T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/09/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/09/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil davacı ..., davalı ... A.Ş 'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde çekler verdiğini, dava konusu, ... A.Ş Denizli Sanayi Şubesi ... hesap no ya ait,keşideci müvekkil ,lehtarı davalı ... a.ş olan ... NOLU 19.05.2016 TARİHLİ 93.000 TL BEDELLİ çeki debu amaçla avans olarak vermiştir.Davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, davalı şirketin, müvekkil şirkete, bu çeklere istinaden iplik göndermesi gerekir iken göndermediğini, çeki de iade etmediğini, bu hali ile dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, kaldı ki davalı şirketin hali hazırda Sayın Mahkemeniz ... esas sayılı dosyası ile iflas erteleme talebinde bulunduğunu öğrendiğini, davalı şirket sipariş konusu iplikleri teslim edemeyeceğini çeki iade edeceğini yazılı olarak da beyan etmesine rağmen çeki henüz iade etmediğini, davalı Şirketin,dava konusu çeki bankaya tahsil amaçlı verdiğini ancak henüz bankadan almadığını beyan ettiğini, davalı şirketin bu kabul beyanına rağmen , çekin vadesi yaklaşmış olması nedeni ile iş bu davayı açmak zorunluluğunun olduğunu, dava konusu çek davalı şirket tarafından tahsil amaçlı davalı bankaya verildiğini, davalı banka meşru hamil olmadığı gibi müvekkilin bu çekten dolayı borçlu olmadığını bilen durumda olduğunu, dava konusu çek ödeme amaçlı olmayıp, avans olarak verilen çek olması ve bedelsiz kalmış olmasi sebebi ile müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, bu nedenlerle öncelikle dava konusu çekin bankaya ibraz edilmesi halinde davalılara ödenmemesi ve icra takibine konulmaması için ihtiyati tedbi kararı verilerek ,muhatap banka ... Bankası Denizli Sanayi şubesine ve denizli icra müdürlüklerine müzekkere yazılmasına karar verilmesini, haklı davalarının kabulü ile dava konusu çekten doölayı müvekkil şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı (temlik eden) ... Bankası A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilenin aksine dava konusu çek, tahsil değil temlik cirosu ile müvekkilim bankaya teslim edilmiş olup, iyiniyetli hamil konumunda olan banka aleyhine şahsi defi ileri sürülemeyeçeğinden banka yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar davacı vekilince, dava konusu çekin, diğer davalı ciranta tarafından tahsil cirosu ile müvekkilim bankaya verildiği belirtilmiş ise de, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, dava konusu çek, müvekkilim bankaya tahsil değil temlik cirosuyla devredildiğini, , müvekkili bankaya bu şekilde cirolandığı, dolayısıyla tahsil cirosunun söz konusu olmadığının ortada olduğunu, çeki temlik cirosu ile elinde bulunduran hamile karşı, bedelsizlik gibi def'ilerin ileri sürülemeyeceği yargıtay'ın tüm yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, diğer davalı şirket ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri gereği, diğer davalı şirketi müvekkili banka nezdinde riskleri ve bankaya borçlarının bulunduğunu, dava konusu çek, kredi hesabına mahsup edilmek üzere temlik ve teslim edilpi olup, tahsil edilen çek bedelinin davalının kredi hesabının geri ödemesi olarak borcundan mahsup edildiğini, müvekkili bankanın iyi niyetli meşru hamil konumunda olup davacı ile diğer davalı şirket arasındaki üç ilişkiyi bilmediği gibi bilmesinin de kendisinden beklenemeyeceğinden bu konudaki soyut iddalarına itibar edilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili banka hakkında açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Tic. A.Ş İflas Dairesi cevap dilekçesinde özetle ; Dosya davalılarından Müflis ... SAN. TİC. A.Ş. Hakkında 26/10/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, 1. Alacaklılar toplanması yapılmış; iflas idaresi seçilmiş ancak iflas kararı kesinleşmediğinden henüz İİK 237 uyarınca 2. Alacaklılar toplanması yapılmamıştır. İİK 194. Maddesi uyarınca, "Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların 2. Toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir." Kanunun açık ve emredici hükmü uyarınca, açılan davanın niteliği de gözönüne alınarak davanın 2. Alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına değin durdurulmasını talep ettiklerini, Müflis ... SAN. TİC.AŞ'nin 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunmasının ardından şirket yetkililerinin FETÖ/PYD 'ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklanması talep edilmiş olup yargılamaları devam etmektedir. Şirketlerin ise bir yandan iflasına karar verilmiş öte yandan yönetim ve denetimi TMSF’ye devredildiğini, anılan hususlara binaen, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı bünyesinde davalı şirketler hakkında çeşitli incelemeler mevcut olup henüz sonuçlanmadığını, Müflis şirket yetkililerinin “iflas erteleme sürecinde ipliklerin teslim edilmeyeceği ancak çeklerin iade edileceği” yönünde bulundukları iddia olunan beyanlarının, örgüt faaliyeti kapsamında bulunulmuş beyanlar olup olmadığı taraflarınca bilinemediğini, bu hususta net bir açıklama yapılabilmesi için ise FETÖ soruşturmasının ve açılmış davaların tamamlanması gerektiği kanaatinde olduklarını, bu nedenlerle davanın davalı müflis şirket yönünden İ.İ.K. m. 194 uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına dek durdurulmasını, müflis şirket yetkilileri hakkında yürütülen FETÖ/PYD soruşturmasının, davanın sonucunu etkileyecek olması nedeniyle sonucunun bekletici mesele yapılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, müvekkil iflas idaresi davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "...Ciro kambiyo hukukuna ilişkin kavramdır. 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, def'iler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689. maddelerinde düzenlenmiş olup cironun niteliğinin çek üzerindeki kayda bakılarak belirlenmesi gerekmektedir. Çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli teminattır” "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından rehin cirosu olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesi mümkün değildir. Somut davada ise dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibir bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı temlik alan varlık şirketine karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı varlık şirketinin çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı varlık şirketinin iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı ... Yönetim A.