11. Hukuk Dairesi 2023/753 E. , 2024/3848 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1406 Esas, 2022/1887 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1557 E., 2021/475 K. Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Ma…
**11. Hukuk Dairesi 2023/753 E. , 2024/3848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1406 Esas, 2022/1887 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1557 E., 2021/475 K. Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; eczacı olan müvekkilinin davalı şirkete %001 hisse ile ortak olduğunu, müvekkiline hiç kâr payı ödenmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gönderilen ödeme emrinde şirketin prim borçlarının ödenmediğini, şirket ve yönetici ortaklardan tahsilinin de mümkün olmadığını ve müvekkiline müracaat edildiğini, müvekkilinin hissesi oranında kendisine tahakkuk ettirilen borcu ödediğini, müvekkilinin iyi niyet ve güveninin zedelendiğini, şirket ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini belirterek müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı tarafın haklı sebep olarak kendisine kâr payı ödenmemesi ve SGK tarafından şirkete tahakkuk ettirilen prim borçlarından kendi hissesine düşen kısmı ödemesi vakıalarına dayanıldığı, kâr payı ödenmemesi vakıası ile ilgili olarak; benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2018/2348 E. 2019/4042 K. sayılı ilamı dikkate alındığında, "...6102 sayılı TTK'nın 616. madde (6762 sayılı TTK'nin 539/4) hükmüne göre de, genel kurulca kar payının dağılması yönünde karar verilmedikçe, kar payının dağıtılması da mümkün bulunmamaktadır. Kârın dağıtılmasında anasözleşmedeki hükümlerin de ayrıca dikkate alınması gerekmektedir. Bu durumda, davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü iddiaları ispatlayamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." denilmektedir. davacının bu yönde ileri sürdüğü vakıasının ortaklıktan çıkma bakımından haklı bir sebep teşkil etmediği, SGK tarafından şirkete tahakkuk ettirilen prim borçlarının kendi hissesine düşen kısmının ödemesinin yasal düzenleme gereği olduğu, davacının ortak olmasından kaynaklanan sorumluluklara da katlanması gerektiğinden haklı sebep olarak değerlendirilmeyeceği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı şirket kaydi öz sermayesini de koruduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama devam ederken Betügül Ataseven'in vefat ettiği, dolayısıyla taraf ehliyeti sone erdiği halde karar başlığında adına yer verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 inci maddesinde sayılan hususların tadadi olmadığını, somut olayın özelliklerine göre şirketten çıkma için haklı sebeplerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, emsal bir kararda şirket müdürünün şirket ortağına bilgi vermekten kaçınmasının haklı neden olarak değerlendirildiğini, SGK primlerinin mükellef şirket tarafından ödenmemesinin şirket yönetiminde sergilenen ciddiyetten uzak gevşek tutumu gösterdiğini ve bu durumun haklı sebep olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.01.2018 tarihli ve 2016/5820 E. 2018/89 K. sayılı kararında, "Şirketin amacını gerçekleştiremeyecek derecede borca batık olduğu hususunun ispatı halinde haklı nedenin varlığı kabul edilebilirken, sadece şirketin gayrifaal olması ve primden doğan borçlarının bulunması ise haklı neden teşkil etmemektedir..." denildiği, somut olayda şirketin amacını gerçekleştiremeyecek derecede borca batık olduğu hususunun iddia ve ispat edilmediği, sadece şirketin gayrifaal olması ve primden doğan borçlarının bulunmasının haklı neden teşkil etmediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında usule dair itirazlarına kararda değinilmediğini, İlk Derece Mahkemesince ölü kişi hakkında karar tesis edildiğini, yargılamanın usule uygun yapılmadığını, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi dikkate alındığında, yani öncelikle şirketten tahsil edilmesi gereken kamu alacağının müvekkilinden talep edilip ödenmesine göre şirketin borç ödemekten aczinin sabit olduğunu, zira kamu alacağının şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilememiş olduğunu, istinaf mahkemesi kararında değinilen emsal karara göre şirketin borca batık olması halinin haklı sebep kabul edildiğini, yine şirketin gayri faal oluşunun arandığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda şirketin vergi mükellefiyetinin resen terk edildiğinin belirtildiğini, yani şirketin gayri faal olduğunun tespit edildiğini, kararda emsale aykırı hüküm oluşturulduğunu, muhalefet şerhindeki gerekçenin doğru olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirkette ortak olan davacının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin bazı kararları emsal gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; ortaklıktan çıkma talebi ile ilgili olarak somut her bir olaya göre çıkma için haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir. 2. Dosyada bulunan SGK yazı cevabına göre davacı pay sahibinin, 2015-2017 yıllarına ilişkin prim borçlarını hissesine düşen oranda ödediği, davacının kâr payı almadığı ve şirketin 2016 yılı kaydi öz sermayesinin 729.619,85 TL olduğu, borca batık olmadığı halde, iki ortaklı şirkette, diğer hakim ortağın yönetici sıfatıyla şirket işlerinde gerekli özeni göstermemesinin sonucu olarak, şirketin prim borçlarını ödemek zorunda bırakılan küçük pay sahibi davacının ortaklığa devam etmesinin beklenemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.