11. Hukuk Dairesi 2010/12443 E. , 2012/3721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/02/2010 tarih ve 2006/171-2010/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla
**11. Hukuk Dairesi 2010/12443 E. , 2012/3721 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/02/2010 tarih ve 2006/171-2010/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, dava dışı Yıldızlar Deri ve Deri Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti. ve bu şirketin ortaklarının deri işiyle uğraştıklarını beyanla müvekkilleri şirketten küçük miktarlı peşin alımlar yaptıklarını, bu şekilde güven tesis eden kişilerin önemli bir sipariş aldıklarını belirterek ve karşılığı davalı bankadan aldıkları çeklerle ödemek üzere 1.000.000 TL'lik sipariş verdiklerini, yüksek miktarlı talep karşısında basiretli bir şekilde hareket etmek isteyen müvekkillerinin şirketi bankaya sorduklarında ciddi araştırmalar yaptıktan sonra çek karnesi verdiklerini, şirket yetkilisinin sağlam bir kişi olduğunun ve şimdiye kadar hiçbir çeklerinin dönmediğinin beyan edildiğini, müvekkillerinin adı geçenleri alış veriş yaptıkları üçüncü kişiler nezdinde de araştırdıktan sonra 1.000.000 TL'lik alış veriş yapmalarının mümkün olmadığını beyan ederek 300.000 TL tutarında deri ve deri mamülleri verdiklerini, ancak aldıkları çekler karşılıksız çıktığı gibi Yıldızlar Deri ve Deri Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin paravan bir şirket ve yetkilisi Mustafa Yıldız'ın ise sicilli bir dolandırıcı olduğunun anlaşıldığını, adı geçenin karşılıksız çekleri nedeniyle Merkez Bankasına bildirim yapılmış olduğunu ve çek karnesi iade etmemekten kesinleşmiş mahkumiyetinin de bulunduğunu, icra takibinde şirkete tebligat yapmanın mümkün olmadığını, davalının düşük limitli kredi kartı bile verilmeyecek şahıslara sağlam müşteridir diyerek özen yükümünü ihlal etttiğini ileri sürerek, uğramış oldukları zarar için şimdilik 50.000 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, talebini 69.829 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacıların zararlarını bankadan talep edebilmek için öncelikle çekte imzası bulunanlar yönünden tüm hukuki yolların tüketilmesi gerektiğini, bankanın çek verirken basiret ve ihtimamı gösterdiğini, ayrıca müşterinin Mustafa Yıldız değil şirket olduğunu, müvekkili bankanın, şirket ortaklarından birinin çek karnesi iade etmemekten sabıkası bulunduğunu tespit etmesinin de mümkün olmadığını, davacı tacirlerin basiretli davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı firmanın başvurması üzerine gerekli araştırmaları yapan ve önce kısıtlı çek karnesi veren, bu çeklerin ödenmesi üzerine çek karnesi vermeye devam eden davalı bankanın basiretli bir tacir gibi hareket ettiği, davacıların ise dava dışı şirket hakkında gerekli araştırmaları bizzat kendilerinin yaptığı ve edindikleri izlenime göre ticari ilişkiye girdiği, edindikleri izlenimden dolayı tüm talebi kabul etmediği, gerekli araştırmayı yaparak düşük meblağlı satış yapan davacıların tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu raporunda da vurgulandığı üzere, hafif kusurlarından dahi sorumlu olan banka ve finans kuruluşlarının, çek hesabı açarken 3167 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca sadece kendilerine ibraz edilen bilgi ve belgelerle yetinmeyip hesap açmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin gerçek durumlarını araştırmaları gerekir. Dosya içeriğinden dava dışı şirketin temsilcisinin karşılıksız çek keşide etmek, hırsızlık ve sahtecilikten sabıkasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı finans kurumunca bu araştırma yapılmadığından zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Ancak, yine raporda belirtildiği üzere durumdan şüphelendiği halde kendisine mal veren davacıların da olayda müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilerek buna göre hüküm kurmak gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.