11. Hukuk Dairesi 2020/4899 E. , 2021/1319 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.10.2018 tarih ve 2015/1331 E- 2018/442 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.03.2019 tarih ve 2019/179 E- 2019/191 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşm…
**11. Hukuk Dairesi 2020/4899 E. , 2021/1319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.10.2018 tarih ve 2015/1331 E- 2018/442 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.03.2019 tarih ve 2019/179 E- 2019/191 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, icra takibine konu bonodaki şirket kaşesi üzerindeki imzanın 02.05.2015 - 02.07.2015 tarihleri arasındaki iki aylık sürede şirket müdürlüğü yapan ...'a ait olduğunu, icra takibinin yapıldığı sırada düzenlenen takip dayanağı bono üzerindeki düzenleme tarihinin de yine hileli olarak bono altındaki imza sahibinin şirket yetkilisi olduğu tarihler arasına denk getirilerek yazıldığını, şirket temsilcisi olarak imza atan ...’ın temsilci kılınmasına dair ortaklar kurulundaki imzanın sahte olduğu,davacı şirketin davalıdan nakit para almış gibi gösterilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağını,dava dışı ...’ın müdürlük yaptığı döneme denk bonoların düzenlenerek tamamen haksız kazanç sağlanmak istendiğini belirterek takip konusu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin davalıya borçlu olduğunu, bono üzerinde ki şirkete ait imzanın yetkili kişice atıldığını zira bu durumun ticaret sicil gazetesinde de yayınlandığını, şirket temsilcisi olarak imza atan ...’ın temsilci kılınmasına dair ortaklar kurulundaki imzanın sahte olduğu iddiasının davalıyı bağlamayacağını, davacı şirketin borçlarından kurtulmak için sürekli iş merkezini taşıdığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.