11. Hukuk Dairesi 2016/1490 E. , 2017/4265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2013/15-2015/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Ka
**11. Hukuk Dairesi 2016/1490 E. , 2017/4265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2013/15-2015/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili; ... Tarım ve Gıda Ürünleri Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketi hisselerinin devrine ilişkin olarak 30/11/2011 tarihli hisse devri vaadi anlaşmasının imzalandığını, hisse devri anlaşması uyarınca davalı ... ve diğer hissedarlar olan ...k ve ...tarafından şirketteki hisselerinin müvekkili şirkete devredilmesinin kararlaştırıldığını, anlaşmasının 3.2 maddesinde ..., ...k ve ...'in sahip olduğu ayni sermeye karşılığı hisseler için söz konusu kişiler müşterek ve lehtar olmak üzere 845.000 TL bedelli devir şartına bağlı senet verileceğini, işbu senedin müvekkili şirket tarafından lehtar kısmı boş olarak düzenlenerek anlaşmaya uygun doldurulacağı inancıyla imzalanarak karşı tarafa verildiğini, müvekkili tarafından sonradan senedin lehtar kısmına sadece ... isminin yazıldığının öğrenildiğini, anlaşmaya aykırı olarak düzenlenen senedin bu haliyle geçersiz olduğunu ve iptali gerektiğini, mahkeme tarafından senedin iptali kanaatine varılmazsa senedin bedelinin ...'ın hisse miktarına düşen 409.230,78 TL olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini talep ve daha etmiştir. Asıl davada davalı vekili; 845.000 TL bedelli senedin 409.230,88 TL'sinin müvekkilinin devir bedelinden alacağı olduğunu, senedin geri kalan kısmının ise ...k, ...alacağına ilişkin olduğunu ve bu kişilerin müvekkiline yetki verdiklerini, ...'den bu konuda yazılı belge istenmişse de sonradan yazılı belge vermekten imtina ettiğini, ...'in başından beri muhasebe elemanı olarak şirkette çalıştığını, formalite gereği 2. ortak yapıldığını, ...'e ait görünen hissenin bedeli müvekkili tarafından ödendiğini, ...'in halen hisseleri devredilen şirkette çalışan olduğundan bu şekilde hareket ettiğini, dolayısıyla senet üzerinde tahsil amaçlı tek yetkili olduğunu, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili; 845.000 TL bedelli senedin 409.230,88 TL'sinin senet hamiline ödendiğini, kalan kısım bakımından davalı tarafından icra takibi yapıldığını, davalının kötüniyetli olduğunu, ciranta gözüken müvekkillerinin senede kefil olmak maksadı ile imzalarının bulunduğunu, davalıdan önce imzası bulunan müvekkili İlhan Albayrak ile davalı arasında ticari ilişkisinin olmadığını beyanla takibin ve senedin iptalini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili; senedi iyiniyetli olarak elinde bulundurduğunu, senet metninde yer almayan hususların müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, bu senedin hisseleri devre konu şirketten alacağına istinaden devir toplantısının yapıldığı sırada kendisine verildiğini beyanla davanın reddini talep ve dava etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan devir vaadi sözleşmesine göre senedin lehtar hanesine hisseleri devreden 3 kişinin de isimlerinin yazılması gerektiği, fakat sadece davalı ...'ın isminin yazıldığı, ...k tarafından sonradan verilen vekaletin işlemi geçerli yapmayacağı, ...tarafından verilmiş bir vekaletin dosyaya sunulamadığı, bu haliyle senedin devir vaadi sözleşmesine aykırı doldurulduğu, davanın devamı sırasında hisselerin devredildiği ve şart gerçekleştiği ve senet için 409.230,08 TL ödendiği, ödenen miktarın davalı ...'ın hissesine düşen miktar olduğunun tespitine; TTK 'de düzenlenen senedin geçersizlik şartların oluşmadığı, bu nedenle senedin iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmesine; birleşen dava yönünden ise; birleşen davalının devir vaadi sözleşmesinin yapıldığı toplantıya katıldığı, senet lehtarının hisseleri devreden 3 kişi olması gerektiğini bildiği, senette tek hamil olmasına rağmen senedi ciro yoluyla devraldığı, bu nedenle kötüniyetli olduğu, bu nedenle senetten davacıların borçlu olmadığının tespitine; senedin iptal şartlarının oluşmadığı, bu yöndeki istemin reddine; takip yapmasında ise kötüniyetli olmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir. Asıl ve birleşen dava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bonoda lehdar gözüken ... diğer hak sahibi ...k'ın senetten payına düşen kısmı 30.11.2011 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi başlıklı belge ile temlik alarak bononun 800.518,40 TL'lik kısmı üzerinde hak sahibi olduğu, ancak ...'in payına düşen 44.481,60TL'lik kısmını devraldığını kanıtlayamadığı, bu durumda dava ve birleşen davada 44.481,60 TL'lik kısım nedeniyle asıl davada davacı birleşen davada davacıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ile uygun olmayan şekilde asıl davada ...k hissesi nedeniyle davalı ...'ın alacaklı olmadığının tespitine ve birleşen davada davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 2 Bozma sebep ve şekline göre birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.