T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/46 KARAR NO : 2025/737 DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 21/01/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı banka nezdinde açmış olduğu hesaplara birikimlerini yatırdığını, bir kısım mevduatını çekmek istediğinde müvekkiline hesaplarındaki meblağların çekilmiş olduğu ve hesaplarının da…
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/46 KARAR NO : 2025/737 DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 21/01/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı banka nezdinde açmış olduğu hesaplara birikimlerini yatırdığını, bir kısım mevduatını çekmek istediğinde müvekkiline hesaplarındaki meblağların çekilmiş olduğu ve hesaplarının da kapatılmış olduğunun sözlü olarak bildirildiğini, müvekkilinin, yazılı olarak bankaya başvurmuş olmasına karşın bankaca kendisine bir cevap verilmediğini, bunun üzerine davalı banka aleyhine ilk kez ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasının, aynı mahkemenin.. karar sayılı ve 21.02.2000 günlü ilamı ile 59.691.394.355,00-TL üzerinden kabul edildiğini, davalının temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... sayı ve 03.10.2000 tarihli kararı ile; “bankanın Kızıltoprak Şubesi kayıtları üzerinde doğrudan inceleme yaptırılarak alınacak rapor sonucunda davacı adına açılan hesapların varlığı ve dayanaklarının araştırılması, savunmada belirtildiği gibi bu hesapların fiktif olup olmadıklarının saptanması, her bir işlemin kökenine inilerek gerçekliğinin ve geçerliliğinin belirlenmesinden sonra uyuşmazlığın bu çerçevede çözümü” istenerek ve ayrıca istem aşılarak karar verildiğine işaretle bu yönden de hükmün bozulduğunu, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas, ... karar sayılı ve 28.12.2004 tarihli kararı ile 1.000.000.000,00-TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, davalı tarafından temyiz edilen bu kararın da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı ve 13.03.2006 tarihli kararı ile onandığını, onama gerekçesinde; “... davacının alacağının bu davada talep edilen miktarın üzerinde olduğu anlaşılmış olup davacının alacağının tamamına yönelik saptamanın açılacak ek davada yapılacak inceleme ile belirlenebileceği ..." tespit edildiğini, bu gerekçe üzerine müvekkili tarafından ... Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yeni bir dava açıldığını ve aynı mahkemenin ... karar sayılı ve 30.11.2010 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul edildiğini, davalının temyiz itirazları nedeniyle; "davacının ıslah talebine karşı davalının yaptığı zamanaşımı savunmasının incelenip değerlendirilmesi ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir karar verilmemesi doğru görülmemiş’ denilerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ve 04.04.2013 tarihli kararı ile hükmün davalı yararına bozulduğunu, bozma nedeniyle yapılan yeniden yargılama sonucunda yerel mahkemece bozmaya uyulduğunu, ... sayı ve 10.12.2013 günlü ilam ile "yasal anlamda ıslah söz konusu olmadığından zamanaşımı itirazının reddine’ karar verilerek davanın kısmen kabul edildiğini, davalının temyiz itirazları nedeniyle bu defa Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... sayı ve 27.02.2017 tarihli kararı ile kararın bozulduğunu, bozma kararında, davacının 01.04.2008 tarihli dilekçesinin, dairenin 04.04.2013 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile ıslah dilekçesi olarak kabul edildiğinin belirtildiğini, yerel mahkemenin bozmaya uyma kararının, davalı yönünden usuli kazanılmış hak olarak değerlendirildiğini, "01.04.2008 tarihli ıslah dilekçesindeki taleplerin nitelikleri ayrı ayrı gözetilerek davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi" gerektiğinden bahisle bozulan dosyanın mahkemesine gönderildiğini, bozma nedeniyle yapılan yeniden yargılama sonucunda yerel mahkemece bozmaya uyulduğunu, ... esas ve ... karar sayılı ve 27.01.2021 günlü ilam ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, temyiz olunan bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı ve 27.06.2022 tarihli kararı ile onandığını, davalının karar düzeltme talebinin de yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...esas, ...karar sayılı ve 23.02.2023 tarihli kararı ile reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiğini, yargılama sırasında 5 ayrı kez bilirkişi raporu alındığını, kök