(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/12401 E. , 2009/1520 K. Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de konusu itibariyle isteğin reddine incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R …
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/12401 E. , 2009/1520 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de konusu itibariyle isteğin reddine incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili dava dışı borçlulara ait iki otobüsün satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde kendisine para isabet eden davalı şirketin alacağının mal kaçırmak amacıyla ve muvazaaya dayalı biçimde oluşturulduğunu, takibin nakden alınan paraya istinaden başlatıldığını, ödeme emri tebliğinin geçersiz olduğunu, hacizlerin davalıdan önceki tarihte konulduğunu ve ilama bağlı alacakları bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 100 ncü maddesine riayet edilmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili müvekkilinin saygın bir şirket olduğunu, borçluların ekonomik sıkıntıya düştükleri bir dönemde araçları satın alarak paraya çevirdiğini, ancak bankada çıkan sorunlar nedeniyle devrin gerçekleştirilemediğini, alacağın teminat altına alınması amacıyla takibe girişildiğini, müvekkili şirketin yetkilileri ile borçlular arasında akrabalık ilişkisi ve borcun oluşmasında muvazaa olmadığını; başka mallar üzerindeki hacizleri nedeniyle davacının alacağını karşılamasının mümkün bulunduğunu bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan iki ayrı bilirkişi raporuna göre; alacağın davalı şirketin defterlerinde göründüğü, ancak kapanış tasdiki bulunmayan defterlerin lehe delil teşkil etmeyeceği; defterlerdeki kayıtların fiktif biçimde oluşturulabilen kayıtlardan bulunduğu ve para transferini gösteren belgelerin sunulamadığı gerekçesiyle sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.