İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Davalı ...'ın müvekkili şirket bünyesinde 04.09.2018 tarihinden beri satış müdürü yardımcısı olarak çalışmakta iken 09.07.2021 tarihi itibariyle iş akdini sona erdirdiğini ve müvekkili şirketten ayrıldığını, davalının müvekkili şirkette çalıştığı sürede görevi iti…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1965 KARAR NO : 2026/656 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/06/2023 NUMARASI : 2022/481 Esas - 2023/460 Karar DAVA: Tazminat (Rekabet Yasağının İhlalinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Davalı ...'ın müvekkili şirket bünyesinde 04.09.2018 tarihinden beri satış müdürü yardımcısı olarak çalışmakta iken 09.07.2021 tarihi itibariyle iş akdini sona erdirdiğini ve müvekkili şirketten ayrıldığını, davalının müvekkili şirkette çalıştığı sürede görevi itibariyle müşterilerin abonelik sözleşmelerine aracılık ettiğini, bu müşterilerin cep telefon numaraları T.C. kimlik numaraları, ev ve iş adresleri, elektronik güvenlik sistemleriyle ilgili istek ve ihtiyaçları da dahil olmak üzere,müşterilere ait her türlü kişisel ve gizli bilgiye sahip olduğunu, bu itibar ile davalının müvekkili şirketin ticari sırlarına nüfuz ettiğini, müvekkili şirketin bu denli hassas ve önemli, ticari sır niteliğindeki bilgilerinin korunabilmesi amacıyla müvekkili şirket ile davalı arasında “Rekabet Yasağı Sözleşmesi” imzalandığını, davalının imzalanan Rekabet Yasağı Sözleşmesine aykırı davrandığını ve müvekkili şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... ... ... Ltd Şti'ni kurarak kamera satışı yapmaya başladığını, sözleşmenin 5. maddesinde böyle bir ihlal halinde davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 aylık ücretinin toplamı kadar cezai şartı ödeyeceğinin öngörüldüğünü beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000- TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş,duruşmalarda davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Somut olayda, davacı şirket çalışanı olan davalının 04/09/2018 tarihli iş sözleşmesi ile davacı şirketin bünyesinde fiilen çalışmaya başladığı ve bu çalışmasının 07/07/2021 tarihinde sona erdiği, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra ortağı olduğu ... ... ... Ticaret Ltd Ştinin ticaret sicil gazetesinde 13/07/2021 tarihinde kuruluş tescilinin yapıldığı,akdedilen 04/09/2018 tarihli Rekabet Yasağı Sözleşmesinin 4'üncü maddesinde; rekabet yasağı İstanbul ilinin coğrafi alanıyla sınırlı olarak öngörülmüş, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte başlayarak 2 yıl boyunca devam edeceği bu sürenin sona ermesiyle sözleşmede öngörülen rekabet yasağı taahhüdünün ortadan kalkacağı, kapsam bakımından düzenlenen sınırlamaya göre rekabet yasağının yalnızca işverenin faaliyetini sürdürdüğü iş kolu için geçerli olduğu, işverenin alarm ve görüntüleme sistemleri aracılığıyla bireysel ve kurumsal müşterilere elektronik güvenlik hizmeti sunduğu çalışanın bu iş kolu dışında serbestçe çalışabileceği belirlendiği, Davacı şirket ile davalının ortağı olduğu dava dışı şirketin İstanbul ilinde faaliyet gösterdiği, her iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması koşulunun arandığı gibi davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışması ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli olduğu, çalıştığı alan itibariyle sözleşmeden anlaşılacağı üzere davacı firmanın iş sırlarını öğrenen pozisyonda olduğu, davalının iş akdinin sona erdiği 07/07/2021 tarihindeki brüt ücretinin aylık 5.000-TL olduğu, 5. Madde uyarınca cezai şart bedelinin son brüt ücret üzerinden hesaplanacak 12 aylık ücretin toplamı (5.000-TL x 12 ay = 60.000-TL) olduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile 60.000-TL cezai şartın dava tarihi olan 07/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; arabuluculuk tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dosyaya sunulmadığını , davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilgilendirme yapılmadan taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin devamı niteliğinde işbu sözleşme davalı müvekkile imzalatılarak davalı müvekkilin yanılgıya uğratıldığı, TBK'nın 447/2 maddesine