ve tüm ek bilirkişi raporlarında, diğer hisse senetleriyle birlikte 1560 adet Konya hisse senedinin davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, kesinleşen yerel mahkeme kararında diğer hisse senetleriyle birlikte bu hisse senetlerinin de 03.07.2006 dava tarihi itibariyle aynen iadesi ıslah yoluyla talep olunmuşsa da "..dava dilekçesinde yer almayan ... Çimentoya ait 1560 adet hissenin aynen iadesi talebinin de eklendiği belirlenmiş, ıslah yoluyla, müstakil yeni bir talebin eklenemeyeceği, bu talebin mesmu olmadığı" gerekçesiyle 1560 adet ... hisse senedi yönünden taleplerinin reddolunduğunu, hisse senedinin bir mülkiyet senedi olduğunu, vade içermedğini, bu niteliğinden ötürü, yani mülkiyet senedi olması ve vade taşımaması nedeni ile zamanaşımına da tabi olmadığını, yine kural olarak hisse senedi bedele dönüşmedikçe zamanaşımının başlamayacağını, bu nedenle dava konusu hisse senedi yönünden zamanaşımının söz konusu olmadığını, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı(bozma öncesi ... esas) dosyasında davacının hak sahibi olduğu tespit olunan, fakat söz konusu dava dosyasında hüküm altına alınamayan 1560 adet ... hisse senedinin, 03.07.2006 tarihi itibariyle bedelli/bedelsiz sermaye artırımları da eklenmek suretiyle ve davacıya aynen iadesine karar verilmesi için yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle 1560 adet Konya hisse senedinin, 03/07/2006 tarihi itibariyle bedelli/bedelsiz sermaye artırımları da eklenmek suretiyle aynen iadesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça ikame olunan ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde... esas sayılı ilk davada, Yargıtay tarafından “... davacının alacağının bu davada talep edilen miktarın üzerinde olduğu anlaşılmış olup davacının alacağının tamamına yönelik saptamanın açılacak ek davada yapılacak inceleme ile belirlenebileceği ..." tespiti yapılarak karar kurulduğunu, davacı tarafın bunun üzerine, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...(Eski ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...) esas sayılı dosyası ile menkul kıymetlerinin tespiti ve iadesi talepli ikinci davasını ikame ettiğini, daha sonra ise, görülmekte olan davaya 01.04.2008 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesi ile dava dilekçesinde talep etmediği "1560 adet ... hisse senedinin aynen iadesini" ıslah etmek suretiyle talep ettiğini, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ....karar sayılı ve 27.01.2021 tarihli kararı ile; ''10 yıllık zamanaşımı süresinin 24/02/2008 tarihinde dolmasına karşın davacı vekilince ıslah dilekçesinin 01/04/2008 tarihinde sunulduğu, ıslah tarihinde zamanaşımının dolduğu Mahkememizce değerlendirilmiştir." gerekçesi ile davacının işbu davaya da konu ettiği talep yönünden "aşan istemlerin zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verdiğini, bu kararın, davacı tarafça temyiz edilmiş olduğunu ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin...esas,... karar sayılı ve 27.06.2022 tarihli kararı ile temyiz taleplerinin reddi ile kararın aynen onanmasına karar verildiğini, dolayısıyla, "1560 adet Konya hisse senedinin iadesi talebinin zamanaşımı sebebi ile reddi" doğrultusunda verilen kararın kesinleştiğini, bu davaya konu talep sonucunun daha önce ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasına ıslah ile konu edilmiş olduğunu, zamanaşımı sebebi ile reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, bu sebeple kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle bu davanın dava şartını taşımadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu edilen 1560 ... hissesinin 27.03.2025 tarihi itibariyle İstanbul Borsasındaki karşılığının 8.732.100,00-TL dolaylarında olduğunu, ancak davacı tarafın, bu dava nispi bir dava olmasına rağmen ilgili tutar üzerinden gerekli harcı yatırmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde zamanaşımı süresinin açık olduğunu, taraflar arasında bankacılık hizmet sözleşmesinin var olduğunun kabulünde dahi, ilgili davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, eldeki davanın bir hukuki temelinin olması gerektiğini, bu hukuki temelin sözleşmeye aykırılık, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme şeklinde tezahür etmesi gerektiğini, bu hukuki temellerden hangisine dayanılırsa dayanılsın, davacının mezkur talebinin zamanaşımına uğramış olduğunun gayet