7. Hukuk Dairesi 2025/904 E. , 2025/1564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 17.09.2024 SAYISI : 2024/184 E., 2024/577 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/502 E., 2023/450 K. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2024 tarihli kararı ve 17.09.2024 tarihli ek kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, tem
**7. Hukuk Dairesi 2025/904 E. , 2025/1564 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 17.09.2024 SAYISI : 2024/184 E., 2024/577 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/502 E., 2023/450 K. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2024 tarihli kararı ve 17.09.2024 tarihli ek kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaş olduğu 225 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 01.01.2017 tarihinden bu yana davalılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 31.07.2023 tarihli dilekçesi ile ecrimisil istemini 1.134.590,00 TL'ye çıkartmıştır. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazda müvekkili ...'nin paydaş olduğunu, ...'nin taşınmazda 69.336,06 m²'nin maliki olmasına karşın, davacıların toplamda 8.882,00 m²'nin maliki olduğunu, adı geçen davalı tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, davada hukuki yarar bulunmadığını, davacıların kullanımlarına engel olunmadığı gibi davacıların taşınmazı kullanma yönünde bir istemlerinin de bulunmadığını, müvekkillerine ihtar gönderilmeden dava açıldığını, müvekkili Özgür'ün taşınmazı kullanmadığını, bu davalı yönünden husumet itirazının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...davalı ... yönünden intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin ispat edilemediği, davalı ... yönünden ise taşınmazı kullandığının ispat edilemediği, davacı tarafın bilirkişi raporunda belirlenen ecrimisil bedeli yönünden değil de taşınmazın zemin bedeli üzerinden talep arttırım dilekçesi sunduğu ve arttırılan bedel yönünden hesaplanan harcı yatırdığı anlaşıldığından davacılar vekilinin talep arttırım dilekçesindeki 1.134.590,00 TL dava değeri olarak kabul edilerek bu değer üzerinden harç ve yargılama giderinin hesaplandığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararında; "....davanın el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olduğu, taşınmazda davalı ...'nin 32/45 paya sahip olduğu kalan payların ise davacılara ait olduğu, davalı ... tarafından açılmış ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu, ortaklığın giderilmesi davası açılmakla, davalı paydaşın taşınmazda haklarının olduğu ve bu hakların ihlal edilmemesi gerektiği hususunun kabul edildiği, Mahkemenin intifadan men şartının gerçekleşmediğine ilişkin kabulünün yerinde olmadığı, davalı ...'ün ise paydaş olmadığı, davacı tarafın davalıların taşınmazı kullandığını ispatlayamadığı, Mahkemece bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu,ancak paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında dava değerinin davacı paydaşın payının değeri ve bu paydaşın payı itibariyle isteyebileceği ecrimisil miktarı toplamı olmasına ve davacıların paylarına el atıldığı iddiasıyla eldeki davayı açmalarına rağmen tüm taşınmazın değeri üzerinden davalılar yararına vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. 2. Davalılar vekili 19.04.2024 tarihli dilekçe ile davadaki talebin ecrimisile ilişkin olduğunu, davalılardan 1.134.590,00 TL ecrimisil talebinde bulunulduğunu, bu dava değeri üzerinden davalılar yararına 154.804,90 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönde tavzih ve tashih edilerek ek karar verilmesini talep etmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli ek kararı ile davalılar vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2024 tarihli kararı ile 17.09.2024 tarihli ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davanın konusu ecrimisil istemine ilişkin olmasına rağmen el atmanın önlenmesi istemi de varmış gibi değerlendirme yapıldığını, 2. Davacı tarafın talebini 1.134.590,00 TL'ye artırdığını, bu değer üzerinden müvekkilleri lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, 3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Davalılar vekilinin 17.09.2024 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükümlerin tavzihi, hükmün müphem olması veya birbirine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi hâlinde, hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Hükmün Tavzihi” başlıklı 305. maddesinde; hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklanmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereğince taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceğinden, tavzih isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar usul ve yasaya uygun görülerek onanmasına karar verilmiştir. 2. Davalılar vekilinin 25.03.2014 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesi şöyledir; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." Somut uyuşmazlıkta; davacılar vekili dava dilekçesinde açıkça haksız işgale dayalı ecrimisil talebinde bulunduğunu belirtmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın konusunun ecrimisil olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 25 ve 26. maddelerine aykırı olarak davada el atmanın önlenmesi isteminin de bulunduğu kabul edilerek hüküm tesisi ile buna göre vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Konya Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.09.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA, 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.03.2024 tarihli kararın BOZULMASINA, Ek kararın temyizine yönelik olarak aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2014 tarihli kararına yönelik temyize ilişkin olarak peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.