T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/184 Esas KARAR NO : 2026/337 DAVA : Kişilik Haklarına Saldırının Tespiti ile Saldırının Önlenmesi DAVA TARİHİ : 28/08/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Kişilik Haklarına Saldırının Tespiti ile Saldırının Önlenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili banka adına tescilli “...” isimli markalarına ilişkin h…
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/184 Esas KARAR NO : 2026/337 DAVA : Kişilik Haklarına Saldırının Tespiti ile Saldırının Önlenmesi DAVA TARİHİ : 28/08/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Kişilik Haklarına Saldırının Tespiti ile Saldırının Önlenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili banka adına tescilli “...” isimli markalarına ilişkin hak sahipliği iddiasında bulunduğunu, ancak davalının bu iddiasının hukuka aykırı bir saldırıya dönüştüğünü, davalının uzun bir süreden bu yana, farklı e-posta adreslerinden ısrarla müvekkil banka'nın itibarını zedelemek amacıyla aralarında ... Başkanı, ... çalışanları, ... çalışanları, diğer bankaların üst düzey çalışanları da bulunan muhtelif kişi ve kuruluşlara hakaret ve asılsız ithamlar içeren e-postalar ilettiğini, özellikle son dönemde tamamen kasıtlı ve kötü niyetli ve müvekkili banka'nın itibarını sarsmaya yönelik bu eylemlerinin sıklığını arttırdığını, davalının müvekkili bankanın itibar ve saygınlığına zarar veren hukuka aykırı eylemlerinin kişilik haklarına açık bir saldırı mahiyetinde olduğunu, bu nedenlerle, öncelikle davalının yargılama süresi boyunca bu tür haksız eylemleri ile müvekkili bankanın kişilik haklarının ihlalinin devamının önüne geçilmesi adına haksız eylemlerinin engellenmesini teminen söz konusu iddia ve ithamlarını üçüncü kişi ve kurumlara e-posta, sosyal medya mecraları, basın, televizyon, internet veya benzeri yollarla iletmesinin ve paylaşılmasının önlenmesine / davalının bu haksız eylemlerini yapmaktan men edilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalıya tebliğini, davalı tarafından müvekkili banka aleyhinde gerçekleştirdiği gerçek dışı iddia ve ithamlar içeren haksız eylemlerinin hukuka aykırılığının tespitine karar verilmesini, davalının haksız eylemlerine son verilmesini teminen söz konusu iddia ve ithamlarını üçüncü kişi ve kurumlara e-posta, sosyal medya mecraları, basın, televizyon, internet veya benzeri yollarla iletmesinin ve paylaşılmasının önlenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalıya, dava dilekçesinin ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğe edilmiş olmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kişilik haklarına saldırının hukuka aykırılığının tespiti ve men'i istemine ilişkindir. Vergi dairesi ve ticaret sicil müdürlüğüne yazılan yazı cevaplarından davalının tacir kaydı olmadığı görülmüştür. ... CBS'nin ... Sor. sayılı dosyasının incelenmesinde davacı bankanın davalı hakkında Haksız rekabet ve itibarın zedelenmesi suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunması üzerine davalı/şüphelinin sokak hayvanları için geliştirdiği projeyi banka ile paylaştığını bankanın ise projeyi kendisinden izinsiz olarak kullandığını bankaya karşı herhangi bir suç teşkil edecek eylemde bulunmadığını belirterek üzerine atılı suçlamaları inkar etmiştir. Mahkememizce 24/12/2025 tarih ve...Esas,... Karar sayılı karar ile Mahkememizin görevsizliğine, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2026 tarih, ...Esas ve...karar sayılı ilamındaki "... Davacı tarafça davada 6769 Sayılı Yasada düzenlenen marka hakkından kaynaklanan bir talepte bulunulmadığı, bankanın kişilik haklarının ve banka itibarının zedelendiğinin ileri sürüldüğü, bu durumda uyuşmazlığın Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanarak çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,..." şeklindeki gerekçeyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2026 tarih, ... Esas ve ...karar sayılı ilamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi incelendiğinde davacının 6769 sayılı yasada düzenlenen marka hakkı ile 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde düzenlenen haksız rekabetten kaynaklı bir iddiasının bulunmadığı, davalı tarafından, davacı banka ile ..., ..., ... ve ... adlı fikri mülkiyet örgütlerine gönderilen e-posta ve mesaj içeriklerine dikkat edildiğinde “... Bankası A.Ş. Resmî Vekilleri Tarafından Çalınan …”, “…Sınai Mülkiyet Kanunu'ndaki boşluklardan ve eksikliklerden yararlanılarak büyük bir titizlikle çalınmıştır. …”, “… planlı - programlı bir fikri mülkiyet hakkı hırsızlığı …”, “… markayı gasp etmeyi, sahibinin rızası ve izni olmadan kullanmayı ... Bankası'na yakıştırıyor musunuz? …”, “... Bankası adına hareket eden temsilcilerinizden ve yetkilendirdiğiniz patent vekillerinden utanç duyacağınıza …”“… çalmayı tercih eden ... BANKASI'nın gerçekleştirdiği fikrî mülkiyet hırsızlığını …” ,“… bu kara lekeyi bankanızın üzerinden temizlemenizi …” şeklindeki iddialarının 4721 sayılı TMK'nın 24. Maddesinde düzenlenen kişilik haklarına saldırı niteliğinde eylem olduğu, aynı yasanın 25. Maddesine göre hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, Mahkemeden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebileceği, bu itibarla davacı bankanın şahıs varlığına karşı saldırı nedeniyle açılan davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği ablaşılmakla davaya bakma görevi genel görevli olan asliye hukuk mahkemesine ait olup, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle ve HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK’nın 331 md.'si uyarınca, harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar OLUŞTURULMASINA, 5-HMK 20. maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, Dair; davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/04/2026 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır ***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır