T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2226 - 2025/2490 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2226 KARAR NO : 2025/2490 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 NUMARASI : 2022/295 E. - 2023/310 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2226 - 2025/2490 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2226 KARAR NO : 2025/2490 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 NUMARASI : 2022/295 E. - 2023/310 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/07/2023 tarih ve 2022/295 E. - 2023/310 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarını mesnet göstererek, davalı şahsın 2020/12832 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ..., 2022-M-6446 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, taraf markaları iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olup, başvurunun SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmasına sebebiyet vereceğini, başvurunun bu nedenle de reddinin gerektiğini, müvekkilinin markasının Paris Sözleşmesi'nin 6/4. maddesi uyarınca tanınmış marka olduğunu, tanınmış markaların farklı mal ve hizmetler için de korunması gerektiğini, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını, hukuki süreç devam ederken ve "Winton" markası müvekkilinin markalarına benzer bulunmuşken, davalı tarafından geniş kitlelere ulaşabilecek şekilde "..." markasının kullanılmasının sosyal medya hesaplarında yoğun şekilde tanıtımının yapılmasının davalının kötüniyetini gösterdiğini, davalı şahsın müvekkilinin markasından yararlanmayı amaçladığını ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanması için taraf markalarının aynı ya da benzer mal ve hizmetleri kapsaması gerektiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, tüketicilerin sigara markası "..." ile, tanker, ... markası "..." ibarelerini karıştırmayacağını, dava dilekçesinde sunulan kararların somut uyuşmazlık bakımından emsal teşkil etmediğini, "..." markasının dünyada "..." markasından daha önce tescil edildiğini, müvekkili markasının ...'ın soyadından ileri geldiğini, sigara markalarının tanınmışlığından söz etmenin mümkün olmadığını, mallar arasındaki farklılık nedeniyle davacının SMK'nın 6/4-5. maddesi kapsamında bir hakkı bulunmadığını, davacının hakkını kötüye kullandığını, kötüniyetli tescilin davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gibi dava konusu mal ve hizmetlerin itiraz gerekçesi markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer de olmadığından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaatinin oluştuğu; taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesi kararında gerekçe belirtilmeksizin davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının giderilmediğini, SMK'nın 6/5. maddesi şartları incelenirken mal-hizmet benzerliği aranmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin ilgili sektör ve tüketici dışına taşan marka bilinirliği bulunduğunu, tanınmış markaların geniş kapsamlı korumadan yararlandığını, başvurunun tanınmışlık nedeniyle de reddinin gerektiğini, tütün sektöründe uzman bilirkişinin de yer aldığı heyet tarafından hazırlanan raporda tütün ürünlerinin tabi olduğu mevzuat kapsamında tek bir cümleye yer verilmediğini, davalı şahsın kötüniyetine ilişkin emarelerin gözardı edildiğini, davalı şahıs kullanımlarının müvekkilinin kullanımlarını da andırdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için işaret benzerliği yanında karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının oluşmadığı, her ne kadar davacı markalarının "tütün ürünleri" sektöründe tanınmış bir marka olduğu tespit edilmiş ise de, taraf markaları kapsamında kalan emtiaların birbirinden tamamen farklı olması, farklı ihtiyaçları karşılamaları, tütün ürünlerine ilişkin tanınmışlığın sair emtia gruplarına sirayet etmesinin beklenmeyecek olması dikkate alındığında SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmayacağı kanaatine varıldığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının da ispatlanamadığı, öte yandan davacı vekili bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını ileri sürmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, davalı şahsın markasal kullanımlarının ise YİDK kararının iptali talebiyle açılan eldeki davanın konusu olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.