T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1276 Esas KARAR NO:2026/228 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2018/777 Esas - 2020/781 Karar TARİHİ:08/12/2020 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yolun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1276 Esas KARAR NO:2026/228 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2018/777 Esas - 2020/781 Karar TARİHİ:08/12/2020 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin "1978 yılından ilibaren ... olarak İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin, davalılar ile teharet musluğu bağlantı vanası alımı için unlaştığını, bunun içinde keşidecisi ...-... (davacı müvekkil) olan 20.08.2018 vadeli ... numaralı 45.000.- TL bedelli çeki avans çeki olarak teslim ettiğini, müvekkili şirket ile davalılar arasında yapılan anlaşma gereğince müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı tarafın ise kararlaştırılan tarihte teharet musluğu bağlantı vanalarını müvekkiline teslim etmediğini, teslimin geçekleşmemesi üzerine müvekkilinin davalıları aradığını uzun süre davalılara ulaşamadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin araştırma yaptığını, davalıların uzun zamandır adreslerine gelmediğini, çeklerinin karşılıksız çıktığını, işyerlerine hacizler geldiğini öğrendiğini ve somut durumu bu olan davalıları söz konusu avans çekinin karşılığı malı verme imkanlarının bulunmadığı anlaşıldığından işbu davanın açılması zorunlu hale geldiğini, söz konusu çekin muhatap bankaya davalılar veya .1. kişiler tarafından ibrazı halinde teminatsız olarak ya da Mahkemenin uygun göreceği oranda teminat mukabilinde ödenmemesi yönünde ödeme yasağı kararı verilmesine ve bu çekin ibrazı sonrasında yapılacak icra takiplerinin ödeme yasağı paralelinde durdurulmasına, haklı menfi tespit davalarının kabulüne, söz konusu çeke dair 45.000,-TL borçlarının bulunmadığının tespitine, ödeme halinde ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi üzerinden ödenen bedelin geri alınmasına, davalıların şartları oluştuğunda %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap dilekçesi sunmamışlardır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/12/2022 tarih ve 2018/777 Esas - 2020/781 Karar sayılı kararında;"....Davalılardan ...’in 2018 yılı yevmiye defterinde 09/05/2018 tarihlî ... numaralı yevmiye maddesinde 226,01 .Ol' ... VERİLEN DEPOZİTO VL TEMİNATLAR hesabına 65.000.-fL tutarlı çek çıkışı yapılmıştır. Ancak dava dosyasında hiçbir bilgisi ve somut belgesi olmayan bu çek çıkışı işlemi ilgili davalı firma islenmiş olmalına rağmen hiy bir makbuz,. belge, çek görüntüsü vb. belge verememiştir, ilgili çekin davacıya teslim hususunun bu aşamada ispata muhtaç kaldığı, açıklanmış, çek bir ödeme vasıtası olup, çek muaccel bir borcun tasfiyesi için verileceğinden, kredi vasıtası olmadığından çeki avans olarak verildiğine ilişkin taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi buna ilişkin olarak da çek üzerinde avans olarak verildiğine dair bir ibare bulunmadığından bunun aksine de dosyada herhangi bir delil mevcut olmadığından davacının davalılar aleyhine açmış olduğu menfi tespit ve istirdat davasının reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin davalı....Ltd Şti aleyhine açmış olduğu menfi tespit ve istirdat davasının REDDİNE, 2-Davacı vekilinin davalı ... aleyhine açmış olduğu menfi tespit ve istirdat davasının REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin 1978 yılında ... adıyla İstanbul'da faaliyet göstermeye başladığını, işyerinde elektrik süpürgesi yedek parçaları, Tv yedek parçaları olmak üzere çeşitli materyallerin yedek parçalarının üretim ve satımını gerçekleştirdiğini, müvekkillerin davalılar ile bağlantısının da yapmış olduğu iş üzerine olduğunu, zira müvekkilin davalılardan taharet musluğu bağlantı vanası alımı konusunda anlaşarak ... A.Ş. ... Şubesi ... İBAN numaralı hesabından 20.08.2018 vade tarihli ... çek numaralı 45.000.00 TL bedelli dava konusu çeki avans çeki olarak keşide ve teslim ettiğini, bu çeke karşılık olarak da 20.000.00 TL'lik mal siparişi verdiğini, davalılar ile müvekkil arasındaki anlaşma gereğince müvekkil üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmişse de davalıların teslim tarihinde taharet musluğu bağlantı vanalarını müvekkile teslim etmediğini, bunun üzerine müvekkilin uzun süre davalılara ulaşmaya çalıştığını, ancak ulaşamayarak, piyasadan ve iş çevresinden haklarında araştırma yaptığında davalıların bu konuda bir çok kimseyi kandırdığının ortaya çıktığını, zira davalıların uzun zamandır adreslerine gelmediğini, çeklerin karşılıksız çıktığını ve hacizler geldiğini öğrendiğini, bu sebeple müvekkil tarafından yapılan sözleşmenin gereğinin yerine getirilmeyeceğinin anlaşıldığını, işbu menfi tespit ve istirdat davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini, işbu menfi tespit ve istirdat davası devam ederken davaya konu olan çekin 3. kişiler tarafından ilgili bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksızdır işlemi yapıldığını, karşılıksızdır işlemi sonrasında ... A.Ş'ye devredilen dava konusu çekin ... A.