İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Ortaklık…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/985 KARAR NO : 2025/1980 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/04/2025 NUMARASI : 2024/558 Esas - 2025/306 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Ortaklık Jenaratör alımı kapsamında 2009/84571 ihale kayıt numarasıyla çıkılan mal alımına yönelik açık ihaleyi ... ... Enerji Sistemleri Servis ve Yedek Parça İç ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi kazandığını, ... ... Firması ise söz konusu jenaratörleri ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden temin ettiğini hatta bu konuda bir temlikname đüzenleyerek müvekkilinden olan alacağının ... firmasına ödenmesini talep ettiğini, 4077-6502 ... firması jenaratörleri temin eden firma olarak başlangıçta servis hizmeti verdiğini arızaları gidermeye çalıştığını ancak nedense sonra müvekkilinin servis ve tamir ile ilgili taleplerine cevap vermediğini, kendilerine müvekkili kurum yetkilileri tarafindan telefon ve mail vasıtalarıyla ulaşılmaya çalışıldığını ancak kurum yetkilileri ilgili firma tarafindan oyalandığını, müvekkili firmanın, davalıya satın almış olduğu mallar karşılığında 29.12.2009 tarihli 151659 fatura nolu 158.922,40 TL’lik ödeme yapmadığını, ifade edilen sebeplerle söz konusu fatura ile yapılan ödemenin iadesi için davalı aleyhine İstanbul 14. Anadolu İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası esas sayılı dosya ile icra takibine başlandığını, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, ağır kusuru ile müvekkiline ayıplı mal vermek suretiyle zarar veren davalıdan ürün bedelinin iadesi niteliğindeki alacağının uygulanacak ticari işletme faiziyle kabulüne, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın hiçbir yasal dayanağı bulunmayan ve tamamı asılsız beyanlardan ibaret dava dilekçesi ile dava açtığını, davacı yanın dava konusu taleplerine ilişkin olarak öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davalı kurum ... alımı kapsamında 2009/84571 ihale kayıt numarası ile mal alımına ilişkin açık ihale düzenlediğini ve iş bu ihaleyi ... ... Enerji Sistemleri Servis Ve Yedek Parça İç Ve Dış Ticaret San. Ltd. Şti. kazandığını, davalı kurum ... ... Enerji Sistemleri Servis Ve Yedek Parça İç Ve Dış Ticaret San. Ltd. Şti.’nden dava konusu jeneratörleri temin ettiğini, sonuç olarak davacı yanın söz konusu jeneratörleri 2009 yılında satın almış olduğunu, hali hazırda dava tarihi itibari ile 15 yıl gibi bir sürenin geçmiş olduğu hususu sabit olmakla zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın zamanaşımı itibari ile reddine karar verilmesini, davacı yanın jeneratörde ki arızayı onarım yoluna gittiğini ve bunu üçüncü şahıs bir şirkete yaptırdığı beyanı ile söz konusu bedeli Adıyaman 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapmış olduğu icra takibi ile talep ve tahsil ettiği olduğu bir durumda, söz konusu icra takibi dosyası tarihinden bu yana 10 yıl gibi bir süre geçtikten sonra satın alınan mallar karşılığı olarak 29.12.2009 tarihli 151659 no’lu fatura karşılığı 158.922,40 TL’nin talep edilmesinin asla ve asla kabul edilemeyeceği hususu sabit olduğunu, davacı yanın dava konusu tüm taleplerine ilişkin olarak öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davacı yanın 2014 yılından bu tarihe kadar yaklaşık 10 yıllık sürede hiçbir arıza veya ayıp bildiriminin bulunmadığı, satın alma tarihinden itibaren 15 yıldır davacı tarafından kullanılan jeneratörlere ilişkin olarak 15 yıl sonra sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinde bulunulmasının hukuki bir dayanağının asla olamayacağının sabit olduğunu yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davanın reddi ile haksız ve kötüniyetli olduğu hususu sabit olan davacı yanın %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, davacı yanın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin mutlak suretle reddine, yargılama giderleri ile ücret –i vekâletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;Davacı vekili ... alımı konusunda ihale açtığını, ihaleyi dava dışı ... ... Enerji Sistemleri Ltd.'nin kazandığını, anılan firmanın da jeneratörleri davalıdan temin ettiğini, ... ... Ltd.'nin alacağını sonradan davalı şirkete temlik ettiğini, davalı firmaya ... bedellerinin ödenmesinin istendiğini, başlangıçta davalının ... arızalarını gidermeye çalıştığını, sonradan servis ve onarım taleplerine cevap vermediğini, jeneratörlerin ayıplı olarak teslim edildiğini, gerekli faydanın elde edilemediğini, işlerin aksamaması için jeneratörlerin tamiri için başka firmalarla anlaşıldığını, satıcının, bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğunu ileri sürerek tamir masrafı için yapılan 23.734,75 TL alacağın tahsili için açılan davada Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 28/01/2020 tarihli 2018/527 Esas, 2020/219 Karar sayılı ilamı karar verildiği, iş bu davada ise 29/12/2009 tarihli faturaya dayalı olarak alınan 6 adet jeneratörün ayıplı olduğunu iddiasına dayalı olarak ödenen bedelin üreticiden iadesi istemine ilişkin itirazın iptali davası olduğu, davacı vekiline icra takip dosyasına konu toplam alacak miktarının asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 439.503,16 TL olması nedeni ile eksik 4.791,61 TL eksik peşin harcı tamamlamak üzere süre verildiği ve takip miktarı üzerinden harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının dava dışı ... ... Enerji Sistemleri Ltd.'den 6 adet ... satın aldığı, davaya konu jeneratörlerin üreticisinin davalı olduğu, jeneratörlerin 31.12.2009 tarihinde davacıya teslim edildiği, jeneratörlerin garanti süresinin 2 yıl veya 1000 çalışma saati olarak öngörüldüğü, TBK'nın 231/1. maddesine göre jeneratörlerin tesliminden itibaren iki yıl içinde açılması gerektiği, ancak TBK'nın 231/2. maddesi uyarınca jeneratörlerin ayıplı olarak devretmekte ağır kusur var ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağı, onarım bedelinin tahsiline ilişkin yapılan ve kesinleşen yargılamanın yapıldığı Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 28/01/2020 tarihli 2018/527 Esas, 2020/219 Karar sayılı ilamında alınan raporda makinanın ağır kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğundan iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulama imkanı söz konusu değil ise de TBK’nın 146. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, dava konusu jeneratörlerin 31.12.2009 tarihinde davacıya teslim edildiği, 29/12/2009 tarihli fatura dayalı olarak ödenen bedelin iadesine ilişkin takibin başlatıldığı 30/09/2022 tarihi itibariyle on yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ve daha önce Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2018/527 E. – 2020/219 K. sayılı ilamı ile sabit olduğu üzere; dava konusu jeneratörlerdeki kronik teknik arızaların üretim kaynaklı olduğu, servis kayıtlarında benzer arızaların tekrarlandığı, hatta bazı arızaların ilk kullanım süresi olan 2 yıl içinde defalarca yaşandığı bilirkişi raporları ile ortaya konduğunu, bu haliyle ayıbın, TBK m.223/2 anlamında gizli ayıp olduğunu, aynı zamanda TBK m. 231/2’ye göre satıcının ağır kusuru söz konusu olduğundan, iki yıllık özel zamanaşımı süresinin de uygulanamayacağını, ayıbın ağır kusurla veya hileyle gizlendiğini, dolayısıyla TBK m. 231 uyarınca satıcının zamanaşımından yararlanamayacağını, mahkemenin önceki kesinleşmiş kararı gözardı ettiğini, tacirler arasında ayıp bildirim süresine uyulduğunu, davacının maldan beklediği faydayı elde edemediğini ve bunun sonucunda jeneratörleri harici firmalara tamir ettirmek zorunda kaldığını, bu durumun ayıbın öğrenilmesinden itibaren yasal süreler içerisinde satıcıya bildirildiğini, ayıbın gizliliği nedeniyle zamanaşımı süresinin hiç başlamadığını, TKHK 12. Maddesinde zamanaşımına ilişkin olarak yapılan düzenlemelerin tamamında kanun koyucu tarafından ayıbın, satıcının ağır kusuru yada hile ile gizlenmesi hali bu ayrımın dışında tutulduğunu, satışa konu malın vasfı önem arzetmeksizin, satıcı tarafından malın ayıbı, ağır kusur yada hile ile gizlenmiş ise bu halde satıcının zamanaşımı hükümlerinden yararlanamayacağını, satışın üzerinden ne kadar süre geçtiği dikkate alınmaksızın, tüketicinin her zaman seçimlik haklarını kullanabileceğini, 6502 sayılı TKHK’nın 13, 56 ve 58. maddeleri uyarınca; garanti kapsamındaki ürün arızalanırsa satıcının bu ayıbı gidermek, gidermiyorsa onarım, iade ya da değişim haklarından birini sunmakla yükümlü olduğunu, davalının bu sorumluluklarını yerine getirmemesinin tüketici hukuku bakımından da ciddi bir ihlal olduğunu beyanla istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.04.2025 tarihli ve 2024/558 E., 2025/306 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esastan kabulü ile itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesine, hükmün bozulması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse, ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılması