T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/351 - 2026/407 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/351 KARAR NO : 2026/407 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 NUMARASI : 2023/8 E. - 2023/304 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Hakl…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/351 - 2026/407 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/351 KARAR NO : 2026/407 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 NUMARASI : 2023/8 E. - 2023/304 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/10/2023 tarih ve 2023/8 E. - 2023/304 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." esas unsurlu tanınmış marka serisinin bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirdiği 2021/083510 sayılı başvurunun ilanına müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına (MDB) itiraz kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, ancak davalı şahıs tarafından bu kararın yeniden incelenmesinin talep edilmesi üzerine Yeniden İnceleme ve Değerleme Kurulunca başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkili şirketin eğitim alanında faaliyet göstermek üzere, "..." markası altında anaokulu, ilkokul, ortaokul, fen lisesi, anadolu lisesi, adalet meslek lisesi ve sağlık meslek lisesi şeklinde bir eğitim zinciri içerisinde hizmet verdiğini, müvekkilinin “...” ibaresini işletme adı ve tescilli marka olarak uzun yıllardır yoğun ve yaygın bir şekilde fiilen kullandığını, “...” ibareli markanın gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, dava konusu marka ile müvekkiline ait markalar arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, davalının markasını oluştururken müvekkilinin tescilli markalarının esas unsuru olan “...” ibaresini benzer bir biçimde kullanarak müvekkilinin markası üzerinden markalaşma çabası içine girdiğini, "..." ibaresinin, eğitim ve öğretim hizmetlerinde yoğun olarak kullanılması sebebiyle müvekkili firma ile özdeşleştiğini ve ortalama tüketici kitlesinin 41. sınıf aynı hizmetler bakımından tescil edilmek istenen itiraza konu markayı müvekkilinin "..." ibareli markalarının seri markası olarak algılaması ihtimalinin çok yüksek olduğunu, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde müvekkili markasının ayırt ediciliğinin zarar görmesine ve markadan haksız yarar sağlanmasına neden olacağını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-14026 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, taraf markalarının iltibas oluşturacak kadar benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, eğitim sektöründe “...” ibaresinin sıklıkla kullanılan ve belirli eğitimleri (muhasebe, excel, grafik, çizim vb) içeren kalıplaşmış bir sektör terimi olduğunu ve bu sebeple davacının markaları ile iltibas oluşturmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde “... ...” markasının tesadüf eseri seçilmediği yönündeki iddiasının doğru olmadığını ve dava konusu markanın “...” ibareli markadan açıkça ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu davalı markası kapsamında yer alan 41. sınıftaki mal ve hizmetlerin tamamı davacının önceki tarihli ve tescilli markaları kapsamı ile aynı/aynı tür ya da benzer olduğu, davacı ile davalı markalarındaki esas unsuru "..." ibaresinin oluşturduğu, ek ibarelerin markaları yeterince uzaklaştırmaya yetmediği, fonetik olarak markaların aynı kelime ile başladığı, SMK md. 6/1 anlamında çekişme konusu emtialar bakımından iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmışlığına ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK’nun 2022-M-14026 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak bulunan "..." ibaresinin yaygın kullanılan, ayırt ediciliği zayıf bir ibare olması nedeniyle karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, başvuru kapsamındaki 41.sınıf hizmetlerin ilgili tüketici kesiminin bilinç düzeyinin yüksek olmasının da markaların karıştırılması ihtimalini ortadan kaldırdığını, başvuru markasının bir bütün olarak "... ..." biçiminde oluşturulduğunu, "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden yeterince ayrıştığını, dava konusu markanın kapsamındaki 41.sınıf hizmetlerin ilgili tüketici kesiminin bilinç düzeyinin yüksek olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet "..." esas unsurlu tescilli markaları arasında, asli unsurlarını oluşturan "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, zira dava konusu markada yer alan "araştırmacı" anlamındaki "..." kelimesinin, "..." ibaresine vurgu yaptığı, “...” ibaresinin sahip olduğu anlam itibariyle 41.sınıfta yaygın kullanılan bir kelime olduğu değerlendirilebilir ise de, davaya konu markada “...” kelimesinin devamına eklenerek yazılan “...” ibaresinin bütünsel algıyı değiştirmediği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2025 tarih, 2025/2235 Esas, 2025/6811 Karar sayılı kararında da "..." ibareli başvurunun, davacının "..." ibareli markaları ile benzer bulunduğu, bunun yanında davacının mesnet markaları, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği 41.sınıfta tescilli olduğundan, emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'er-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.