Ş. tarafından İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibine konulduğunu, akabinde de müvekkilin işbu icra baskısı altında çeki faiziyle birlikte 63.179,00 TL olarak ödediğini, akabinde de İstanbul 8. İcra Müdürlüğü tarafından müvekkile çekin iadesinin yapıldığını, bankaya karşı ticari itibarı zedelenen müvekkilin de çeki ... Bankasının ... Şubesine teslim ettiğini, Müvekkilin piyasasında güvenilirliği ve dürüstlüğü ile bilinen bu güne kadar tek bir karşılıksız çeki tek bir protestolu senedi bulunmayan 40 yıllık bir esnaf olduğunu, bankalar ve finanas kurumları nezdinde itibarlı ve kredibilitesi yüksek olduğunu, davalıların kötü niyetli olduğunu ve piyasayı terk ettiğini, dava konusu çeki kendileri ya da kötüniyetli 3. kişiler vasıtasıyla bankaya ibraz ederek müvekkilin 40 yıllık itibarını zedelediklerini, kişisel def'ilerin kural olarak taraflar arasında ileri sürülebilirken herkese, yani doğrudan ilişki olunmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülmeyeceğini, fakat bu kuralın çok önemli istisnaları bulunduğunu, dava konusu olayda işbu istisnanın mevcut olduğunu,... ve hamiline senetlerde hamil senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş ise borçlunun senedi düzenleyen veya önceki hamillere karşı sahip olduğu kişisel def'ileri son hamile karşı da ileri sürebileceğini, bilerek borçlu zararına hakaret için, bilmenin yeterli olmadığını, kasıt arandığını, kastın varlığını kanıtlama yükü borçluda ise bu kuralın katı biçimde uygulanmaması gerektiğini, işbu menfi tespit davası sırasında yetkili hamil davalılar iken dava sonrasında ciro ederek senedi faktoring şirketine verdiklerini, dolayısıyla davalıların ve yetkili hamil olan ... A.Ş.'nin de kötüniyetli olduğunun kabulünün gerektiğini, Ayrıca bilirkişi tarafından davalı ...'in ticari defterlerinin incelendiğini, bu incelemede 2018 yılına ait yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin noter açılış tasdiklerinin yasal süresinde olduğu, ancak kapanış tasdikinin yaptırılmadığının görüldüğünü, 2019 yılına ait defterlerin açılış tasdikinde bulunulmadığı, kapanış tasdikininse henüz vaktinin gelmediğinin bilirkişi tarafından tespit edildiğini, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil olacağını, bu nedenle davalı ...'in defterlerinin HMK m222 fıkra 4 gereği kendi aleyhine delil teşkil edeceğini, Kaldı ki davaya konu 45.000,00 TL bedelli olan çekin vade tarihinin 20.08.2018 olduğunu, dolayısıyla 2018 yılına ait ticari defterler incelendiğinde 326.01.07 ... alınan depozito ve teminatlar hesabına işlendiği sonucuna ulaşıldığını, verilen çekin depozito avans çeki olduğunu, dolayısıyla müvekkilin şahsi defi ileri sürerek ödemekten kaçınacağını anlayan davalıların çeki ciro yoluyla faktoring şirketine vermesinin ve işbu şirketin de cebri icra ile müvekkilden senet alacağını tahsil etmesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması sayıldığını, müvekkilin senede karşılık hiçbir şey alamadığını, nitekim davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, çekten kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin somut davada olduğu gibi menfi tespit davasına konu çeklerin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlu bu iddiasını ispat ile mükelleftir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2023 tarih ve 2022/2251 Esas 2023/4410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Davacı taraf, çekin bir ödeme vasıtası olduğu hususuna ilişkin kuralın aksini iddia ederek davaya konu çekin davalıdan alınacak teharet musluğu bağlantı vanası alımı için avans olarak verildiği ancak davalı tarafından malların teslim edilmediği gibi keşidecisi ...-... (davacı) olan 20.08.2018 tarihli ... seri numaralı 45.000.- TL bedelli çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davalının aksi yöndeki savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekmektedir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas - 2019/5340 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)Dava değeri ve davanın mahiyeti gereği HMK. 201 madde uyarınca tanık dinlenmesi mümkün değildir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalılardan ...'in davacı tarafindan keşide edilen davaya konu 20.08.2018 tarihli ... numaralı 45,000.- TL bedelli çeki 2018 yılı yevmiye defterine kaydedip davalının davaya konu çeki 326.01.07 ... alınan depozito ve teminatlar hesabına işlediği, bu çeke karşılık davalılardan ...'in 2018 yılı yevmiye defterinde 09/05/2018 tarihli ... numaralı yevmiye maddesinde 226.01.01 ... Verilen Depozito ve Teminatlar hesabına 10.08.2018 vadeli ... nolu 65.000.-TI, bedelli çek çıkışı yapıldığı, bu çekin davacıya teslim edildiği, bu çeke istinaden davacının Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyası ile de icra takibi başlattığı, bu icra takibi ile bilirkişi raporunda belirtilen 10.08.2018 vadeli ... nolu 65.000.-TI, bedelli çekin davacı tarafa teslim edildiğinin ispat edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafça, dava konusu çek bedeli kadar davalı tarafından mal teslim edilmediği ve çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlanamamış olup bu tespitler doğrultusunda mahkemece, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 7-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.