(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/29040 E. , 2015/24913 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının fabrikada çalışan aşçı ile arasında çıkan tartışma nedeniyle işverenin savunmasını aldıktan sonra sözlü olarak iş akdini feshettiğini, f…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/29040 E. , 2015/24913 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının fabrikada çalışan aşçı ile arasında çıkan tartışma nedeniyle işverenin savunmasını aldıktan sonra sözlü olarak iş akdini feshettiğini, feshin asıl nedeninin davacının yaklaşık 50 arkadaşı ile birlikte davalı işverene karşı meslek hastalığı davası açması olayı olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, 05.02.2015 tarihinde kahvaltı menüsünü beğenmeyen davacının işyerinin ahçısına sinkaflı küfürlerde bulunması nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, meslek hastalığı davası ile bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının davalı iş yerinde 8 yıldır çalıştığı, 05/02/2015 tarihinde işverenin hizmet aldığı şirketin işçisi ile arasında bir tartışma yaşandığı, davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığı süre zarfında herhangi bir uyarı veya ihtar cezası da almadığı, davacının söylediği sözlerin iş yerinde olumsuzluğa yol açmadığı gibi işin işleyişine de etki etmediği davacıya söylediği sözler nedeniyle disiplin cezası gibi yaptırımların uygulanması mümkün iken iş akdinin feshedilmesinin hem ''ölçülülük'' ilkesine hem de '' feshin son çare olması'' ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene haklı fesih imkânı tanımaktadır. “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması” da aynı bendin (h) bendinde düzenlenen başka bir haklı fesih nedenidir. Dosya içeriğine göre somut olayda, 12.02.2015 tarihli yazılı fesih bildirimine göre, davacının 05.02.2015 tarihinde işyerinin aşçısı ... ile tartışmaya girerek kendisine küfür ve hakaret ettiği gerekçesiyle İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi uyarınca haklı nedenle iş akdinin feshedildiği, davacının yazılı savunmasında “her gün yumurta çıkmasından dolayı bir bağırma oldu, sinirle kızgınlıkla olan bir konu” şeklinde beyanda bulunduğu, davacının fiilinin aynı tarihte tutanakla tespit edildiği, tutanak tanıklarının duruşmada dinlendiği, tutanak tanıklarından ..., işyerinin aşçısı olup tanık ...’ın duruşmada, davacının işyerinde idari işlerden sorumlu olan ...’a küfür ettiğini belirttiği, her ne kadar davacının özlük dosyası içerisinde önceden bu tür davranışlar nedeniyle aldığı bir uyarı ya da ihtar cezası bulunmamakta ve eylemiyle ilgili yapılan ceza soruşturması sonrasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, bu kararın “Gıyapta hakaret suçunun oluşabilmesi için en az 3 kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerektiğinden bahisle suçun unsurları oluşmadığından” bahisle verildiği; dosyada bulunan 05.02.2015 tarihli olaya dair tutanak, 12.02.2015 tarihli yazılı fesih bildirimi, tutanak tanığı ...’nin beyanı ve davacının dolaylı ikrarı karşısında davacının davalı işverenin başka işçisine sataştığının sabit olduğu anlaşılmakla işverenin feshi haklı nedene dayandığından, davanın reddi gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davanın REDDİNE, 3.Harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına 4.Davalının yapmış olduğu Yargıtay’a geliş-dönüş dahil toplam 130,05 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1500,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine 6.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 10/12/2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.