4. Ceza Dairesi 2021/38560 E. , 2024/15570 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan kurulan hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiğ
**4. Ceza Dairesi 2021/38560 E. , 2024/15570 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan kurulan hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçları işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, infaz koruma memurlarının sanığa husumet besleyip kötü muamelede bulunduklarına, Anayasa Mahkemesi tarafından sanık lehine ihlal kararı verildiğine, eksik araştırma ve inceleme yapıldığına, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 129. maddelerinin uygulanmamasına ve tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın aşamalarda, atılı suçlamayı kabul etmemesi, 30.10.2015 tarihli tutanakta, 12:40 sıralarında yemek dağıtımı esnasında başlayan olay kapsamında A blok 24 nolu odada bulunan sanığın hakaret niteliğinde sözler söyleyip, telefon görüşmesi için koridora çıkarıldığında ise mukavemet etmeye çalışması üzerine etkisiz hale getirilerek B Blok tek 30 numaralı koğuşa alındığının ifade edilmesi, dosyada mevcut CD çözümüne ilişkin 07.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise CD içeriğinde ceza infaz kurumunun 30.10.2015 tarihine ilişkin iki saatlik görüntü kaydının bulunduğunun, 14:00-15:00 saatleri arasında bir hareketlilik olmadığının, darp, işkence ve kötü muamele yapıldığına dair görüntü kaydına rastlanmadığının belirtilmesi karşısında, öncelikle dosyada mevcut CD içeriğinde yer alan görüntülerin, 30.10.2015 tarihli tutanak içeriğiyle ve infaz koruma memurlarının beyanlarıyla uyuşup uyuşmadığının belirlenmesi bakımından, temyiz denetimine de olanak sağlayacak şekilde ayrıntılı CD çözümünün yaptırılması, akabinde sanığın savunmalarında, infaz koruma memurlarıyla arasında husumet olduğunu, kendisine kötü muamelede bulunduklarını, 31.10.2015 ve 01.11.2015 tarihinde alınmış adli muayene raporları olduğunu ifade etmesi, suç tarihinden önce sanığın başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin 21.09.2017 tarih ve 2014/12302 başvuru numaralı dosyası kapsamında aynı ceza infaz kurumunda işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkin inceleme yapıldığının anlaşılması, ayrıca UYAP üzerinde yapılan incelemede Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2016 tarih ve 2016/687 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında suç tarihi 31.10.2015 olan olay kapsamında, 112 acil servisine muayene için odadan çıkartıldığı sırada sanığın kurum müdürünün gıyabında "dünkü müdür g.. tekiydi" dediğinden bahisle hakkında hakaret suçundan Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/296 Esas sayılı dosyası kapsamında yargılama yapılması nedeniyle iş bu dava dosyası, 31.10.2015 ile 01.11.2015 tarihli adli muayene raporlarının onaylı bir örneği ile söz konusu Anayasa Mahkemesi kararı dosya içerisine alınıp, incelemeye esas dosya kapsamında şikayetçi ve katılan infaz koruma memurları hakkında sanığa yönelik eylemleri nedeniyle açılmış bir dava olup olmadığı da araştırılarak, tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden sonra sanığın davaya konu eyleminin sabit olup olmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/296 Esas sayılı dava dosyası ile incelemeye konu dosyanın iddianame ve suç tarihleri dikkate alınıp, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.