açık ve net olduğunu, davacının iddia ettiği menkul kıymetle alakalı olarak ilgili şube kayıtları incelendiğinde, davacı tarafa ait herhangi bir emareye rastlanılmadığını, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafa ait görünen hesapların fiktif olduğunun tespit edildiğini, olay tarihinde ...'de ikamet eden davacının, ...'daki bir banka şubesinden ve arkadaşı şube müdürü vasıtasıyla açtırdığını iddia ettiği, ancak buna ilişkin tek bir belge dahi ibraz edemediği ve kaynağını açıklayamadığı hesapların gerçekliğini kabul etmenin genel hukuk prensiplerine, senetle ispat kuralına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın, alacağının olduğunu iddia ettiği dönemde ...bank ... Genel Müdürlüğünün arkasında bulunan otoparkta bilet gişesinde çalışmakta olduğunu, dolayısıyla diğer davada öne sürdüğü talepler ile bu davaya konu ettiği talepler dikkate alındığında, hesaplarında bu kadar yüklü miktarda işlem olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davacı tarafın, 24/02/1998 tarihinde ikame ettiği diğer davadan evvel, müvekkili bankaya başvurarak hesaplarının akıbetini sormadığını, hesap hareketleri ile ilgilenmediğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğundan; bunun kabul görmediği takdirde zamanaşımı nedeniyle; bunun da kabul görmemesi halinde ise esastan reddini talep etmiştir. Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan hesaplarının kapatılması nedeniyle, görülen davalarda kendisine ait olduğu tespit edilen 1560 adet ... hisse senedinin aynen iadesi talebine ilişkin bulunmaktadır. Eldeki dava dosyası öncelikle 615,40-TL peşin harç yatırılmak suretiyle 10.000,00-TL harca esas değer üzerinden ikame edilmiş ve mahkememiz tekli hakimi tarafından görülmeye başlanmış olup, mahkememizin 27/02/2025 tensip tutanağı ile; "Dava konusu edilen talebin değerinin dava dilekçesinde açıkça belirtilmediği anlaşılmakla, davaya konu hisse senetlerinin dava tarihinde borsa endeksindeki karşılığı üzerinden tespit edilecek değerine göre dava değerini belirlemek ve harçlandırmasını yapmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına" karar verilmiş, davacı vekili tarafından 22/03/2025 tarihli dilekçe ile harç ikmali ara kararından rücu edilmesi talep edilmesi üzerine mahkememizin 30/04/2025 tarihli harç ikmaline ilişkin ara kararı ile; "Mahkememize tevzi olunan davanın, 1560 adet ... hisse senedinin 03.07.2006 tarihinden itibaren yapılan bedelli/bedelsiz sermaye artırımları da dikkate alınarak aynen iadesi istemine ilişkin olduğu, bu haliyle talebin ileri sürülüş şekli ve davanın mahiyeti gereği nispi harca tabi olduğu; davacı yanca 10.000- TL dava değeri bildirildiği ve maktu 615,40 TL peşin harç yatırıldığı anlaşıldığından; davacı vekiline aynen iadesi talep edilen 1560 adet... hisse senedinin dava ilk açılış tarihi olan 27/01/2021 tarihinde ...verilerine göre hesaplanan 9.816.300-TL değeri üzerinden hesaplanan 167.637,86TL eksik harçtan dava açılırken yatırılan 615,40 TL düşüldükten sonra bakiye kalan 167.022,46TL harcı ikmal etmek üzere işbu ara kararın tebliğinden itibaren 1 aylık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde harç ikmal edilmediği takdirde Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. Maddeleri ile HMK'nın 150. maddesi uyarınca eksik harç ikmal edilene kadar davanın işlemden kaldırılacağına ve açılmamış sayılmasına karar verilebileceğinin ihtarına" karar verilmiş ve davacı vekili tarafından 28/05/2025 tarihinde 167.022,46-TL harç ikmal edilmiş, mahkememizin 11/07/2025 tarihli duruşmasında; "6545 Sayılı Yasanın 45. Maddesi ile değişik 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kuruluş, görev ve yetkileri kanunun 5. Maddesi gereğince harçlandırılan dava değeri dikkate alınarak dosyanın heyet halinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından dosyanın HEYETE TEVDİİNE" karar verilmesi üzerine yargılamaya mahkememiz heyetince devam olunmuştur. Mahkememizce, taraflarca sunulan deliller dosyamız arasına alınarak hep birlikte değerlendirilmiştir. Davalı tarafça her ne kadar kesin hüküm itirazında bulunulmuş ise de, dava konusu yapılan hisse senetlerinin ilk olarak ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında dosyaya sunulan 01/04/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile aynen iadesinin talep edildiği, Mahkemenin ... E.... K. Sayılı kararı ile, 1.560 adet ... hisse senedinin aynen, bu mümkün olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle karşılıkları toplamı 95.940,00-TL'nin davalı taraftan alınmasına karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2013 tarih ve... E.,... K. Sayılı kararı ile, 01/04/2008 tarihli ıslah dilekçesine karşı davalı tarafça yapılan zamanaşımı def'inin değerlendirilmemesi nedeniyle verilen kararın bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda,... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2013 tarih ve ... E., ... K. Sayılı kararı ile, 01/04/2028 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek, davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/02/2017 tarih ve ... E., ... K. Sayılı bozma ilamı ile, 01/04/2008 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek, davalı tarafın zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen kararın bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2021 tarih ve... E., ... K. Sayılı kararı ile, Konya hissesinin ilk dava dilekçesinde yer almadığı, bu hissenin iadesi talebinin ıslah yoluyla yeni bir talep olarak eklenemeyeceği gerekçesiyle, ... hisselerinin iadesi talebinin mesmu olmadığına karar verilerek, diğer talepler ile ilgili olarak karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2022 tarih ve ... E.,...K. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği,... Mahkemesi'nin 27/01/2021 tarih ve ... E., .... K. Sayılı kararı ile, ... hissesinin ilk dava dilekçesinde yer almadığı, bu hissenin iadesi talebinin ıslah yoluyla yeni bir talep olarak eklenemeyeceği gerekçesiyle verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek onanarak kesinleşen kararı dikkate alındığında, ... hisselerinin daha önceki yargılamalarda dava konusu edilmemesi nedeniyle davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. ahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, davacı ...'in, davalı... Şirketi nezdinde açmış olduğu hesaplardan, bir kısım mevduatını çekmek istediğinde hesaplarındaki meblağların çekilmiş olduğu ve hesaplarının da kapatılmış olduğunun sözlü olarak bildirilmiş olduğu ve fakat yazılı olarak başvurularına yanıt alamadıkları gerekçesiyle ...Şirketi aleyhine ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasının, aynı mahkemenin ... karar sayılı ve 21/02/2000 tarihli kararı ile 59.691.394.355,00-TL üzerinden kabul edildiği, davalı bankanın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/10/2000 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile; “bankanın ... Şubesi kayıtları üzerinde doğrudan inceleme yaptırılarak alınacak rapor sonucunda davacı adına açılan hesapların varlığı ve dayanaklarının araştırılması, savunmada belirtildiği gibi bu hesapların fiktif olup olmadıklarının saptanması, her bir işlemin kökenine inilerek gerçekliğinin ve geçerliliğinin belirlenmesinden sonra uyuşmazlığın bu çerçevede çözümü” istenerek ve ayrıca istem aşılarak karar verildiğine işaretle bu yönden de hükmün bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas,... karar sayılı ve 28/12/2004 tarihli kararı ile 1.000.000.000,00-TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafından temyiz edilen bu kararın da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin... esas, ... karar sayılı ve 13/03/2006 tarihli kararı ile; “... davacının alacağının bu davada talep edilen miktarın üzerinde olduğu anlaşılmış olup davacının alacağının tamamına yönelik saptamanın açılacak ek davada yapılacak inceleme ile belirlenebileceği ..." gerekçesiyle onandığı, akabinde davacı tarafça ... Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yeni bir dava açıldığı, mahkemenin ...karar sayılı ve 30/11/2010 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul edildiği, davalının temyiz itirazları üzerine; "davacının ıslah talebine karşı davalının yaptığı zamanaşımı savunmasının incelenip değerlendirilmesi ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir karar verilmemesi doğru görülmemiş" gerekçesiyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin... esas,... karar sayılı ve 04/04/2013 tarihli kararı ile hükmün davalı yararına bozulduğu, bozma nedeniyle yapılan yeniden yargılama sonucunda yerel mahkemece bozmaya uyularak dosyanın,...6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu, mahkemenin 10/12/2013 tarihli,... esas ve ... karar sayılı kararı ile "yasal anlamda ıslah söz konusu olmadığından zamanaşımı itirazının reddine" karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalının temyiz itirazları üzerine bu defa Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/02/2017 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile kararın bozulduğu, bozma gerekçesinde, davacının 01/04/2008 tarihli dilekçesinin, dairenin 04/04/2013 tarihli, ...esas ve... karar sayılı ilamı ile ıslah dilekçesi olarak kabul edildiğinin belirtildiği, yerel mahkemenin bozmaya uyma kararının, davalı yönünden usuli kazanılmış hak olarak değerlendirildiği, "01/04/2008 tarihli ıslah dilekçesindeki taleplerin nitelikleri ayrı ayrı gözetilerek davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi" gerektiğinden bahisle kararın bozulması üzerine dosyanın, mahkemenin 2019/119 esas sırasına kaydedildiği, yapılan yeniden yargılama sonucunda yerel mahkemece bozmaya uyularak, 27/01/2021 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, temyiz olunan bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/06/2022 tarihli, ...esas ve ... karar kararı ile onandığı, davalının karar düzeltme talebinin de yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki mahkememiz dosyasında davacı tarafça, yargılamalar esnasında diğer hisse senetleriyle birlikte 1560 adet ... hisse senedinin kendilerine ait olduğunun tespit edildiği, kesinleşen yerel mahkeme kararında diğer hisse senetleriyle birlikte bu hisse senetlerinin de 03/07/2006 dava tarihi itibariyle aynen iadesi ıslah yoluyla talep edilmiş ise de, yalnızca müstakil bir talep olması nedeniyle taleplerinin reddedildiği gerekçesiyle 1560 adet ... hisse senedinin, 03/07/2006 tarihi itibariyle bedelli/bedelsiz sermaye artırımları da eklenmek suretiyle aynen iadesi talep edilmiştir. 6098 Sayılı TBK'nun 146. maddesi gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir(Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu m. 125). Davacı tarafça daha önce açılan davalar dikkate alındığında, davacının ilk dava olan ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ... hisselerini dava konusu etmediği anlaşılmaktadır. Yine ... Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan davada başka hisse senetlerinin dava konusu edildiği, ... hisselerinin dava konusu edilmediği, 02/10/2007 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının 1560 adet ... hissesini talep etme hakkı bulunduğunun tespit edildiği, davacı tarafça dosya kapsamına sunulan 01/04/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile 1560 adet hisse senedinin aynen idesinin talep edildiği, bu anlamda davacının, dava konusu hisse senetlerini talep edebileceğini öğrendiği tarihin en geç 01/04/2008 olduğu, eldeki davanın 21/01/2025 tarihinde açılmış olduğu dikkate alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresinin çoktan geçtiği açıktır. Davacı tarafın, dava konusu hisse senedini davalı bankaya tevdi ettiği dikkate alındığında, davacı ile davalı banka arasında bir bankacılık sözleşmesi kurulduğu sabittir. Dava dilekçesindeki anlatımlar ve daha önce açılan davalar dikkate alındığında, bu sözleşmenin kurulduğu, yani davacının hisse senetlerini davalıya tevdi ettiği tarihin ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında açılan dava tarihi de gözönünde bulundurulduğunda 1998 veya daha öncesi bir tarihe ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu anlamda da aradan geçen zaman dikkate alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu açıktır. Söz konusu hisse senetlerinin davalı bankaya tevdi edilmesi dikkate alınarak, davalının sebepsiz olarak zenginleştiği varsayıldığında da, 6098 Sayılı TBK'nun 82/1. maddesi gereğince, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacaktır(Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu m. 66'ya göre 1 yıl ve 10 yıl). Davacının, dava konusu senetlerin davalı bankada olduklarını öğrendiği tarih en geç 01/04/2008 tarihi olup, bu tarih üzerinden 2 ve 10 yıllık sürelerin geçtiği görülmektedir. Bu itibarla, davacı tarafça açılan davanın zamanaşımına uğramış olduğu değerlendirilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 167.022,46-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 167.637,86-TL harçtan mahsubu ile, fazladan yatan 167.022,46-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'a 4.600,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.000.815,00-TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır