19. Hukuk Dairesi 2012/11717 E. , 2013/10257 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıl
**19. Hukuk Dairesi 2012/11717 E. , 2013/10257 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; müvekkilinin pamuk üretimi ile uğraşırken davalı ...’dan pamuk yetiştirmesi için gerekli masraflar nedeniyle para aldığını, borçlarını tamamen ödediğini, ayrıca müvekkilinden boşa imzalı senet alındığını, daha sonra senedin doldurularak takibe konulduğunu, takip dosyasını diğer davalıya temlik ettiğini, müvekkilinin senedi imzaladığı tarihte 80 yaşında olduğunu, hukuki ehliyetinin bulunmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının senedin düzenlendiği tarihte ehliyetsiz olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, yargılamaya katılmadığı gibi cevap da vermemiştir. Mahkemece, senedin düzenlendiği tarih itibariyle davacının resmi kurumlar nezdinde yapılan hukuki işlemlere taraf olduğu ve hakkında açılan icra takiplerine beyanda bulunduğu tutanaklarda “davacının işlem ve beyan tarihinde hukuki ehliyetinin bulanmadığı veya temyiz kudretinin olmadığı yönünde bir tespit veya raporun yer almadığı, mahkemece alınan raporda ise senedin düzenlendiği tarih itibariyle akli melekeleri hakkında yorum yapılamayacağı ” şeklinde görüş bildirildiği gerekçeleriyle takibe dayanak senedin düzenlendiği 19.11.2004 tarihinde davacının hukuki işlem ehliyetinin bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. İİK 72 maddesi hükmü gereğince açılan menfi tespit davasında, davacı yan birbiriyle çelişmemek kaydıyla birden fazla nedene dayanabilir. Somut olayda, davacı yan senedin düzenlenme tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığı iddiasıyla birlikte takibe konu senedin bedelinin ödenmiş olduğu, bir başka deyişle bedelsizlik iddiasına da dayanmıştır. Hal böyle olunca; mahkemece her ne kadar davacının senedin düzenlenme tarihinde hukuki işlem ehliyetsizliğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle verilen red kararında bir isabetsizlik yok ise de davacının ödeme iddiası üzerinde hiç durulmadan, bu yönde davacı delilleri toplanmadan eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.