11. Hukuk Dairesi 2015/12028 E. , 2015/12353 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2011/26-2014/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b…
**11. Hukuk Dairesi 2015/12028 E. , 2015/12353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2011/26-2014/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin ... İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde yardımcı doçent doktor unvanıyla görev yaptığını, yıllar süren çalışma ve bilgi birikimini her yıl konu ile ilgili olarak girdiği derslerdeki anlatımlarından oluşan ders notlarını esas alıp geliştirerek “İnşaat Mühendisliğinde Malzeme Cilt 1 Malzeme Bilimi" isimli kitabı oluşturduğunu, bu kitabın basımı için 12.05.2006 tarihinde bağlı olduğu bölüm başkanlığına başvurduğunu, başvuru sürecinin devamında geçmiş yıllarda kendisine hocalık yapması nedeniyle tanıdığı ...'ndeki hocalarından ... ve davalıya 24.05.2006 tarihinde görüş ve önerilerin almak için kitabını sunduğunu, hocalarından ...'ın olumlu görüş bildirmesine karşın davalının kitabı hakkında olumsuz görüş bildirdiğini, buna karşın ... Yönetim Kurulu'nca 20.9.2006 tarihinde müvekkilinin kitabının ders kitabı olarak bastırılabileceğine karar verildiğini, davalının, 2007 yılında çıkardığı “İnşaat Mühendisliğinde Malzeme Bilgisi” ve 2008 yılında çıkardığı “Yapı Malzemeleri ve Beton” adlı iki kitapta müvekkiline ait kitaptan hukukun izin verdiği sınırların çok üzerinde ve kaynak belirtilmeden yanlış olan kısımlar da dahil olmak üzere birebir alıntılar yaptığını, davalının bu kitapları ders kitabı olarak öğrencilerine zorunlu tutup bundan menfaat temin ettiğini, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin eseri üzerindeki maddi ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak koşuluyla 5846 sayılı Yasa'nın 68/1-2. maddesi uyarınca sözleşme yapılması halinde ödenmesi gereken rayiç bedelin üç katı tutarı olan 9.000,00 TL maddi tazminat ve aynı yasanın 70. maddesi gereğince 1.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının hiç bir kısıtlama ve ölçü getirmeden kendi notlarının bir kısmının kullanılabileceğine dair müvekkiline izin verdiğini, müvekkilince bu izin kapsamında davacıya ait ders notlarından atıf yapılarak yararlanıldığını, davacı tarafından eser vasfına haiz olduğu belirtilen notların umuma arz edilmediğini, bu nedenle eser vasfını haiz olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; fikir ürününün hukukun ön gördüğü korumalardan yararlanabilmesi için eser niteliğine bürünmesinin gerektiği, davacı tarafından dava konusu edilen belgelerin kitap haline dönüştürülmediği, ders notu olarak kullanıldığı tümüyle umuma açık hale gelmediğinden ders notundan öte değerlendirilemeyeceği, bu durumda ortada bir eserin varlığından ve eserden dolayı korunması gereken haklardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, 5846 sayılı Yasa'nın 68 ve 70. maddeleri uyarınca esere tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. HMK'nın 266. maddesinde mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bu doğrultuda 23.10.2013 havale tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bahsi geçen bilirkişi raporunda davacıya ait ders notlarının kitap haline getirilmesinden oluşan çalışmanın eser vasfını haiz olduğu, umuma arz edilip aleniyet kazandığı, davalının eylemlerinin 5846 sayılı Yasa'nın 35. maddesi kapsamında kalmadığına değinilmiştir. Buna karşın mahkemece, aynı olay nedeniyle .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/3 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilip, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 281. maddesinde ise taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edilmesi veya bilirkişi raporunda eksiklik yahut belirsizlik bulunması halinde ne yapılması gerektiği açıklanmıştır. Mahkemece hükme esas alınır nitelikte görülmediği anlaşılan bilirkişi raporu sonrasında HMK'nın 281. maddesinde açıklanan biçimde işlem yapılması yerine, dava dosyasında alınan bilirkişi raporuyla bariz çelişki arz eden ve ceza yargılamasına ilişkin bir başka dosyada alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Kabule göre de; 5846 sayılı Yasa'nın 20. maddesinde henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu, aynı yasanın 14. maddesinde de bir eserin umuma arzedilip edilmemesinin, yayımlanma zamanının ve tarzının munhasıran eser sahibi tarafından tayin edileceği belirtilmiş olup davalının eylemlerinin davacının umuma arz hakkının ihlali niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmemesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.