen, ... tarafından verilen 09/ 03/2022 tarihli cevabi e-postada, ekipmanda bulunan bir kısım problemlerin giderildiğini ancak geri kalan hususlarda ...'in teknik ve personel yetersizliği sebebi ile destek sağlanamayacağını ve bundan sonraki süreçte gerçekleştirilen servis hizmetlerinin faturalandırılacağını ilettiğini, vekil eden şirket tarafından kalite kontrol operatörlerinin istihdamına devam edilmek durumunda kalındığını, vekil eden şirketin basiretli bir tacir olarak hareket ettiğini ve ekipmandaki eksikliğe ve nedenlerine dair teknik bilirkişi raporu aldığını, müvekkili şirketin ayıplı ürün sebebiyle zarara maruz kaldığını ve Borçlar Kanununa istinaden ...'e karşı seçimlik hakkının doğduğunu, teslim tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile davalı tarafından Magnaya iadesine, eser sözleşmesine aykırılıktan dolayı Magna nezdinde meydana gelen, benzer ekipmanın 3. Kişilerden satın alınması halinde ödenecek olan 95.400 EUR ile halihazırda V362 FB Kamera Kontrol Ekipmanına ilişkin ödenmiş olan 57.500 Euro arasındaki farka ilişkin 37.900 EUR eser bedeline ilişkin zararın ödeme tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile davalı ... tarafındanMagna'ya ödenmesine, eser sözleşmesine aykırılıktan dolayı Magna tarafından benzer ekipmanın 3. kişilerden satın alınması kapsamında, ilgili satın alınan muadil ekipmanın AR-GE'si için, Magna tarafından 3.kişilere ödenen 88.500 TL AR-GE hizmet bedeli zararının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı ... tarafından Magnaya ödenmesine, eser sözleşmesine aykırılıktan dolayı, azaltılması planlanan ancak azaltılamayan kalite kontrol operatörlerine ilişkin personel bedellerine yönelik olarak hesaplanmış olan 45.000 EUR bedelindeki zararın ödeme tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile ile davalı ... tarafından Magna'ya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu V362 Front Bumper Kamera Kontrol Ekipmanının, davalı yana 31.12.2019 tarihinde fatura edilerek teslim edildiğini, davacı yanın kabul anlamına gelmemek kaydı ile ürünün ayıplı olduğunu 3 ay sonra fark ettiğini ve bunu davalı şirkete bildirdiğini beyan ettiğini, davacı yan tarafından TBK 231 kapsamında teslimden itibaren 2 yıl içerisinde herhangi bir ayıp ihbarı yapılmadığını, davalının ayıptan söz edebilmesi için üretilen ve teslim edilen ürünün taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak üretilmesi gerektiğini, ancak gerek teknik özellikler gerek işlevsellik açısından herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, davacı yan tarafından üretilen ürünün taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunun iddia edildiğini ancak taraflar arasındaki anlaşmaya göre teknik şartlara uygun olacak şekilde üretilen davaya konu ürünün, davacıya teslim edildiğini, herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, davanın zamanaşımı yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' öncelikle davacı davalıya süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı bir delil kanıtlayamamıştır. Mahkememizce dava dilekçesinde dava konusu eserde ki ayıbın yukarıda açıklanan ilkeler dooğrultusunda ihbar olgusunu ispat edemediği, olayda TBK' nin 225. maddesinde düzenlenen satıcının ağır kusuru da bulunmadığından alıcı davacının dava konusu makinenin satış anındaki mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağı sonucunu ulaşılmıştır. Davacının süresinde hukuka uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle, TTK, TBK ve HMK'nin190 maddeleri gereğince ispat edilemeyen davanın esastan reddine karar verilmiştir.6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve ilgili yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca; arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması ve bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle; 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Davanın reddine'' karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlık ve uyuşmazlığın esasını teşkil etmekte olan eser yerel mahkemece anlaşılamadığını, hatalı tespitler uyarınca verilmiş olan karar da tamamen hatalı olduğunu, eserin sadece görüntü almaya yarar ekipmanının vekil eden şirkete getirilerek kurulduğu tarih Haziran 2020 olduğunu, sözleşme tarihi 23.12.2019- davalıya mekanik ve optik tedariği için ilk ödeme