T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/302 - 2026/294 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/302 KARAR NO : 2026/294 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 201…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/302 - 2026/294 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/302 KARAR NO : 2026/294 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/420E., 2020/581K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 11/02/2026 YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında sistem kullanım, bağlantı anlaşması bulunduğunu, davalı tarafından 28/08/2013 - 23/07/2014 tarihleri arasında 11 adet ceza bedeli faturası düzenlendiğini, Bağlantı anlaşması uyarınca davalının ihlal sebebi ile ceza faturası düzenleyebilmesi için ön şart olan uyarı yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, bu sebeple haksız olarak düzenlenen fatura bedellerinin itirazı kayıtla ödendiğini belirterek, şimdilik 233.456,82 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Yargı yolu, zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa dair savunmalarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "... Bağlantı anlaşmasının 3. maddesinde sistem kullanım anlaşmasındaki şartlara atıf yapılmakta ve ihlal halinde uyarı gerektiği hükmünü taşımaktadır. Bağlantı anlaşmasının olmaması halinde sistem kullanım anlaşmasının imzalanmasının mümkün olmadığı düşünüldüğünde her iki tarafın bağlantı anlaşmasında belirlenen hususlara riayet etmesi gerektiği tartışılamaz. Bu durumda bu anlaşmaları ayrı anlaşmalar olarak nitelendirilip atıf hükümlerinin de bertaraf edilerek sadece revize edilen anlaşma hükümlerini uygulamak ahde vefa ilkesine aykırıdır. Revize edilen sistem kullanım anlaşmasında bağlantı anlaşmasının 3. maddesindeki uyarı şartını ortadan kaldıracak özel bir hükümde bulunmadığına göre cezayı gerektiren kapasite aşımı (reaktif sınır) halinde kullanıcının uyarılması gerekir. Uyarılmadan ceza faturası kesilmesi ve ödenmesi halinde iadesi sağlanmalıdır. (Yargıtay 23. HD nin 2019/1466 E- 2019/3640 K) Uyarı koşulu bağlantı anlaşmasında düzenlenmiştir. Sonradan düzenlenen sistem kullanım anlaşmasında bağlantı anlaşmasının bu hükmü kaldırılmamış revize edilmemiştir.Bu nedenle 07.08. 2012 tarihinden sonrada davalı şirketin uyarı şartı devam etmekte olup uyarı şartına riayet etmeden düzenlenen ceza faturalarını davacı ödemek zorunda değildir. Yukarıda izah edildiği üzere bilirkişiler Bağlantı Anlaşmasını yok sayarak revize anlaşmaya göre yorum yaptıklarından bilirkişilerin değerlendirmeleri hatalı olmuştur. Mahkememizce bilirkişi raporundaki sözleşmenin yorumu ve hukuki nitelendirmeye itibar edilmemiş, Bağlantı anlaşması gereği TEAİŞ tarafından davacıya ihtar gönderilmeden ceza faturası düzenlenmesinin bağlantı anlaşmasına anlaşmaya aykırı olduğu, faturaları ihtirazi kayıtla ödeyen (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi ödemenin istirdadını isteyebilmek için ihtirazi kayıtla ödemenin de şart olmadığını ileri sürmüştür. Yüksek Mahkeme 2019/54 Esas ve 2019/2791 K sayılı kararında özetle '' faturalar yapılan işin içeriğiyle doğrudan bağlantılı değildir. Bu nedenle sözleşme hükümlerine uymayan bir ödeme yapılmış olması halinde, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmese dahi ödeyen zamanaşımı süresi içinde bu bedelin istirdatını talep edebilir.) davacının talebinin yerinde olduğu kabul edilerek davanın kabulüne ..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davanın idari yargı mercileri tarafından görülmesi gerektiğini,davalının davaya konu cezayı uygulamadan önce bildirimde bulunma zorunluluğu olmadığını,cezada hukuka aykırılık olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilen faiz türüne ve başlangıcına da itiraz ettiklerini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: 1-Dava, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması gereğince davalı tarafça davacıya uygulanan ceza nedeniyle istirdat taleplidir. 02.12.2020 tarih ve 31322 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7257 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun "İletim faaliyeti" başlıklı 8. maddesinin ...'ın görev ve yükümlülüklerini düzenleyen ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere eklenmesine ve sonraki bentlerin buna göre teselsül ettirilmesine karar verilen bent, "d) İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şartları ve diğer yaptırımları uygulamak." hükmünü, yine aynı Kanunun 39. maddesi ile 6446 sayılı Kanuna eklenen ek madde, "(1) 8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür." hükmünü içermektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer nitelikteki uyuşmazlıkla ilgili 31.05.2023 tarih ve 2022/(15)6-300 E., 2023/538 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; "...8. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı, davalı ile imzalanan "İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması" uyarınca kurulan otomasyon siteminde arıza gerçekleştiği ve arızanın giderilmediği gerekçesiyle davalı tarafından düzenlenen ceza faturalarından dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup, eldeki dava 08.06.2015 tarihinde açılmıştır. 9. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 15.10.2020 tarihli ve 2018/1154 Esas, 2020/1080 Karar sayılı kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 10. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karardan sonra 02.12.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7257 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile, 6446 sayılı Kanun'un "İletim faaliyeti" başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş ve "İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şartları ve diğer yaptırımları uygulamak" ...’ın görev ve yükümlülükleri arasına alınmıştır. 11. Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 39 uncu maddesi ile, 6446 sayılı Kanun'a eklenen "EK MADDE 3" ile, 6446 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda görüleceği düzenlenmiş, 7257 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi ile de bu Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. 12. Az yukarıda da açıklandığı üzere HMK’nın 114 üncü maddesinin 1-b bendine göre "Yargı yolunun caiz olması" dava şartları arasında yer almakta olup, HMK'nın 115/1 inci maddesinde ise mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, yargı yolunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. 13. Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 46 ncı maddesinde, bu Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş olmakla, bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlâllerine yönelik ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceğine ilişkin düzenlemenin devam eden davalarda uygulanmayacağı yönünde açık bir düzenlemeye de yer verilmemesi karşısında, kanun koyucunun iradesinin bu düzenlemenin eldeki davalarda da uygulanması gerektiği yönünde olduğunun kabulü gerekir. 14. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanun hükümleri gereğince davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle verilen direnme kararı yerinde değildir...." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Buna göre Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7257 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 8. maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere eklenen bent ve yine aynı Kanunun 39. maddesi ile 6446 sayılı Kanuna eklenen ek madde uyarınca, davalı tarafça Sistem Kullanım Anlaşmasında düzenlenen sistem kullanım ihlâlleri ile ilgili ceza faturasının istirdatı istemi ile ilgili davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, yukarıda özetlenen Hukuk Genel Kurulu kararında açıklandığı üzere HMK'nın 114/(1)-b maddesinde düzenlenen "yargı yolunun caiz olması" dava şartının ortadan kalktığı gözetilerek, İlk derece Mahkemesince ceza faturası bedelinin istirdatı ile ilgili talebin tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi, HMK'nın 114/(1)-b, 115/(2) maddeleri uyarınca yargı yolu dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi, sistem kullanım faturası bedelinin kısmen istirdatı ile ilgili talep yönünden şimdiki gibi görevli olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi için HMK'nın 353/(1)-a.4. maddesi uyarınca, esası incelemeden İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın davanın yeniden görülmesi için kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Kararın kaldırılması nedenine göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.4 gereğince kabulü ile: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/420E., 2020/581K. sayılı 27/10/2020 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Kararın kaldırılması nedenine göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/02/2026 Başkan Üye Üye Katip