6. Ceza Dairesi 2025/1035 E. , 2025/4136 K. İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3596 E., 2024/4422 K. KATILANLAR : ..., ..., ... ..., ... SUÇLAR : Nitelikli Yağma, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet, Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, Beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii Katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince veri…
**6. Ceza Dairesi 2025/1035 E. , 2025/4136 K.** **"İçtihat Metni"** İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3596 E., 2024/4422 K. KATILANLAR : ..., ..., ... ..., ... SUÇLAR : Nitelikli Yağma, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet, Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, Beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii Katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince, "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı karar ile 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesinin Yargıtayca süregelen uygulaması, 7035 sayılı Kanun değişikliği ve gerekçesinde ifade edilen düzenlenme amacı hep birlikte ele alındığında; İlk Derece Mahkemelerince kabul edilen maddi mesele değiştirilmeden ve yeni bir delil araştırmasına girilmeden Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki duruşma açılmaksızın beraat kararı verilemeyeceği ve bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararının bozulması gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık Mehmet Efe ve müdafii dilekçelerinde özetle; beraat kararı verilmesi gerektiğini, sanığın suçu işlemediğini, delil bulunmadığını, kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirtmiş; Sanık ... Müdafi temyiz dilekçesinde özetle; beraat kararı verilmesi gerektiğini, somut delil bulunmadığını, sanığın hukuka aykırı delillerle cezalandırılamayacağını, sanık ...'in beyanının hükme esas teşkil edemeyeceğini, zira tehdit ve baskı altında ifade verdiğini, ses kaydının sanık ...'e ait olduğunun söylenemeyeceğini, HTS kayıtları ile ilgili düzenlenen bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, teşebbüs indiriminin asgsri hadden yapılmasının hukuka ve vicdana aykırı olduğunu ileri sürmüş, Katılanlar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Beraat kararlarının hukuka aykırı olduğunu, dosyada birçok delilin mevcut olduğunu, eksik inceleme ile dikkate alınmadığını, sanıkların cezalandırılması gerektiğini, tüm sanıkların yağma suçundan üçer kez ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiğini belirtmiş; anılan temyiz dilekçelerindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde; sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet, Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması suçlarından kurulan beraat hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Yasa'nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde; sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet, Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması suçlarından kurulan beraat hükümlerde hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık ... Müdafi ile Katılanlar Vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.04.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.