ve yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak adil bir karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, satıma konu jeneratörler için yapılan ödemenin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı tarafından davalı hakkında Adıyaman İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında "29.12.2009 tarih ve 151659 sayılı fatura ile borçluya ödenen bedelin, malların ayıplı olması sebebiyle iadesi" borcun sebebi gösterilerek 158.922,40 TL asıl alacak 280.580,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 439.503,16TL alacağın tahsili için 30.09.2022 tarihinde ilamsız takip başlatılmış olup, yetkiye itiraz etmesi üzerine İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi 'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe devam etmiş, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taraflar arasında satım sözleşmesi bulunmayıp, dava dışı satıcı ... ... Enerji Sistemleri Servis ve Yedek Parça İç ve Dış Ticaret San. Ltd. Şti.'nin ihale konusu jeneratörleri davalıdan temin ettiği, davalının satın alınan jeneratörlerin üreticisi konumunda olduğu ihtilafsızdır. İstinafa gelen uyuşmazlık, takip konusu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.Dosya kapsamından davacının dava dışı ... ... Enerji Sistemleri Ltd. Şti'nden ihale yoluyla 29.12.2009 tarihinde 158.922,40 TL karşılığında 6 adet ... satın aldığı, ... ... Enerji Sistemleri Ltd. Şti tarafından Ankara 41. Noterliğinin 18.12.2009 tarih ve ... yevmiye nolu alacağın temliki sözleşmesi düzenlenerek satış bedelinin davalıya ödenmesinin talep edildiği, yapılan temlik işlemi nedeniyle satış bedelinin davalıya ödendiği, jeneratörlerin 31.12.2009 tarihinde davacıya teslim edildiği, jeneratörlerin garantisinin 2 yıl veya 1000 çalışma saati olarak öngörüldüğü, Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2018/527 Esas sayılı dosyasında davacı tarafça onarım masraflarının tazmini istemiyle davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasında, yapılan bilirkişi incelemesi ile farklı jeneratörlerde farklı arızaların olduğu, bir kısmında AVR kartı arızası, ön ve arka boğaz keçelerinden yağ kaçağı olması, motor arızaları ve alternator arızalarının sık olmasından dolayı bunların kronik olduğu ve makinanın ağır kusurlu olduğu değerlendirilerek mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaat edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.Ayrıca satıcının ağır kusurlu olması ya da satıcılığı meslek edinmiş olması sebebiyle bilmesi gereken bir ayıbın bulunması halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun(TBK) 225. maddesi uyarınca, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. TBK 227. Maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.TBK 231/1 maddesine göre satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının, satılanın kendisine devrinden başlayarak 2 yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı bu sürenin geçmiş olmasında ortadan kalkmaz.Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.Yukarıda açıklananlar ışığında ayıba karşı sorumluluk, satıcının satış sözleşmesine dayalı bir yükümlülüğüdür. Üreticinin sorumluluğu ise garanti süresi ve garanti sözleşmesindeki şartlarla sınırlıdır. İğfal durumu söz konusu olmadığı sürece garanti sürenin sonunda zamanaşımı süresinin bittiğinin kabulü gerekir.(Yargıtay19. Hukuk Dairesi 2014/8733 esas ve 2015/5518 karar sayılı kararı)Somut olayda davalı, satıma konu jeneratörlerin üreticisi olup, garanti süresi iki yıl olarak belirlenmiş ise de taraflar arasında kesinleşen mahkeme kararında davalının ağır kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda davacının, satış bedeline ilişkin alacağı temlik alarak satıcının halefi olan ve aynı zamanda üretici olması nedeniyle garanti veren sıfatı bulunan davalıya yönelik satış bedelinin iadesine ilişkin talebi hakkında, iki yıllık zamanaşımı süresinin değil, genel zamanaşımı süresi olan ve TBK'nın 146.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Bu sürenin TBK'nun 231.maddesi hükmü gereğince jeneratörlerin teslim tarihi olan 31.12.2009 tarihinde başladığı ve 2022 yılında yapılan icra takibinden önce on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetildiğinde mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetlidir. Tarafların tacir olmasına göre somut olayda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmaya yeri olmadığından davacının tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025