4. Ceza Dairesi 2012/28120 E. , 2013/17812 K. Silahla tehdit suçundan sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetlerine dair, Oğuzeli Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 17.01.2007 tarih ve 2006/239 esas, 2007/14 karar sayılı hükmün sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 17/11/2011 gün ve 2009/18820 esas, 2011/21619 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre…
**4. Ceza Dairesi 2012/28120 E. , 2013/17812 K.** **"İçtihat Metni"** Silahla tehdit suçundan sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetlerine dair, Oğuzeli Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 17.01.2007 tarih ve 2006/239 esas, 2007/14 karar sayılı hükmün sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 17/11/2011 gün ve 2009/18820 esas, 2011/21619 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Hükmün esasını oluşturan 17.01.2007 günlü kısa kararın 2. sayfasının CMK.nun 219. maddesinde öngörüldüğü üzere ve zabıt katibi tarafından imzalanmamış olması, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine uygun olarak sair yönler incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA," karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/01/2012 tarih ve 2007/181416 sayılı yazısı ile; "Dosyanın incelenmesinde duruşmanın bitirilip hükmün kurulduğu, 17.01.2007 tarihli oturuma ait duruşma tutanağın 3 sayfadan ibaret olduğu, tutanağın Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünün ve kısa karanın bir bölümünün yer aldığı ikinci sayfasında zaptı yazan 63649 sicil numaralı ... adlı zabıt kâtibinin imzasının bulunmadığı, adı geçen kâtibin tutanağın birinci ve üçüncü sayfalarında, hükmü veren hâkimin tutanağın hem tüm sayfalarında imzasının bulunduğu görülmüştür. 5271 sayılı CMK.nun 219/1. maddesi uyarınca duruşma tutanaklarının her bir sayfasının mahkeme başkanı veya hakimi ile tutanağı yazan zabıt katibi ve 232/4. maddesi uyarınca karar ve hükümlerin bunlara katılan hakimler tarafından imzalanması gerekir. Bu yasal düzenlemelerin amacı tutanakların değiştirilmesini önlemek ve onlara güven duyulmasını sağlamaktır. Duruşma tutanakları imzalanmak suretiyle ancak sahteciliği iddia olunabilen resmi belge niteliğine kavuşur. 5271 sayılı CMK.nun 222. maddesinde "Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir." hükmü ile açıkça bu husus belirtmiştir. 5271 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 307. maddesi uyarınca, temyiz ancak hükmün yasaya aykırı olması sebebine dayanır. Yasaya aykırılık ise, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır. Ancak her yasaya aykırılık mutlak bir bozma nedeni değildir. Mutlak bozma nedeni olan kanuna aykırılık halleri aynı Yasanın 308. maddesinde sekiz bent halinde sayılmıştır. Bu hallerin bozma sebebi sayılıp sayılmaması hususu Yargıtay'ın takdirine de bırakılmamıştır. Bunun dışındaki hallerde yasaya aykırılığın bozma sebebi sayılabilmesi için aykırılığın yine aynı Yasanın 306. maddesindeki "hükme esas alınan", 309. maddesindeki "hüküm için mühim noktalarda" ve 320. maddesindeki "hükme tesiri olacak derecede kanuna muhalefet" ibareleri ile işaret olunduğu üzere son karara (hükme) tesiri olması gerekir. "Kanun abesle iştigal etmez" evrensel hukuk kaidesinin gereği de budur. ./.. -2- 5271 sayılı CMK.nun 219/1 ve 232/4. maddelerine aykırı davranılması, 5271 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 308. maddesinde sayılan mutlak bozma nedenlerinden biri değildir. Bu itibarla her imza eksikliği hükmün bozulmasını gerektirmez. Eksik imza bulunan tutanaklarda esaslı bir işlem yapılıp yapılmadığı, mevcut imzaların tutanağa yeterli güveni sağlayıp sağlamadığı, tutanağın diğer sayfalarında imza eksikliği bulunup bulunmadığı, eksik imzalı tutanaktaki işlemlerin imza eksikliği bulunmayan başka tutanak veya kararlarla ve var ise UYAP'taki kaydı ile uyumlu olup olmadığı, güvenli elektronik imza kullanılmasına rağmen gerekmediği halde el ile imza atılıp atılmadığı, tutanaktaki kararların oybirliği ile ve ilgilerinin istemlerine uygun olarak alınıp alınmadığı, tutanağın içeriğine yönelik bir itiraz olup olmadığı gibi hususlar gözetilerek mevcut imza eksikliğinin hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte usul ve yasaya aykırılığı teşkil edip etmediği belirlenmelidir. Anayasanın 141/4 ve Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi "nin 6. maddesinde belirtilen davaların makul sürede bitirilebilmesinin sağlanması ve usul ekonomisi esaslarına uygun olan da budur. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.07.2011 gün ve 90/178, 28.09.2011 gün ve 1839/1933 ve 03.10.2011 gün ve 1904/2166 sayılı kararları da bu görüşümüzü destekler niteliktedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar 17.01.2007 tarihli duruşma tutanağının Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşü ile kısa kararın bir bölümünü içeren 2. sayfası zabıt katibi tarafından imzalanmamış ve bu suretle 5271 sayılı CMK.nun 219/1 maddesine aykırı davranılmış ise de; aynı zabıt katibinin tutanağın 1-3.. sayfaların ve gerekçeli kararda imzasının bulunduğu, gerekçeli kararda Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünün yazılı olduğu, hükmün mütalaaya uygun olarak verildiği, gerekçeli karar ile kısa karar arasında bir farklılık ve çelişkinin olmadığı, zabıt katibinin imzasının eksik olduğu sayfanın hakim tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğunun tasdik edildiği, duruşma tutanağının içeriğine yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmediği birlikte gözetildiğinde, tutanağın 2. sayfasının zabıt katibince imzalanmasının unutulduğu değerlendirilerek, eksik imzalı sayfanın hakim tarafından imzalanması, aynı zabıt katibinin tutanağın birinci ve üçüncü sayfasında ve tutanakla aynı içerikli olan gerekçeli kararda imzasının bulunması karşısında, yasanın aradığı ve amaçlanan tutanağa güveninin kafi derecede korunduğu, vüsukun hükmün y bozulmasını gerektirecek derecede ihlal edilmediği, mevcut imza eksikliğinin mahallinde tamamlanabileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle; mahallinde tamamlatılabilecek nitelikte olan mevcut imza eksikliğinin, 5271 sayılı CMK.nun 219/1. maddesine aykırılık oluşturacak mutlak bir bozma nedeni olmadığını gözetmeyen özel Dairenin bozma kararına katılmak mümkün değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın kabulüne, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairenin 17.11.2011 gün ve 2009/18820 Esas ve 2011/21619 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının esastan incelenmek üzere Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmesi, Arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 17/11/2011 gün ve 2009/18820 esas, 2011/21619 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, ./.. -3- Oğuzeli Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 17.01.2007 tarih ve 2006/239 esas, 2007/14 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu; Hükmün açıklandığı 17.01.2007 tarihli oturuma ilişkin duruşma tutanağının 2. sayfasının, katip tarafından imzalanmadığı gibi elektronik imza ile de imzalanmadığı, Anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz davası isteği hakkında şimdilik bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın belirtilen imza eksikliği giderilerek, buna ilişkin tutanak düzenlenmesinden sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...