Ş.yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, Yargıtay 19. HD'nin 25.11.1999 tarih ve ... E, ... K; 11. HD'nin 22.08.2007 tarih ve ... E, ... K; 02.11.2007 tarih ve ... E, ... K. 23. Hukuk Dairesinin 02.12.2013 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan Mahkemece asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına kararı verilmesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir. Mahkememizce davalı müflisin iflas masasına yazılan müzekkereye verilen 13/09/2021 tarihli cevabi yazıda davacının iflas masasına alacak kaydı talebinde bulunduğu fakat talebin reddedildiği yönünde cevap verildiği anlaşılmış; bu nedenle çekin ödenmesi sonucu istirdat davasına dönüşen iş bu davaya davalı müflis ... açısından kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. Buna göre davalı müflis ... açısından; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davalıya ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin davalı defterinde işli olup taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan çek bedeli olan 93.000,00 TL tutarında alacağı bulunduğu ve davanın istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmakla, davanın kabulü ile 93.000,00 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... San. ve Tic. AŞ. yönünden dava kayıt kabul davası olup emsal ve yerleşmiş içtihatlar gereğince maktu harç ve vekalet ücretine tabi olduğundan davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/1414 E., 2019/1188 K., İstanbul BAM 17. HD 2021/552 Esas, 2021/674 Karar ) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesi "müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilir." şeklinde düzenlenmiş olup, iş bu davada davalı banka ile diğer davalı şirket arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davalı banka yönünden davanın kayıt kabul davası niteliğinde olmadığı da göz önüne alınarak iş bu davalı yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir..." şeklindeki gerekçe ile, Davacı ...'ın 93.000,00 TL tutarındaki alacağının davalı ... San. Ve Tic. A.Ş iflas masasına kayıt ve kabulüne, davalı ... Yönetim A.Ş hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı banka yönünden de davanın kabulünün gerektiğini, çek teslim bordosunda açıkça çekin sadece tahsil amaçlı verildiğinin görüldüğünü, davanın menfi tespit istemine ilişkin olması nedeniyle nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın menfi tespit davası olduğu halde kayıt kabule karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça müvekkili aleyhine kayıt kabul davası açıldığını ve kayıt kabul davasının kabulüne karar verildiğini, mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edildiğini, hükme dayanak alınan belgelerin gerçeği yansıtmadığını, bu tür belgelerin geçmişe dönük her zaman düzenlenebileceğini, bilirkişi raporunda, dava konusu çekin davalı tarafın defter ve kayıtlarına intikal ettiği tarihte davacı şirketin müflis şirketten 3.896.596,93 TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, davacının bu miktarda alacaklı iken avans çeki vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Kural olarak çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat etmelidir. Mahkemece, davalı ... San. ve Tic. Aş.'ye ait ticari defterlerde, dava konusu çekin kayıtlı olduğu, çeklerin avans çeki olarak alındığına dair ticari defterlerde kayıt bulunduğu gerekçesiyle müflis şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, çekin davalı müflis ... San. ve Tic. Aş.'nin ticari defterlerinde belirtildiği şekilde kayıtlı olmasının çekin avans çeki olduğunu göstermeyeceği gibi hükme esas alınan raporda, davaya konu çekin "avans çeki" olarak kaydedildiğine ilişkin rapordaki tabloda herhangi bir net tespitin bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan eldeki davanın menfi tespit istemli olduğu, davaya konu çek bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve beyan bulunmadığı gibi, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, iflas masasına kaydedilecek bir alacak olmadığından davanın da kayıt kabul davasına dönüşmesinin mümkün olmadığı halde, davalı müflis şirket hakkında kayıt kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur. Davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresinin istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça ayrıca kayıt kabul davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, ilgili kararın dilekçe ekinde bulunduğu belirtilmiş ise de dilekçe ekinde söz konusu kararın olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle adı geçen davalının istinaf başvurusunun yerinde olduğundan istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, davacının iddiasının yazılı delillerle ispatının gerektiği, davacının ticari defter ve belgelerini sunmadığı, raporda belirtilen satış sipariş formu, 05/04/2016 tarihli belgenin her zaman düzenlenebileceği, müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 08/04/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığının gözetilmesi ve dosyaya etkisinin değerlendirilmesi ile davaya konu çek bedelinin ödenip ödenmediği ve davacı tarafça müflis şirket aleyhine dava konusu çekten dolayı ayrıca kayıt kabul davası açılıp açılmadığı da araştırılarak gerektiğinde bilirkişiden rapor aldırılarak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir. Sonuç olarak, davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan gerekçelerle kabulüne, kaldırma sebebine göre, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk derece mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE, 6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince davalı Müflis ... A.Ş'ye İADESİNE, 7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 9-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 10-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...