göre; “Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer” (TBK m. 447/2) hükmüne göre, rekabet yasağının sona ermesi için iş sözleşmesinin işverence haklı bir sebep olmaksızın feshedilmesi gerektiğini, Davalı müvekkilin iş akdi, davacı şirket tarafından 07.07.2021 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren davacı tarafından herhangi bir haklı neden bildirilmeden (04 çıkış kodu ile) feshi ile gerçekleştirildiği,müvekkilin, davacı firma tarafından işten çıkartıldığı, bu husus dosya arasına gelen ... kayıtları ile de açıkça sabit olup iş sözleşmesi davacı şirket tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğinden Rekabet yasağının sona erdiğini davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte ilk derece mahkemesince kabul edilen cezai şart miktarı fahiş olup davalı müvekkilin ekonomik durumunun oldukça üzerinde olduğu ,Yargıtay 11. HD'nin 2020/754 esas., 2022/174 karar sayılı ilamından "...sözleşmede belirlenen cezai şartın aşırı (fahiş) olması nedeniyle tenkisi ile mahkemece hak, adalet ve nefaset kurallarına uygun bir cezai şart miktarına hükmedilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulması gerekmiştir..." şeklindeki kararı ile de hakkaniyete uygun bir cezai şart miktarına hükmedilmesi gerektiğinden öncelikle davacının usul ve yasaya aykırı davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini olmadığı takdirde fahiş miktarda olan cezai şartın indirilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Davalı ...'ın ... kayıtlarına göre davacı şirkette 04.09.2018 tarihinde işe başladığı, 07.07.2021 tarihinde iş yerinden çıkışının (04)kodu ile yapıldığını, davalının ortağı olduğu ... ... .... Tic. Ltd Şti'nin ticaret sicil gazetesinde 13.07.2021 tarihinde kuruluş ilgili tescilinin yapıldığını,faaliyetleri arasında; her türlü güvenlik sistemleri ve yedek parça ve aksesuarlarını satmak, imal etmek, ithalatını ve ihracatını yapmak, faaliyetlerin bulunduğu tespit edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir. Davacı vekili iş akdinin müvekkil tarafından sonlandırıldığını beyan etmiştir. Haklı bir sebep ileri sürülmediği gibi dava dilekçesi ekinde sunulan işten çıkış bildirgesinde (04 kodu )ile iş akdinin sona erdirildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.İş akdinin haklı sebeple işveren tarafından veya davalı işçi tarafından haksız şekilde fesih edildiğine ilişkin başkaca bir delil sunulmamıştır. işveren bildirdiği çıkış kodu ile bağlı olup, hem çıkış kodunun Kod-04(Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak bildirilmiş olması hem de işin sona erdirilmesinin işveren açısından haklı veya geçerli nedene dayandığı ileri sürülmediğiğinden dolayı davacı şirketin feshinin geçersiz olduğunun kabulü gerekir. TBK'nın 447/2 maddesinde; sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiştir. Rekabet yasağı sözleşmesinde, "Çalışan, rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 (on iki) aylık ücretinin toplamı kadar cezai şart öder."hükmünü havidir. Ancak somut olayda; iş akdinin işveren tarafından haklı bir neden gösterilmeden feshedildiği, böylelikle rekabet yasağının sona erdiği belirlenmektedir.Davalı vekili arabulucu tutanağının sunulmadığını iddia etmekte ise de dava dilekçesi ekinde sunulduğu gibi, uyap sisteminde dosya kapsamında mevcut olduğu anlaşılmakla arabulucu son tutanağının sunulmadığı , rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, TBK'nın 447/2 maddesi hükmü gereği davalı işçinin rekabet yasağı işveren tarafından haklı bir sebep gösterilmeden fesih edildiği anlaşılmakla kararlaştırılan rekabet yasağı taahhüdü sona erdiğinden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunduğundan kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/481 Esas 2023/460 Karar sayılı 15/06/2023 tarihli kararın HMK'nın 353(1) b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA; Davanın reddine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 732-TL karar harcının peşin yatırılan 1.024,65-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 292,65-TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan; yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazineye ödenmesine, Yatırılan 1.024,64-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/04/2026