T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1415 - 2025/969 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1415 KARAR NO : 2025/969 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1415 - 2025/969 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1415 KARAR NO : 2025/969 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/798E., 2019/1216K. Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında 12.12.2013 tarihli hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, davacı tarafından sözleşme gereğinin yerine getirildiği, sözleşme süresinin tamamlanması ile davalı idare tarafından müvekkilin kalan hakedişinden sadece 7.363,25 TL yatırıldığını, kalan tutarın kesin teminatın iadesi ile ilgili hususlar yerine getirilince yatırılacağına dair bilgi verildiğini, ancak 9.160,71 TL lik bu tutarın yatırmamış olduğunu, bu miktarın iadesi için icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, davacının edimini sözleşme hükümlerine göre eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 31.12.2015 tarihinde işçilerin ücretlerinin ödenediğini, SGK primlerinin ödenmesi ile ilişik kesme yazısı alındığını, davalı tarafından iş bitirme yazısı verildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının hakedişinden kesilen ek kesin teminatın iadesi için sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin davacı tarafından tam olarak yerine getirilmediğini, kesintinin sözleşmenin 11.2.1 ve 14.2 maddeleri uyarınca fiyat farkı nedeniyle yapıldığını, sözleşmenin 31/12/2015 tarihi itibariyle sona erdiğini, davacı firma hakedişinin ve teminat mektubunun tarafına iade edilmesi için işçilere yapmış olduğu ödemelere ilişkin ödeme dekontlarını ve ibranameleri ibraz etmesi gerekirken bu yükümlülüğü tam olarak yerine getirmediğini, davalı tarafından yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, sözleşmedeki açık düzenleme ve yüklenici işçisiyle davalı arasında bulunan ihtilaf karşısında teminatın iadesi mümkün olmadığını, inkar tazminatı şartları oluşmadığını, davacının %20 inkar tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "...Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 36.1.ö. maddesine göre "...Hangi nedenle olursa olsun gerek ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri sebeplerle Kurum yüklenici işçilerine ve 3. kişilere herhangi bir ödeme yapmak durumunda kalırsa, Yüklenici firma bu ödemeleri rücuen kuruma derhal ödemekle yükümlüdür. Aksi halde yüklenicinin hak edişi yetmediği takdirde teminatından defaten tahsil edilecektir. Yükleniciler tarafından ihaleye ait sözleşmenin bitiminde (aynı veya farklı yüklenicinin, aynı veya farklı işçilerle hizmete devam etmesi halleri dahil) o sözleşme kapsamında çalışan işçilerin, iş mevzuatına göre hak ettikleri mali ve sosyal hakların yasal süresi içinde ödenerek ödendiğine ve işçinin herhangi bir hakkının kalmadığına dair ibranameler ile ödeme tutarlarım gösterir bankaca onaylı dekontların, sözleşmenin bitim tarihini izleyen 15 gün içerisinde ibraz etmedikçe kesin teminat serbest bırakılamaz. Bu sürenin sonunda ödemelere ilişkin belgelerin ibraz edilmemesi halinde, yüklenici işçilerinin yıllık ücretli izin alacağı, ihbar ve kıdem tazminatı vesair işçilik haklarına ait hesaplamalar İdare tarafından yapılır ve yüklenicinin kesin teminatından karşılanır. Teminatının karşılamadığı tutar için İdarenin yükleniciye rücu hakkı saklıdır.” şeklindedir. Sözleşmenin 11. maddesinde ise işe ilişkin kesin teminat tutarının 78.600,00-TL olduğu belirtilmiş, 11.4. maddesinde kesin teminatın ve ek kesin teminatın geri verilmesi şartları düzenlenmiştir. Sözleşmeye göre, sözleşme bedelinde artış meydana gelmesi halinde artış tutarının yüzde 6 sı kadar ek kesin teminat tutarının hakedişlerden kesinti yoluyla temin edileceği düzenlenmekte, sözleşmesinin 11.4.1 maddesinde de ek kesin teminat tutarının yükleniciye iade koşulları düzenlenmektedir. Ek kesin teminatın iadesi için taahhüdün sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine göre yerine getirilmiş olması, ayrıca yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun bulunmaması gerekmektedir. Sözleşmenin 36.1.ö. maddesi ise, işçilere kıdem tazminatı ve sair ödemelerin idare tarafından yapılması halinde ödemlerin ek kesin teminattan mahsup edilmesine cevaz vermektedir. Somut olayda, bilirkişi tarafından tespit edilen iş artışı üzerinden yapılan hesaplama neticesinde dava tutarı kadar 9.160,71-TL ek kesin teminat kesintisi yapıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşme metni, taraf vekillerinin beyan ve itirazları, icra takibi ve tespit olunan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının kayden işçileri olduğu anlaşılan dava dışı işçilerin, işçilik hak ve alacakları nedeniyle davacı yüklenicinin sorumlu olacağı yönünde açıkça düzenleme içeren, sözleşmenin yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, kurum tarafından yapılan işlemde bir hukuka aykırılık gözükmediği, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu, koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatı verilmesi talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından açılan davanın reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece davanın reddine ilişkin somut bir gerekçe sunulmadan karar verildiğini, yalnızca bilirkişi raporunun sonuç kısmının dikkate alındığını, bilirkişinin hukuki görüşü doğrultsunda karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca yapılan hak ediş kesintisinin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/798E., 2019/1216K. sayılı dava dosyasında verdiği 28/11/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 13/11/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile temyiz yoluna başvurulamayacağından KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2025 Başkan Üye Üye Katip