tarihi 11.03.2020 olduğunu, davalı tarafın kurulum için taahhüdü bu tarihten sonra 10-12 hafta olduğunu, gerekli ... Otosan AŞ ana kapı giriş izinlerinin hafta içi tamamlanması konulu yazışmaların yapıldığı görüldüğünü, gerekli olmamakla birlikte Hakkaniyet kavramı ve kapsamı açısından değerlendime yapılması durumunda ise; bilirkişi raporunda sergilenen aynı vicdanın; 2013 ve 2014 yıllarında da gerçekten hatırı sayılır miktarlarda iş yaptırmış olarak, sözleşme uyarınca %40 bedel ekipman kurulumu ve son %20 bedel devreye alma sonrası ödenmesi gerektiği halde tüm ödemeyi Mayıs ayında tamamladığını, 2 yıl boyunca güven ve iyi niyet çerçevesinde davalı tarafından verilen tüm taahhüt ve sözlere inanarak sabırla beklediğini, onlarca e-mail yazışması, diğer deliller, teknik rapor, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu eserin tamamlanamamış olduğu açık bir şekilde ortada ve davalı tarafın da aslında tamamen ve açık bir şekilde kabulünde iken; İş davaya geldiğinde cevap dilekçesinde davalı tarafça, tamamen gerçeğin mümkün olduğunca üstünü örtme ve davada haklı çıkabilme çabası ile işin 31.12.2019 tarihinde tamamlanmış olarak teslim edilmiş olduğu, gerek teknik özellikler ve gerekse işlevsellik açısından herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığı, davacı tarafın 2 yıllık süre içinde usulüne uygun herhangi bir ayıp ihbarında bulunmamış olduğu, zaman aşımının söz konusu olduğunu, ürünün 3 yıldan uzun süre sorunsuz bir şekilde kullanılmakta olduğunu, davacının beklenen sonucu alamamış olma sebebinin ürünü doğru olarak kullanamaması ve ürünü tabiri caizse kullanmayı becerememiş olmasından kaynaklığı iddiaları ileri sürüldüğünü, yüklenici konumundaki davalı tarafın, tüm masrafları ve edimi kendisine ait olmak üzere ekipmanı davacı Magna tesisinden söküp iade alması gerektiğini, bilirkişi raporunda sergilenen ancak herhangi bir hukuki dayanağı bulunmayan çözüm çabası ve vicdanla % 50 olarak belirlenmiş olsa da işin aslında; davalı tarafın sözleşme bedeli olan 57.500,00-'€'nun davacıya iadesine ve cevap dilekçesi ve diğer sunulan beyanlarında olduğu gibi davalı tarafın tam tersi iddiaları ileri sürmesi beklendiğinden, olarak eserin mevcut durumunun sabit olarak belirlenebilmesi için delil tespiti niteliğinde alınması elzem olan teknik rapor maliyetinin ki 88.500,00-TL'nin, davalı tarafça davacıya ödenmesinin gerektiğini, Yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sunulan istinaf dilekçesinde ürünlerin ne olduğunun mahkemece anlaşılamadığını, ürünler teslim edilmediğini, ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin beyanlar sunulduğunu, açık kanun hükmü ve yerel mahkeme kararı usule uygun olduğunu, ayıp ihbarı bulunmadığını, ürünün amortisman ömrü bulunmakta olduğunu, davacı taraf ürünü yıllarca kullandığını, davacı taraf yıllarca kullandığı ürünleri yeni ürünler almak için iade edip ödediği rakamdan fazlasını almak istediğini, davacı taraf kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı ayıp nedeniyle tazminat ve ödenen iş bedelinin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK 3. Değerlendirme ve karar Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı ayıp nedeniyle tazminat ve ödenen iş bedelinin iadesi istemine ilişkindir İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkeme dava konusu ürünün 31.12.2019 tarihinde davacıya teslim edildiği, davacının davalıya süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı iş sahibi, davalı iş yüklenicidir. Taraflar arasında V362 Front Bumper Kamera Kontrol Ekipmanın 57.500 Euro bedel karşılığında davalı yüklenici tarafından üretilmesi ve davacı şirkete satışı/tedariğine dair davacının siparişi, davalının da siparişe ilişkin teklif formu sunması üzerine eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kurulan sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddeleri hükümlerine göre eser sözleşmesidir. Yüklenicinin edimi eseri iş sahibinin amacına, fen ve tekniğine uygun olarak teslim etmek iş sahibinin edimi ise iş bedelini ödemektir. Sözleşmede garanti şartı bulunması halinde işi yapan taşeron ya da yüklenici garanti vermekle iş sahibinin açık ayıplarda muayene ve süresinde ihbar yükümlülüğünü, gizli ayıplar yönününde de derhal ihbar yükümlülüğünü kaldırmayı ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları bedelsiz olarak gidermeyi üstlenmiş demektir. Garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili iş sahibi ayıp ihbarında bulunmak zorunda kalmaksızın zamanaşımı süresi içinde ayıbın giderilmesi ve zararlarını isteyebileceği gibi, iş bedeline karşı ayıp defini de ileri sürebilir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 19.06.2014 gün 2013/4976 Esas 2014/4282 Karar, 28.01.2015 gün 2014/1955 Esas, 2015/442 Karar sayılı ilâmları). Dosya kapsamı, taraflar adasındaki e mail yazışmaları içeriği ve mahkemece aldırılan bilirkişi raporu içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalı yüklenici tarafından 24.10.2019 tarihinde dava konusu ürünün tedariği için 57.000 EUR tutarında teklif verildiği, davacı tarafından 23.12.2019 tarihli 450057994 sipariş numaralı form ile tedariğe onay verildiği, davacı tarafından 11.03.2020 ve 13.05.2020 de o tarihlerdeki döviz kuru baz alınarak iş bedelinin davalı tarafa ödendiği, dava konusu ekipmanın Haziran 2020 tarihinde davacıya teslim edildiği, ekipman için davalı yüklenici tarafından 1 yıllık garanti süresi verildiği, incelenen mail yazışmalarında davacının ayıp ihbarıyla ilgili ilk mailin, “….vardiya bazında Ekipmanın %8-10 arasında yanlış sonuçlar ürettiği…” ibaresi sebebiyle 15 Temmuz 2020 ile 1 Aralık 2020 tarihleri arasındaki e-mailler olabileceği, 17 Kasım 2021 de davacı çalışanı Uğur Boran tarafından davalıya gönderilen e-mail de “Ekipmanın tam olarak ne zaman devreye alınacağını” sorulduğu, davalı çalışanı ... yanıt e-mailde 29.11.2021 de devrede olacağını bildirdiği anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici sunduğu teklif formunda bir yıllık garanti süresi öngörülmüştür. Bu durumda teslimin Haziran 2020 tarihinde olduğu, davalı yüklenici tarafından ayrıca 29.11.2021 tarihine kadar ekipman için devreye alma taahhüdünde bulunduğu da gözetildiğinde ayıp ihbarının garanti süresi içerisinde davacı iş sahibince ileri sürüldüğünden ihbarın süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işinin ehli ve basiretli bir iş adamı olarak yükümlendiği imalâtı fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye, iş sahibinin amacına uygun tamamlayarak teslim etmek zorundadır. İmalâtın ayıplı olması halinde iş sahibinin hakları 818 sayılı BK 360 maddesinde (TBK 475. madde) sayılmıştır. Buna göre eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve eğer aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımını isteyebileceği hükmü getirilmiştir. Öte yandan, götürü bedel eser sözleşmelerinde iş bedeli hesaplanırken eserin eksik ve ayıpları gözetilerek tüm işe göre oranı bulunmalı ve bu oran sözleşme bedeline uygulanarak hak edilen iş bedeli bulunmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut dosya incelendiğinde; mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu sistemin gizli ayıplı olduğu tespit edilmişse de, yapılan imalatın bütünü itibariyle kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olup olmadığı, başka deyişle, ayıbın eserin tümden reddini gerektirecek nitelikle olup olmadığı, ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve ya da aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımı seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağı yönünde değerlendirme yapılmadığı, bu haliyle aldırılan raporun da denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; ayıp ihbarının süresinde olduğu kabul edilerek işin esasına girilerek davalı yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatın bir bütün halde davacı iş sahibince kabule zorlanamayacak derecede ayıplı olup olmadığı, ayıbın eserin tümden reddini gerektirmediği takdirde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve ya da aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımı seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağı yönünde daha önce rapor sunan bilirkişi heyetinden veya gerektiğinde başka bir bilirkişi kurulundan istinaf ve yargıtay denetimine elverişli açıklayıcı ve gerekçeli ek rapor veya raporla tespit edilip sonrasında hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/04/2025 Tarih, 2023/662 E 2025/321 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf talep eden taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 26/09/2025 * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır