11. Hukuk Dairesi 2011/15667 E. , 2013/11525 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, dur…
**11. Hukuk Dairesi 2011/15667 E. , 2013/11525 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirketin TPE’ ye 18.01.2007 tarihinde, ... numaralı “ ... ” markasının tescili talebi ile başvuruda bulunduklarını, müvekkili şirketin başvurusuna davalı şirketin kendilerine ait "..." markası ile itiraz edildiğini ve ... Dairesince başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin itirazının da YİDK. nca reddedildiğini, verilen kararın haksız olduğunu, zira müvekkili şirketin teknoloji perakendecisi olarak “...” markasıyla 19 senedir faaliyet gösteren meşhur ve maruf bir firma olduklarını, “...” firması tarafından ilki 12.01.2007 yılında açılan büyük ölçekli mağazalara Türkçesi “... ... ...” anlamına gelen “... ...” isminin verilmesinin nedeninin; bu mağazalardaki ürün çeşitliliğinin fazlalığını ifade etmek ve tüketicinin dikkatini çekebilmek olduğunu, “... ...” markası ile davalı TPE tarafından tescil başvurusunun reddine mesnet gösterilen “... ” markası arasında iltibas bulunmadığını, markaların karıştırılma ihtimali olmadığını ve markaların ilk görüşte ayırt edilebilecek derecede farklı olduklarını, müvekkili şirketin potansiyel müşterilerinin teknolojik ürünler ile ilgilenen, eğitim seviyesi yüksek; gençler, üniversite öğrencileri vs. olduğunu, bu grup tüketicilerin “... ... ” ile “...” arasındaki farkı tespit edebilecek algılama düzeyine sahip olduğunu, marka başvurusunun sadece “...” değil, “... ...” olarak yapıldığının göz ardı edildiğini, markanın esaslı unsurunun “...” kelimesi olduğunu ve “...” ibaresinin üstte ve punto boyutu büyük olarak yazıldığını, “... ...” markasının, redde gerekçe “...” markasından işitsel, görsel, kavramsal ve kaligrafik bakımdan farklı olduğunu, markalarında yer alan "..." ibaresinin başlı başına ayırtediciliği sağlayan unsur olduğunu, davalı şirketin bir perakende şirketi omadığını ve üniversitelere, savunma sanayi şirketlerine ve sair ticari şirketlere teknolojik ve kurumsal hizmetler sunan eğitim ve danışmanlık veren teknolojik projeler geliştiren şirket olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirket ile farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, ayrıca teknopart markasını internette kullandığını, bu sitenin de bilgi portalı olarak çalıştığını, ileri sürerek 20.01.2009 tarihli ... sayılı YİDK kararının iptali ile müvekkilinin “... ...” ibareli marka başvurusunun tescilini talep ve dava etmiştir.