4. Ceza Dairesi 2022/6612 E. , 2025/3030 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/663 E., 2020/747 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumu…
**4. Ceza Dairesi 2022/6612 E. , 2025/3030 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/663 E., 2020/747 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanık hakkında beraat hükmü verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanığın 04.03.2016 tarihli paylaşımında geçen sözlerin muhatabının duraksanmayacak bir şekilde katılan olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, bu suretle matufiyet şartının gerçekleşmediği gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, 2. 01.03.2016 tarihli paylaşımı hakkında ise; Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövme şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Öncelikle belirtilmelidir ki, sanığın sözlerindeki ifadelerin rahatsız edici olduğu açık bir şekilde anlaşılmakla birlikte, bu ifadelerin, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (sözleşme) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında özel bir önem atfedilen, ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir.