T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1833 KARAR NO : 2025/1731 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/05/2025 NUMARASI: 2023/699 Esas - 2025/318 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (İhracat kredi sigortasından kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1833 KARAR NO : 2025/1731 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/05/2025 NUMARASI: 2023/699 Esas - 2025/318 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (İhracat kredi sigortasından kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı banka bünyesinde uygulanan ihracat kredi sigortası programı ile ihracatçıların yurtdışından doğan tahsilatı riskli alacakları güvence altına alınıp, ihracatçıların yeni pazarlara açılması amaçlandığını, müvekkili şirket tarafından Mısır’da yerleşik .../MISIR firmasına yapılan, 16.04.2021 ve 30.04.2021 tarihli toplamda 93.909,00 USD fatura tutarlı mal sevkiyatının, davalı şirket nezdinde ...numaralı Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigorta poliçesi ile 21.03.2021 tarihinde alıcı limit kararı onaylanarak sigortalandığını, yükün Mısır'a varmasından sonra, taşımayı gerçekleştiren ... firmasının malın alıcısına bir takım uğraşlarla ulaştığında, alıcının malı teslim alacağını beyan etmesine rağmen, çeşitli sebepler sunarak malın konişmentosunu teslim alma işlemini uzatması ve tarafları oyalaması üzerine, nihayetinde demuraj ve masrafların artmaması için, 11. Ağustos 2021 tarihinde taşıyıcı ... firmasınca taraflarına, çekilmeyen konteyner ihtarı gönderildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin bir yandan sorunu çözmeye çalışırken diğer yandan 20 Ağustos 2021 tarihinde, ihracatın tamamlanamayacağına dair riskin, davalı ...k' a bildirildiğini ve bu ihbarın davalı yanca aynı tarihte 20 Ağustos 2021 de işleme alındığını, bu taşımada, müvekkilinin sadece ihracatçı yükleyen sıfatına haiz olduğunu, taşıtan ve alıcı sıfatının ise Mısır'da yerleşik firmaya ait olduğunu, yüklemeden sonraki taşıma süreci, varış limanı işlemleri, malın teslim alınması sürecini yürüten ve bundan sorumlu olan tarafın müvekkili şirketin olmadığını, davalı tarafın, riskin kendisine bildirilmesinden itibaren 2 aya yakın bir süre halen ihracatın tamamlanacağı intibaı ile hareket ettiğini, poliçeyi devreye sokmadığını, olumlu ya da olumsuz bir cevap vermediğini, müvekkilini de beklettiğini ve ek liman masraflarının doğmasını göze aldığını, bu süreçte müvekkilinin ihracatçı olarak bir kusuru olmadığını, ihracata konu ürünlerde de bir kusur olmadığını ve daha da önemlisinin, bizzat kendi ön incelemelerine rağmen, tam da poliçede, gerçekleşmesi halinde tazmini taahhüt edilen ihracatın müvekkilden kaynaklanmayan, alıcıdan kaynaklanan ticari ve politik risklerin gerçekleşmesi nedeniyle tamamlanamadığını birebir tespit ettiklerini ve bu minvalde süreci yürüterek ihracatın tamamlanacağı inancıyla hareket ettiğini, iade masrafları sırasında doğan zararın ödeneceğine güvenilerek müvekkili tarafından, liman masraflarının da daha fazla artmaması ve malların kurtarılması için derhal mahrece iade işlemlerine başlanıldığını, nakliye acentesi Transalba firması ile bu konuda bir anlaşma yapıldığını ve malların Türkiye'ye geri getirildiğini, davalı firmanın 08.10.2021 tarihli yazısı ile malların Türkiye’ye geri getirilmesi halinde, poliçenin 8.3. ve diğer ilgili maddeleri çerçevesinde zararımızın tazmin edileceğini belirtmişse de, mahrece iade işlemleri tamamlanıp belgeleri ile birlikte davalıdan talep edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine, davalı şirkete, ...numaralı poliçe ile sigortalanmış bulunan malların .../Mısır tarafından teslim alınmaması ve limanda bekledikten ve bekleme kaynaklı masraflar doğduktan sonra, malın zayi olmaması için, elde edilecek kardan da mahrum kalınarak (ki bu zarar kalemi de sigorta kapsamındadır), davalının yönlendirmesi ile mahrece iade edilmek zorunda kalınması nedeniyle uğradıkları 26.719,86 USD’lik zararın ödenmesi için, Beyoğlu 10. Noterliğinin 14.04.2022 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ancak bir sonuç alınamaması üzerine, bu kez davalı şirket hakkında, İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibi başlatıldığını , takibe itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; sigortalı davacının, Mısır'da yerleşik ... (... ...) şirketine (Alıcı) toplam 93.909 ABD Doları tutarında alacak iddiasıyla müvekkili bankaya sigorta tazminatı başvurusunda bulunduğunu, sigortalı, müvekkili bankaya 06.12.2021, 07.12.2021 ve 08.12.2021 tarihlerinde e-posta iletileri gönderdiğini, fakat, müvekkili bankanın alıcı ile olan uyuşmazlıkları hakkındaki sorularına herhangi bir yanıt vermediğini, ek olarak alıcı ile yapılmaya çalışılan anlaşmanın %50 iskonto ile malın çekilmesi, demuraj masrafının yarısının ödenmesi, kalan demuraj masrafının ise alıcıdan ödeme alındıktan sonra kendileri tarafından karşılanacağı hususlarının bildirildiğini, bu doğrultuda, müvekkili banka tarafından sigortalıya gönderilen 15.12.2021 tarihli e-posta iletisinde "sigorta tazminat işlemlerinin alıcı tarafından kabul edilen borca ilişkin yürütülebildiği, eğer %50 indirimden sonra kalan tutarın sigorta kapsamında ödenmesi talep ediliyorsa bunun mümkün olmayacağını, zira sigortalı tarafından feragat edilen bir tutar için sigortanın devreye girmeyeceğinin bildirildiğini, ayrıca sigortalıdan bilgi, belge ve görüş beklendiği, yukarıda bahsi geçen e-posta iletilerine dönüş yapılması talep edildiğini, ancak geçen sürede herhangi bir yanıt alınamadığını, bu çerçevede, müvekkili bankanın, 08.02.2022 tarih 63771 sayılı yazısı ile; poliçenin 2.13, 6.3.2 ve 13.2. maddeleri gereğince söz konusu sevkiyatlara ilişkin olarak herhangi bir işlem yapılamayacağının sigortalıya bildirdiğini, ticaret müşavirliğinin yazısında alıcının, alacak (karşı tazmin) iddiasının söz konusu olduğunu, sigortacı müvekkili bankanın, tüm Türkiye ihracatçılarına sigorta himayesi verdiğini, sigortacıdan, her bir sigortalının alıcılarıyla olan satım ilişkisinin kapsamını, alıcıların def'i, itiraz, borca aykırılık, karşı tazmin, mahsup iddialarının varlığını ve geçerliliğini bilmesi, biliyor olmasının beklenemeyeceğini, sigortacının böyle bir yükümlülüğünün söz konusu olmadığını, sigortacının, sigorta tazminatının ödenmesinden önce sigortalının alıcıdan olan alacağını devraldığını, sigorta tazminatının ödenmesinden sonra da alıcıya rücu edileceğini, sigortalı ile alıcı arasında uyuşmazlık olması durumunda, alacak hakkının korunması ve ispat açısından yargılamanın, alacağı devralacak olan sigortacı yerine, satış sözleşmesinin tarafı olan ve sevkiyatı gerçekleştirmiş olan sigortalı tarafından takip edilmesi ve neticelendirilmesi isabetli olduğunu savunarak, davanın esastan reddi ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacının 26.719,86 USD taşıma bedeli için başlatmış olduğu takip yönünden; icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının İİK'nın 58. maddesinin emredici kuralına aykırı biçimde gösterilmediğinin tespit edildiği, itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü ile (aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24.06.2015 tarihli kararı; İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/78 E., 2021/696 K. ve 03.06.2021 tarihli kararı) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesi uyarınca işbu miktar için açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.Davacının 555,78 TL ihtar gideri ve 16,31 TL faiz olmak üzere toplam 572,09 TL alacak talebi yönünden; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ödediği ve belgelediği 555,78 TL ihtarname giderini talebinde haklı olduğu tespit edilmekle işbu bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu miktar alacak yönünden davalının takip tarihi itibari ile temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla faiz talebinin reddine karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay 3.HD 2020/9238 E, 2021/6719 K)Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne; 26.719,86 USD yönünden usule uygun bir takip başlatılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalının İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 555,78 TL asıl alacak üzerinden alacağa takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibinin devamına, aşan istemin reddine, hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalı şirket nezdinde kısa vadeli ihracat kredi sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan ihracata konu malların alıcı firma tarafından teslim alınmamasından kaynaklı zarar nedeniyle başlatılmış olan İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibine karşı itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedildiğini, iki yıl süren yargılamanın 13.05.2025 tarihli son duruşmasında bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi beklenirken davada taraflarca daha önce hiçbir şekilde dile getirilmemiş olan yeni konu hakkında savunma yapılmasına fırsat dahi verilmeyen başka bir gerekçeyle aniden karara çıkarıldığını, savunma haklarının elinden alındığını, TBK 99.maddesi gereğince talepte bulunabileceğini, davanın konusunun Mısır'a yapılan ihracata konu sevkiyatın alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle zorunlu olarak gerçekleştirilen mahrece iade işlemlerinden doğan döviz cinsi zararların poliçe kapsamında ödenmesi için başlatıldığını, HMK 184.maddeye aykırı davranıldığını, usul ekonomisine aykırı olarak taraflarına yüklenemeyecek muhtemelen sisteme ait bir kusurdan dolayı takipten üç sene sonra takibi yok hükmünde sayan bu hukuka aykırı kararla alacak talebinin ayrıca zamanaşımı meselesiyle karşı karşıya bırakıldığını, asla kabul anlamına gelmemek koşulu ile yargılama usullerine riayet edilmemesi ve bu usulsüzlük silsilesi neticesinde itirazın iptali yerine ıslah yolu ile alacak davası olarak davanın değiştirilmesi haklarınında ayrıca ellerinden alındığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hisselerinin tamamını hazineye ait olan ve kuruluş amacı ihracatın geliştirilmesi ile ihracatlara ve yurt dışında faaliyet gösteren yatırımcılara uluslararası piyasalarda rekabet gücü, güvence ve destek sağlanması olan bir banka olmakla birlikte sigortacılık yapma yetkisine haiz olduğunu, Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası gibi çeşitli sigortacılık hizmetlerini sunduğunu, mahkeme tarafından davanın usulden reddine karar verildiğini, kısmen kabul kararının hukuka uygun olmakla beraber kabul edilen 555,78 TL yönünden davanın esasına girilmeksizin ve gerekçesiz şekilde aynı takibe konu ihtarname gideri ve icra inkar tazminatı hakkında davanın kabulü yönünden verilen kararın davanın her durumda esas yönünden reddi gerektiğinden hukuka aykırı olarak tesis edilmiş olduğunu, kararın gerekçesiz olduğunu, İİK 58.maddesine aykırılığın kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğinden davanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınabileceğini, bu hususun ilk derece mahkemesi tarafından tespit edilmemiş olması durumunda HMK 355.maddesi gereğince istinaf incelemesi aşamasında tespit edileceğini, emsal Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2023/5350 Esas, 2024/4894 Karar sayılı ilamında UYAP'ta kayıtlı ve önceki tarihli takip talebi ve ödeme emrinin içeriğinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi harca esas değerininde Türk Lirası olarak yazılı olmadığının anlaşıldığı, yabancı para alacağının harca esas değeri olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, benzer bir çok ilamın mevcut olduğunu, mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini, esastan ise sigortalı ile alacağı arasında ihtilaf bulunduğunun Kahire ticaret müşavirliği tarafından tespit edilerek bankaya bildirildiğini, davacı talebinin poliçeye aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda fahiş hatalar olmasına rağmen itirazların dikkate alınmadığını iddia ederek, davacının istinaf talebinin reddi ile kararın kaldırılarak davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası kapsamında alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 29.08.2022 tarihli ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebinde 555,78 TL bakiye ihtar gideri, 16,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 572,09 TL ile 26.719,86 USD asıl alacak ile 126,92 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.846,78 USD alacağın tahsilinin talep edildiği, takip talebinde USD üzerinden başlatılan alacağın Türk Lirası karşılığının belirtilmediği, Türk Lirası ile olan alacak kaleminin, asıl alacakla ilgili olduğu iddia edilen ihtar gideri ve ferisi toplamı olduğu, davalı şirket tarafından takibe ve borca itiraz edildiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, takip talebinde döviz cinsindeki alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olmasından dolayı davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden redi kararının ve ayrıca Türk lirası alacak kısmının kabul edilmesine yönelik kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.İİK'nın 58. maddenin üst başlığı "Takip talebi ve muhtevası"dır. Anılan maddenin ilk fıkrasında, takip talebinde bulunması gereken hususlara ve takip talebinin icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılacağı ifade edilmiştir. Maddenin 3. Fıkrasında, takip talebinde bulunması zorunlu olan hususlar arasında "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi; " sayılmıştır. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. İcra İflas Kanunu Yönetmeliğinin 16. Maddesinde, UYAP'ın kullanılması düzenlenmiştir. İcra İflas Kanunun Yönetmeliği'nin 16. Maddesinde, icra takip talebinin ve ilgili işlemlerin UYAP üzerinden yapılabileceği hususu ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Gerek Yönetmeliğin anılan hükmü, gerekse İİK'nın 60. maddede, icra müdürünün takip talebinin bu kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar vermesi hâlinde ödeme emri düzenleyeceği, talebin kabul edilmemesi hâlinde verilen kararın tutanağa yazılacağı belirtilmiştir. Somut davada, davacı vekili tarafından her ne kadar takip talebinin elektronik ortamda yapıldığı, sisteme gönderilmesinden sonra icra dairesi nezdinde hangi formatta ve hangi şekilde takip talebi ve ödeme emri oluşturulduğunun kendilerinin kontrolü dışında olduğu, taleplerinin fiili ödeme günündeki döviz kuru karşılığı TL olarak ödeme yapılmasına ilişkin olduğu ve harca esas olmak üzere takip tarihindeki kur ve TL karşılığının rakamsal olarak belirtildiği ve bunun kendilerinden kaynaklanmadığı iddia edilmiş ise de iddiayı destekler dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. İddianın bir an için doğru olduğunun kabulü halinde ise takibin bu şekilde başlatılarak devamı usulüne uygun bir icra takibi başlatılmamış olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. İİK'nın 58. madde düzenlemesi emredici niteliktedir. Yasa ve Yönetmelik kapsamında elektronik ortamda başlatılan takip talebindeki eksikliğin mevcudiyeti hâlinde başvuran tarafça bu durumun ilgili icra müdürlüğüne bildirilmesi ve talebin yenilenerek düzeltilmesi gerekirken bu düzeltme yapılmamıştır. Teknik veya sistemsel sorun usule uygun şekilde gerçekleştirilmeyen takip talebini geçerli hâle getirmeyecektir. Bu nedenlerle, takibin geçerli olmadığı ve böylece itirazın iptali davası bakımından özel dava şartı olan geçerli bir takibin bulunması şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin buna dair kararı yerinde görülmüştür.Belirtildiği üzere, yabancı para alacağına dair başlatılan icra takibinde takip konusu alacağın Türk lirası karşılığının gösterilmesi özel dava şartları arasında yer almaktadır. Bu dava şartı itirazın iptaline özgü olduğundan dava aşamasında giderilmesi mümkün olmayacaktır . Bu durumda, mahkeme tarafından davacıya yargılama aşamasında takip talebindeki eksikliğin giderilmesine yönelik bir süre verilmesi söz konusu olamayacağından davacı vekilinin aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Her ne kadar istinaf dilekçesinde, davanın ıslah edilmek suretiyle alacak davasına dönüştürülmesinin ellerinden alınmış olduğu iddia edilmiş ise de yukarıda yer verildiği üzere, davanın itirazın iptali davası olması ve aksi halde ise ıslaha dair verilecek süre HMK'nın genel ilkelerinde yer alan 25. maddeye ve 26. maddeye aykırılık teşkil edeceğinden davacı vekilinin aksine iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 114.maddede düzenlenen dava şartları aynı yasanın 115. maddesinde belirtildiği üzere davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması gerekecektir. 2.fıkrada ise; dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karara verilmesi gerekecektir. Dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olması durumunda bunun tamamlanması için kesin süre verileceği de düzenlemede yer almaktadır. Somut davada, itirazın iptali istemine ilişkin dava şartının sonradan giderilmesi mümkün olmayacağından, davacı vekilinin bu konulara ilişkin iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekili ise mahkemenin döviz cinsine dair alacakla ilgili başlatılan icra takibine dair davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair kararının isabetli olmakla birlikte, takip talebindeki ihtar giderine dair Türk lirası karşılığı alacak talebinin kabulünün usul ve yasaya uygun olmadığını iddia etmiştir. Takip talebindeki Türk lirası olarak gösterilen alacak kalemi davacı tarafın iş bu alacağa dair yapıldığı iddia edilen ihtar gideri ve onun işlemiş olan faizine dairdir. Davacının USD olarak talep etmiş olduğu alacağı hakkında esasa dair bir karar verilmemiştir. Bu durumda alacakla ilgili yapıldığı iddia edilen ihtar giderlerinin sırf Türk lirası şeklinde talep edildiği gerekçe gösterilerek kabulü, işin esasını incelemek sonucunu doğuracağından ve çelişki yaratacağından isabetli görülmemiştir. Ancak söz konusu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca kararın düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunu ise HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararını düzeltilmek üzere kaldırılmasına davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın usulüne uygun bir takip başlatılmaması nedeniyle, özel dava şartı yokluğundan usulden reddine,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin olarak yatırılan 5.813,04 TL harçtan mahsubu ile artan 5.197,64 TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücreti giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,7-HMK'nın 333. maddesi gereğince, artan delil ve gider avanslarının, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ise karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, davalıya iadesine,d-Davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yolu giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,9-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.