TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :03/03/2023 NUMARASI :2021/567 Esas 2023/167 Karar DAVA : Sigorta (SİSBİS kaydının kaldırılması) DAVA TARİHİ : 04/10/2021 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki SİSBİS istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1072 Esas 2025/1632 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1072 KARAR NO : 2025/1632 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :03/03/2023 NUMARASI :2021/567 Esas 2023/167 Karar DAVA : Sigorta (SİSBİS kaydının kaldırılması) DAVA TARİHİ : 04/10/2021 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki SİSBİS istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın 16.06.2019 tarihinde kazaya uğraması üzerine 2019333143442 nolu hasar dosyası açıldığını, bu dosyada görevlendirilen davalı şirket eksperi tarafından yapılan çalışma sonucunda ise dosyaya ilişkin bilgilerin SİSBİS'e transfer edildiğini, davalının Sigorta Bilgi ve Denetim Merkezine bildirim yaparak müvekkili şirket kaydına şerh düştüğünü, müvekkili şirketin, bünyesindeki araçlarına kasko sigortası yaptırmak istediğinde karşısına dava konusu şerh çıktığını, bu şerh sebebiyle sigorta şirketlerinin hiçbiri kasko poliçesi düzenleyemediğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki SİSEB (Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu) tarafından tutulan SİSBİS sistemindeki müvekkili ile ilgili kaydın kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilli ile davacı taraf arasında kasko sigortası tanzim edilerek tanzim edilen sigorta poliçesi özel şartları uyarınca belirlenen rizikoların teminat altına alındığını, davacı tarafından, sigortalı aracın 16/06/2019 tarihinde uğramış olduğu hasara istinaden araçta meydana gelen hasarın giderilmesi ve zarar tutarının karşılanması amacıyla müvekkiline hasar başvurusunda bulunulduğunu, bu hasar başvurusuna istinaden, müvekkili nezdinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca meydana gelen trafik kazasının araştırılması amacıyla hasar dosyası oluşturulduğunu ve bağımsız eksperlerce ekspertiz raporu tanzim edildiğini, hasara konu trafik kazasının 16/06/2019 tarihinde gece saat 04:00 sularında meydana geldiği, kaza anında sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmaksızın kaza mahallini terk ederek evine gittiği, 16/06/2019 tarihinde sabah Jandarma’ya gidilerek kazaya ilişkin 10:30’da tutanak tutulduğu, kaza anında kolluk kuvvetlerine haber verilmeksizin olay yerinden ayrıldığını bu kapsamda kaza yerinden kolluk kuvvetlerine haber verilmeden ayrılınmış olması sebebiyle kaza anında sigortalı araç sürücüsünün net bir şekilde tespiti ve sigortalı araç sürücüsünün alkollü olup olmadığına ilişkin hususların tespitini imkansız hale geldiğini, olay yerinin kasıtlı olarak terkedilmesine rağmen müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tazminat talep edildiğini, müvekkili tarafından işbu husus SİSBİS sistemine bildirildiğini,Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesi uyarınca, “Sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” denilmek suretiyle sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması nedeniyle ilgili bildirimi yapmak ve veri tabanına işlemek ile yükümlü kılındığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir . İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı sigorta şirketince somut olayda suç duyurusunda bulunulmadığı, dava konusu kayıt nedeniyle davacı şirket lehine kasko poliçesi tanzim edilemediği, neticeten SİSBİS kaydının silinmemesinin yönetmeliğin amacına aykırı olup, ağır bir yaptırım olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, davalı tarafından ... plakalı davacıya ait araçla ilgili olarak 16/06/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle Sigorta Bilgi Paylaşım Sistemi veri tabanına yapılan kaydın kaldırılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından yeterli araştırma yapılmadığını, müvekkili şirketin, mevzuat gereği yanlış sigorta uygulaması kapsamında olan bir işlemi, işlemin varlığına ilişkin şüphe bulunması halinde SİSBİS tarafından tutulan veri tabanına işlemek durumunda olup bu işlem için yalnızca şüphenin varlığının yeterli olduğunu, yargı kararlarına göre verilerin kim tarafından silineceğine ilişkin yönetmelikte açıklık olmadığından genelge kapsamında sigorta şirketlerinin işlem yapması gerektiğinin vurgulandığını, kaydın silinmesinin ancak davalı sigorta şirketi tarafından değerlendirilebileceği, davacının sigorta dolandırıcılığı maksatlı sigorta şirketinden tazminat talep ettiği sabit olup, SİSBİS'e yapılan bildirim ve konulan kayıtın haklı gerekçelere dayanması nedeniyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; Sigorta Bilgi ve Gözetin Merkezi veri tabanında kayıtlı oluşturulan suistimal kaydının silinmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan Genişletilmiş ... Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde; davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 09/05/2019-09/05/2020 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, sigorta şirketince sigortalıya hasar ödemesi yapılmadığı ,dosyası ile sabit olduğu anlaşılmıştır. 16/06/2019 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde; " 16/06/2019 günü saat 10.30 sıralarında 0140- 04 D Karayolu üzerinde yapılan seyir halde trafik kontrolü esnasında 0140-04 DK yolunun 19+ 600 km'de (... Mevkinde) yoldan çıkmış vaziyette, orta refüjde park halinde kaza yapmış olarak ... plakalı ... kamyonet tespit edilmiştir. Yapılan araştırma ve soruşturma neticesinde aracın Beypazarı ilçesi ... Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğu tespit edilerek şirket sahibi ile irtibata geçilerek kazanın sürücü ... tarafından gece saat 04:00 sıralarında yapıldığı, sürücü de herhangi bir yaralanmanın olmadığı, havanın aşırı yağış ve aracın trafik güvenliği açısından yoldan geçen araçlara tehlike yaratmadığını düşünerek aracı kitleyip kaza mahallinden ayrıldığı, kaza neticesinde yol kenarında bulunan yaklaşık 20 adet bordur taşının yerinden çıkarak zarar gördüğü tarafımızca tespit edilmiş olup, iş bu tutanak ile imza altına alınmıştır. " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Davacı tarafça, dava konusu kaza nedeniyle davalı şirkete başvurulduğu, şirket tarafından açılan hasar dosyası açıldığı, hasar incelemesinde, kaza saati ile tutanak tutulduğu tarih aralığında altı buçuk saat olduğundan alkol muayenesinin yapılmadığı, araç sürücüsü olduğunu iddia ve beyan eden şahsın sigortalı firmada SGK'lı olarak çalışmasına ve kazanın firma yetkililerine bildirilmesine rağmen davacı firma yetkililerinin bu duruma göz yumup tutanak tutturmadığı, olayın 16/06/2019 tarihi saat 04:00 'de meydana geldiğinin beyan edilmesine rağmen Jandarmaya giderek 16/06/2019 tarihinde saat 10:30'da tutanak tutturdukları, sürücünün kaza sonrası kolluk kuvvetlerine haber vermeden olay yerinden ayrıldığı ve alkol raporu temin edilemediğinden kaza sırasında gerçek sürücü ve tespitinin engellenmeye çalışıldığı kanaatine varılarak kaza tarihi ve saatinde hasarın karşılanması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı görülmüştür. Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait araçta meydana gelen hasarın poliçe teminat kapsamı dışında olduğu değerlendirilerek davacı tarafa hasar ödemesi yapılmamış ve SİSBİS'e bildirim yapılmış ise de, davacı veya sürücü hakkında adli tahkikat yapılmak üzere suç duyurusunda bulunulmamıştır. 30/04/2011 tarihinde 27920 sayılı RG’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11.m. “ Sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” şeklinde düzenlenmiş, verilerin kim tarafından silineceği hususunda bir düzenleme yapılmadığı görülmüştür. Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)’nın 01/11/2017 tarihli 2017/12 sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelgesinde ise, yanlış sigorta uygulamalarına ve sigorta suistimaline ilişkin veriler hakkındaki esaslar belirlenmiştir. Genelge’nin 3.4 m. uyarınca bu verilere ilişkin kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurular Merkez tarafından 1 iş günü içerisinde kayda ilişkin değerlendirmeyi yapan kuruma güvenli elektronik ortamda iletilecek ve ilgili kurumca 7 iş günü içerisinde kayıt hakkında Merkez’e gerekçeli açıklama yapılacaktır. ...Anılan kaydı oluşturan kurum bu açıklamanın yanında gerekçesini belirterek SİSBİS’teki kaydı silebilecektir. 3.5 m. uyarınca tesis edilen işlem ise Merkez tarafından başvuruna sahibine gerekçeli olarak iletilecektir. Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’nin 11. maddesinde; Sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar." ve 14. maddesinde ise " Merkez sistematik kontroller sonucunda veya kendisine iletilen bildirimler çerçevesinde yanlış sigorta uygulamasının suç mahiyetinde olduğunu tespit ettiği durumlarda keyfiyeti ilgili adli mercilere ve Müsteşarlığa iletmekle mükelleftir. " hükümleri yer almaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, yukarıda belirtilen Genelge hükmü uyarınca davalı sigorta şirketine husumet yöneltilebileceği dikkate alınıp mahkemece işin esasına girilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafça davacı aleyhine yapılmış bir suç duyurusu bulunmadığı, davacı tarafça ilgili kayıt nedeniyle sigorta bilgi ve gözetim merkezine yapmış olduğu itirazın da 23/08/2021 tarihinde reddedildiği, dava konusu kayıt nedeniyle davacı şirket lehine kasko poliçesi tanzim edilemediği, hakkında cezai bir tatbikat bulunmayan davacı aleyhine süresiz olarak kaydın SİSBİS'de yer almasının orantısız olup, ilgili hususun Yönetmeliğin amacına aykırı olduğu yönündeki mahkeme gerekçesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -